Çocuklarda ikinci doz suçiçeği aşısı koruyuculuğu artırıyor
Ekonomi - Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Sert: - İki dozluk aşılama çocuk açısından daha güçlü bireysel koruma sağlarken, toplumdaki virüs dolaşımının azaltılmasına da katkıda bulunur
Ekonomi Haberleri - Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Sert, tek doz suçiçeği aşısının ağır hastalık riskini azaltmasına rağmen her çocukta tam koruma sağlamayabileceğini belirterek, ailelere ikinci doz aşı takvimini takip etmesi çağrısında bulundu.
Hastaneden yapılan açıklamaya göre, Sağlık Bakanlığının Ulusal Çocukluk Dönemi Aşılama Takvimi'nde yaptığı güncelleme ile 1 Eylül itibarıyla 48. ayını dolduran çocuklara suçiçeği aşısının ikinci dozu uygulanmaya başlandı. Yeni düzenlemeyle 48. ayda ikinci doz uygulamasının yanı sıra daha önce ikinci dozu almamış 49-72 ay arasındaki çocuklar için de yakalama aşılaması yapılacak.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Sert, suçiçeğinin varicella-zoster virüsünün neden olduğu bulaşıcılığı yüksek bir hastalık olduğunu ve hastalığın en tipik bulgusunun kaşıntılı ve içi sıvı dolu döküntüler olduğunu belirtti.
Döküntülere ateş, halsizlik, iştahsızlık ve genel kırgınlığın eşlik edebildiğine değinen Sert, Hastalığın bulaştırıcılığı yalnızca döküntülerin görüldüğü dönemle sınırlı değil. Çocuk, döküntüler ortaya çıkmadan yaklaşık 1-2 gün önce virüsü çevresine bulaştırmaya başlayabilir. Bulaştırıcılık, deri lezyonlarının tamamı kabuklanana kadar devam edebilir. Bu nedenle özellikle kreş, anaokulu ve okul çağındaki çocuklarda hastalık kısa sürede başka çocuklara ulaşabilir. değerlendirmesini yaptı.
Sert, suçiçeğinin sağlıklı çocukların büyük bölümünde kendiliğinden iyileşebilmesine rağmen hastalığın tamamen risksiz kabul edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, özellikle bazı gruplarda komplikasyonların daha ciddi sonuçlara yol açabileceğini aktardı.
Döküntülerin kaşınmasına bağlı gelişen ikincil bakteriyel deri enfeksiyonlarının da çocuklarda karşılaşabilen komplikasyonlar arasında yer aldığını ifade eden Sert, Daha nadir olarak, zatürre ve sinir sistemini etkileyen ciddi tablolar da görülebiliyor. Özellikle bağışıklık sistemi baskılanmış çocuklarda hastalık, çok daha ağır seyredebilir. Bu nedenle 'çocukluk çağında herkes geçirir, önemli bir hastalık değil' yaklaşımı, doğru değil. ifadelerini kullandı.
İlk doz hastalığın ağır seyretme riskini azaltıyor
Suçiçeği aşısının ilk dozunun özellikle hastalığın ağır seyretme riskini önemli ölçüde azalttığını aktaran Sert, şunları kaydetti:
Buna karşın tek doz aşılanan bazı çocuklarda virüsle karşılaşılması durumunda hastalık gelişebiliyor. İlk doz aşı çok önemli bir koruma sağlıyor ancak her çocukta aynı düzeyde bağışıklık yanıtı oluşmayabilir. Tek doz aşılanmış bazı çocuklarda ilerleyen yıllarda, özellikle okul ve kreş gibi yakın temasın yoğun olduğu ortamlarda suçiçeği görülebilir. İkinci doz, ilk dozla oluşan bağışıklık yanıtını güçlendirerek, bu vakaların görülme ihtimalini daha da azaltmayı amaçlıyor. Bu nedenle ikinci doz, ilk dozun gereksiz olduğu anlamına değil, aksine onun sağladığı korumanın tamamlanması ve güçlendirilmesi anlamına geliyor.
Sert, aşılanan bir çocukta suçiçeği görülmesinin aşının etkisiz olduğu anlamına gelmediğinin altını çizerek, tek doz sonrası gelişen vakaların çoğunlukla aşısız çocuklara göre daha hafif seyrettiğini bildirdi.
İkinci dozda amacın yalnızca ağır hastalığı önlemek değil, suçiçeğinin çocuklar arasında dolaşımını ve aşıya rağmen gelişen vakaları da mümkün olduğunca azaltmak olduğunu aktaran Sert, şu değerlendirmelerde bulundu:
İki dozluk aşılama çocuk açısından daha güçlü bireysel koruma sağlarken, toplumdaki virüs dolaşımının azaltılmasına da katkıda bulunur. Özellikle okulların açıldığı ve çocukların yeniden kalabalık ortamlarda bir araya geldiği bu dönemde aşıların eksiksiz olması, daha da önem kazanıyor. Ailelerin çocuklarının aşı kartlarını ve e-Nabız kayıtlarını kontrol etmesi gerekiyor. Özellikle 4-6 yaş arasında çocuğu bulunan aileler, ikinci dozun yapılıp yapılmadığını kontrol etmeli. Eksik doz söz konusuysa, aile hekimliği biriminden bilgi alınmalı. Aşıların önerilen zamanda ve eksiksiz uygulanması, yalnızca çocuğun kendisini değil, çevresindeki diğer çocukları ve hastalığı ağır geçirme riski bulunan kişileri de korumaya yardımcı olur.