AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yerebakan, basın mensuplarının sorularını yanıtladı:

TAKİP ET

Ankara - Çevre sağlığını iyi yönetmediğimiz sürece insan sağlığında sadece üreme problemlerini, erkek tipi kısırlığını vesaireyi konuşmayız. Çevrenin insana, kronik hastalıklar, şeker hastalığı, diş eti-ağız hastalıkları, kalp hastalıkları, kanser ve üreme açısından da bir risk oluşturduğunu ifade etmek istiyorum - Türkiye, Cumhurbaşkanımızla birlikte özgüvenini, altyapısını, bilimini inşa etmiş, yarına koşan, güçlü insan kaynağı geliştiren, uluslararası topluma entegre insan yetiştiren bir ülke konumuna geldi

Ankara Haberleri - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Sağlık Politikaları Başkanı Halit Yerebakan, Çevre sağlığını iyi yönetmediğimiz sürece insan sağlığında sadece üreme problemlerini, erkek tipi kısırlığını vesaireyi konuşmayız. Çevrenin insana, kronik hastalıklar, şeker hastalığı, diş eti-ağız hastalıkları, kalp hastalıkları, kanser ve üreme açısından da bir risk oluşturduğunu ifade etmek istiyorum. dedi.

Yerebakan, Türkiye Basın Federasyonu'nun Anadolu Sohbetleri programına konuk olarak, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

AK Parti'de Sağlık Politikaları Başkanlığına neden ihtiyaç duyulduğuna ilişkin soru üzerine Yerebakan, partinin kültürü olan toplumla istişare mekanizmasının güçlü olması, eksiklerin görülmesi ve toplumun taleplerinin karşılanması amacıyla başkanlığın kurulduğunu söyledi.

Sağlığa erişimde Türkiye'nin dünya ülkelerine göre çok iyi yerde olduğunu belirten Yerebakan, sağlık alanında doğru zamanda, doğru yatırımların yapıldığını ifade etti.

Halit Yerebakan, AK Parti Sağlık Politikaları Başkanlığı görevine geldiği ilk günden itibaren sağlıkta atılması gereken en kritik adımın, dünya örneklerini de göz önünde bulundurarak, sağlık hukuku ve sağlık etik yasalarının güçlendirilmesi ve denetim modellerinin güncel uygulamalara uyum sağlaması olduğunu söylediğini anımsattı.

Bugün ülkede 235 bin hekimin olduğunu ve tıp fakültelerinden mezun olmayı bekleyen 125 bin kişinin bulunduğunu aktaran Yerebakan, önümüzdeki 6 sene içerisinde Türkiye'deki doktor sayısının 350 bin seviyesine ulaşacağını aktardı.

- Bu sistemi başka türlü rahatlatmak mümkün değil

Türkiye'deki hastanelerde yılda OECD ortalamasının 3 katı kadar hastanın tedavi hizmeti aldığını vurgulayan Yerebakan, Sağlık Bakanlığımız bunun için aile hekimliğini güçlendiren, yükün önündeki hızı dengeleyen basamak tasarlamasını devreye aldı ve güçlendirmek için de çalışıyor. Bu sistemi başka türlü rahatlatmanın mümkün olmadığı tüm politika arama toplantılarımızda ifade ediliyor. diye konuştu.

Türkiye'de koruyucu ya da önleyici sağlık konusuna yeterince önem verilip verilmediğine ilişkin soru üzerine Yerebakan, bu konuda herkesin kişisel bahaneler üretebildiğini dile getirdi.

Yerebakan, kişilerin değişmekten, hayatının normlarını dönüştürmekten korktuğunu belirterek, bu durumun insanları geride bıraktığına işaret etti.

- Vatandaşları Sağlıklı Hayat Merkezlerine davet etti

Sağlıklı yaşam konusunun insanlara geçmesinin zor olduğunu ve bu konuda kişinin bir motivasyona sahip olması gerektiğini ifade eden Yerebakan, şunları kaydetti:

Bu konuda koçluğa ihtiyaç varsa Sağlık Bakanlığımız her ilçede Sağlıklı Hayat Merkezleri kurdu. Değil mi? Ben bütün vatandaşlarımızı buralardan hizmet almaya davet ediyorum. Orada diyetisyen, psikolog var, şekerinizi, kilonuzu, boyunuzu kontrol eden, bununla ilgili size yönlendirmeler yapan, koruyan insanlarımız var. Aynı zamanda erken tanı önemli. Erken tanı merkezlerimiz de burası. Dolayısıyla kamu, belki dile getirememiş olabiliyor ama isteyen vatandaşımıza bütün bu imkanları en iyi şekilde sunabildiğimiz Sağlıklı Hayat Merkezleri var.

- Çevre bilincimizi arttırmamız lazım

Çevresel toksinlerin yanı sıra mikroplastiklerin de üreme sağlığını etkilediğine dikkati çeken Yerebakan, sözlerini şöyle sürdürdü:

Hayatın her yerinde plastik ve petrokimyasal var. Dolayısıyla plastiğin, ftalatların, BPA gibi çeşitli maddelerin hormonal bozukluklara yol açtığı ve üreme sağlığını olumsuz etkilediği yönünde elimizde kanıtlar var. Çok şükür ki dünyada bu konuda farkındalık oluşturan çok değerli bir insan ülkemizde, kıymetli Hanımefendi, Sayın Cumhurbaşkanımızın eşleri. 'Sıfır Atık' konsepti gündemiyle bütün dünyada bir algı oluştu. Çevre sağlığını iyi yönetmediğimiz sürece insan sağlığında sadece üreme problemlerini, erkek tipi kısırlığını vesaireyi konuşmayız. Çevrenin insana, kronik hastalıklar, şeker hastalığı, diş eti-ağız hastalıkları, kalp hastalıkları, kanser ve üreme açısından da bir risk oluşturduğunu ifade etmek istiyorum. O yüzden çevre bilincimizi de artırmamız lazım.

- Türkiye, artık dünyada kenara itilmiş bir ülke değil

Halit Yerebakan, Türkiye'deki doktorların yurtdışında çalışmayı tercih ettiklerine yönelik eleştirilere ilişkin, Cumhurbaşkanımız yurt dışında çalışan hekim arkadaşlarımızın, başarılı arkadaşlarımızın ülkemize dönüp hizmet etmesini istemeseydi tersine beyin göçü kanunu çıkartır mıydı? Çıkartmazdı. Yani bu şeyin üzerinde sürekli bir argüman geliştirmeye çalışılıyor, işte 'doktorlarımıza sahip çıkılmıyor' filan diye ama öyle değil. Bizim arkadaşlarımız Türkiye'ye gelebilsin diye o dönemde uygulamalar yapıldı. Bugün yeniden yapılmıyor çünkü mezun sayımız fazla. O zaman gelene alan açmakta zorluk çekeceksiniz. Türkiye, artık dünyada kenara itilmiş bir ülke değil. Türkiye, Cumhurbaşkanımızla birlikte özgüvenini, altyapısını, bilimini inşa etmiş, yarına koşan, güçlü insan kaynağı geliştiren, uluslararası topluma entegre insan yetiştiren bir ülke konumuna geldi. değerlendirmesinde bulundu.

Doktorların çeşitli nedenlerle yurtdışında çalışmak isteyebileceğini aktaran Yerebakan, Zamanında ben gittim diye suçlu muyum mesela? Ama bugün gururla şunu ifade etmek istiyorum. Zamanında meslektaşlarımı, beraber mezun olduğum arkadaşlarımı almayan o Batılı toplumlar, bugün boyunlarına stetoskop takıyor, 'Gel' diye yalvarıyor. Bizim için bu gururdur. ifadesini kullandı.

Türkiye'deki doktor sayısına ilişkin konuşan Yerebakan, şunları paylaştı:

Türkiye ihtiyacı olan doktor sayısına erişti mi? Henüz değil. Türkiye, Avrupa Birliği standartlarında veya oradaki norm kadroya benzer seviyede norm kadroya 2026 diyorlardı, hadi 2028 olsun. Ama 2029 olmayacağını öngörüyoruz. Dolayısıyla önümüzdeki 1-2 yıl içerisinde bu norm kadro seviyesine ulaşacağımızı düşünüyoruz. Çok yüksek düzeyde asistanımız var, yani uzman gelişiyor demektir. Çok yüksek düzeyde tıp fakültesi öğrencimiz var.

Anadolu Sohbetleri Halit Yerebakan Türkiye Basın Federasyonu