Adalet Bakanı Gürlek, İstanbul Adliyesi'ndeki Adli Yıl Açılış Töreni'nde konuştu

TAKİP ET

İstanbul Haberleri - Adalet Bakanı Akın Gürlek, Vatandaşımızın sesini daha doğrudan duyan, gecikmelerin sebeplerini tespit eden ve çözüm üretme kapasitesini artıran bir adalet sistemi kurmayı hedefliyoruz. İnşallah 'Alo Adalet 135' hizmeti ekim ayında tüm Türkiye'deki adliyelerde faaliyete geçecek. dedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca adliyenin atrium alanında düzenlenen 2026-2027 Adli Yıl Açılış Töreni'nde konuşan Gürlek, her yeni adli yılın geçmiş dönemi değerlendirmek, milletin adalet hizmetlerinden beklentilerini hatırlamak ve vatandaşların adalet sistemine duyduğu güveni güçlendirecek adımlarla yeni döneme başlamak için önemli bir fırsat olduğunu belirtti.

Gürlek, Adalet hizmetlerini kişi, düşünce, makam ayırt etmeksizin, milletimizin tamamına karşı taşıdığımız müşterek bir sorumluluk olarak değerlendiriyorum. Kimse hukukun üzerinde değildir, hiçbir vatandaşımız da hukukun koruması dışında değildir. diye konuştu.

Adalet camiasının bütün şehitlerini, özellikle şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz'ı rahmet, minnet ve şükranla andığını belirten Gürlek, meslek hayatının önemli bir bölümünü İstanbul Adalet Sarayı'nda hakim ve cumhuriyet savcısı olarak geçirdiğini dile getirdi.

Gürlek, yargının ihtiyaçlarını yakından bildiklerini belirterek çalışma şartlarının iyileştirilmesi, personel ve teknik altyapının güçlendirilmesi ile fiziki imkanların geliştirilmesine yönelik çalışmaların süreceğini ifade etti.

Adalet hizmetlerinin hızlı, adil, eşitlik ilkesine bağlı, güvenilir ve makul sürede sunulmasının vatandaşların temel beklentisi olduğunu vurgulayan Gürlek, bunun teşkilatın tüm unsurlarının ortak gayretiyle mümkün olacağını söyledi.

Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda bu dönemi 'Adaletin Yüzyılı' kılmak istiyoruz

Adalet Bakanı Gürlek, milletin adalete olan güvenini daha da güçlendirmek için ise yalnızca mevcut sistemi işletmekle yetinemeyeceklerini belirterek, Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda bu dönemi aynı zamanda 'Adaletin Yüzyılı' kılmak istiyoruz. 'Adaletin Yüzyılı' bizim için yalnızca bir slogan değildir. Vatandaşımızın hakkına daha hızlı ulaştığı, yargılamaların makul sürede sonuçlandığı, hukuki güvenliğin ve öngörülebilirliğin arttığı, savunmanın güçlendiği, adalete erişimin kolaylaştığı ve teknolojinin adalet hizmetinin hızına ve kalitesine katkı sunduğu bir Türkiye hedefidir. diye konuştu.

Reform anlayışını kanun değişiklikleriyle sınırlı tutmadıklarını belirten Gürlek, Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları aracılığıyla uzun süren dava ve soruşturmaların nedenlerini erken tespit etmeyi, hedef süreleri daha sağlıklı takip etmeyi ve yargı hizmetlerinin daha hızlı, düzenli ve etkin işlemesini sağlayacak idari ve teknik kapasiteyi güçlendirmeyi amaçladıklarını kaydetti.

Bakan Gürlek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

Bu anlayışın son adımlarından biri de 'Alo Adalet 135' hizmetidir. 1 Eylül itibarıyla Ankara Batı, İzmir ve Kayseri adliyelerinde pilot bölge olarak başlayan uygulamayla, özellikle uzun süren dava ve soruşturmalara ilişkin vatandaşlarımızın başvurularını hızlı ve güvenli biçimde ilgili mercilere ulaştırabilecekleri yeni bir iletişim kanalı oluşturduk. Vatandaşımızın sesini daha doğrudan duyan, gecikmelerin sebeplerini tespit eden ve çözüm üretme kapasitesini artıran bir adalet sistemi kurmayı hedefliyoruz. İnşallah 'Alo Adalet 135' hizmeti ekim ayında tüm Türkiye'deki adliyelerde faaliyete geçecek.

Çok sayıda faili meçhul olayın aydınlatılmasında önemli mesafe alınmıştır

Adaletin zamanında tecellisi kadar maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasının da önemli olduğunu vurgulayan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı aracılığıyla geçmişte aydınlatılamayan ve kamu vicdanında yanıt bekleyen dosyaların günümüzün teknolojik ve kriminal imkanlarıyla yeniden değerlendirildiğini ifade etti.

Gürlek, Bugüne kadar çok sayıda faili meçhul olayın aydınlatılmasında önemli mesafe alınmıştır. Aradan geçen zaman, maddi gerçeğin değerini azaltmaz. Kamu vicdanında kapanmamış her dosyanın hukukun imkanları ve somut deliller çerçevesinde titizlikle ele alınması gerektiğine inanıyoruz. dedi.

Bakan Gürlek, yeşil vatanın korunmasının hukuk devletinin sorumluluk alanında olduğunu belirterek, bu alandaki soruşturmaların titizlikle yürütülmesinin ve maddi gerçeğin süratle ortaya çıkarılmasının önem taşıdığını söyledi.

Uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar, organize suç örgütleri, suç gelirlerinin aklanması ve dijital suçlarla mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade eden Gürlek, bu mücadelede yargı mensuplarının hukuka ve somut delile dayalı çalışmalarını takdir ettiklerini kaydetti.

Her türlü yolsuzluk iddiasının hukuk içerisinde ele alınması gerektiğine inanıyoruz

Gürlek, konuşmasına şöyle devam etti:

Biz hiçbir dini yapılanmaya, milli oluşuma veya toplumsal fayda amacı taşıyan insani ve sosyal projeye karşı değiliz. Bizim karşı olduğumuz, toplumumuzun değerlerini istismar eden, insanların iyi niyetini ve güvenini kötüye kullanan, hukuki boşluklardan yararlanarak haksız menfaat sağlayan, milletimizin vicdanını zedeleyen ve kamu düzenine zarar veren gerçek veya tüzel kişilerdir. Bu yapılara karşı yürütülen mücadelede, ucu nereye giderse gitsin, hukukun ve somut delillerin gösterdiği istikamette maddi gerçeğin ortaya çıkarılacağına inanıyoruz. Aynı kararlılığı kamu vicdanını yaralayan yolsuzluklarla mücadelede de gösteriyoruz. Kamu gücünü, kamu kaynağını veya kendisine tevdi edilen yetkiyi kişisel ya da örgütsel menfaat için kullanan, toplumun devlete ve adalet sistemine duyduğu güveni zedeleyen her türlü yolsuzluk iddiasının hukuk içerisinde, titizlikle ve somut deliller kapsamında ele alınması gerektiğine inanıyoruz.

Gürlek, suçluların cezalandırılması kadar masumların korunmasının da adaletin temel görevi olduğunu belirterek, en ağır suçlarla mücadelede dahi hukuk sınırları içinde kalınmasının önemini vurguladı.

Terörsüz Türkiye hedefinin toplumsal huzur ile milli birlik ve beraberliğin güçlendirilmesi açısından önem taşıdığını ifade eden Gürlek, süreçte hukuk devletinin temel esaslarından taviz verilmeyeceğini ve provokasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtti.

30 Ağustos Zaferi'nin 104'üncü yıl dönümünün, köklü devletlerin güçlü kurumlar ve fedakar kadrolarla geleceğe yürüdüğünü bir kez daha gösterdiğini belirten Gürlek, adalet teşkilatını daha güçlü şekilde geleceğe taşımanın sorumlulukları olduğunu ifade etti.

Bakan Gürlek, yargıya güvenin temel önceliklerden biri olduğunu, milletin emaneti olan yetkinin kullanımında meslek ilkeleri, tarafsızlık, dürüstlük ve hukuka bağlılıktan hiçbir koşulda taviz verilmemesi gerektiğini vurguladı.

Savunmanın adil yargılanmanın temel unsurlarından biri olduğunu söyleyen Gürlek, avukatların çalışma şartlarının iyileştirilmesine yönelik istişarelerin sürdürüleceğini ve mesleğin güven ve itibarını zedeleyen suistimallere karşı gerekli hassasiyetin gösterileceğini dile getirdi.

Adaletin Yüzyılı hedefinin hukukun üstünlüğünün güçlendiği, temel hak ve özgürlüklerin güvence altında olduğu, vatandaşların haklarına zamanında ulaştığı, terör ile suç ve vesayet yapılanmalarının gündemden çıktığı ve yargıya güvenin pekiştiği bir Türkiye ideali olduğunu belirten Gürlek, bu hedefe yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı, hukukun üstünlüğü ve insan onurunun korunmasıyla ulaşılacağını vurguladı.

Yeni nesil suç örgütlerine karşı mücadelemizi daha da kararlı hale getireceğiz

Programda konuşan İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez ise görevi başında hayatını kaybeden hakim ve cumhuriyet savcıları ile adalet teşkilatının tüm mensuplarını rahmet ve minnetle andığını dile getirdi.

Adaletin, vatandaşın devlete duyduğu güvenin temel teminatı olduğunu söyleyen Dönmez, İstanbul'un ulusal ve uluslararası önemi ile ticaret mahkemelerinin İstanbul Adliyesi bünyesinde birleşmesi nedeniyle adli hizmetlerde özel ve merkezi bir konuma sahip olduğunu ifade etti.

Başsavcı Dönmez, şunları kaydetti:

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı olarak yeni adli yılda, terör ve organize suçlardan uyuşturucu ve yasa dışı bahis suçlarına, bilişim suçlarından suç gelirlerinin aklanmasına kadar suçun her türüyle etkin, kararlı ve hukuk içerisinde mücadelemizi sürdüreceğiz. Özellikle yeni nesil suç örgütlerine karşı mücadelemizi daha da kararlı hale getireceğiz. Bu yapıların yalnızca sokaktaki faaliyetlerine değil, ekonomik yapılanmalarına, finansal kaynaklarına, suçtan elde ettikleri gelirlere ve bu gelirleri aklama yöntemlerine de odaklanacağız. Suç örgütlerinin ekonomik damarlarını hedef alan soruşturmalarla, mal varlıklarına ve finansal ağlarına yönelik tedbirlerle bu yapılara ağır darbeler vuracak, onları hukuk içinde etkisizleştirerek ve sindirerek mücadelemizi sürdüreceğiz.

Yeni dönemde uzmanlaşma, teknolojik kapasite, suç gelirlerinin takibi, kurumlar arası koordinasyon ve uluslararası adli işbirliğine daha fazla önem vereceklerini belirten Dönmez, suç örgütlerinin ekonomik güç kazanmasına izin vermeden mücadelenin hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde sürdürüleceğini vurguladı.

Törene, Adalet Bakan Yardımcıları Can Tuncay ve Burak Ceyhan, İstanbul Valisi Davut Gül, HSK Başkanvekili ve 2. Daire Başkanı Fuzuli Aydoğdu, HSK 1. Daire Başkanı Turan Kuloğlu, İstanbul İl Jandarma Komutanı Tümgeneral İdris Tataroğlu, şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz'ın babası Hakkı Kiraz ile diğer adliyelerin başsavcıları ve çok sayıda hakim ve savcı katıldı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek gemi Silivri