Güney Afrika Cumhurbaşkanı, yabancılara kötü muameleden derin endişe ve utanç duyduklarını belirtti
Cape Town Haberleri - Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, ülkede son aylarda yabancı ülke vatandaşlarının ayrımcılık ve kötü muameleye maruz bırakılmasından derin endişe ve utanç duyduklarını söyledi.
Ramaphosa, Durban kentindeki KwaZulu-Natal Üniversitesinde düzenlenen Güney Afrika Kalkınma Topluluğu (SADC) 2050 Vizyonu konulu konferansta yaptığı konuşmada, bölgede bütünleşmenin ancak herkesin eşit haklarına saygı gösterilmesiyle mümkün olabileceğini belirtti.
Başka yerlerden geldiği düşünülen insanların sindirilmesine ve taciz edilmesine boyun eğemeyiz. diyen Ramaphosa, son dönemde yaşanan olayların SADC'nin kuruluşundaki bölgesel dayanışma anlayışıyla bağdaşmadığını vurguladı.
Ramaphosa, Toplumlarımız içindeki az sayıdaki kişinin suç teşkil eden eylemleri, bu Topluluğun üzerine kurulduğu dayanışmanın reddidir. Zirvelerde bölgesel bütünleşmeyi savunup, sokaklarımızda dışlayıcılık uygulayamayız. ifadelerini kullandı.
Yabancılara yönelik ayrımcılığın yalnızca Güney Afrika'nın değil, bölgenin ortak sorunu olduğuna işaret eden Ramaphosa, Güney Afrika halklarının binlerce yıllık göç hareketlerinin ürünü olduğunu ve göçün bölgenin çeşitliliğine, canlılığına ve zenginliğine önemli katkı sağladığını kaydetti.
Ramaphosa, Güney Afrikalılar olarak, diğer ülkelerin vatandaşlarının son aylarda ayrımcılığa ve kötü muameleye maruz bırakılmasından derin endişe ve utanç duyuyoruz. dedi.
Güney Afrika'da yabancı karşıtlığı
Yaklaşık 3 milyon göçmenin yaşadığı 63,5 milyon nüfuslu Güney Afrika'da, March and March ve Operation Dudula gibi yabancı karşıtı gruplar, düzensiz göçmenlerin ülkeden çıkarılması talebiyle gösteriler düzenliyor.
Güney Afrika hükümeti, göçmenlik denetimlerinin yoğunlaştırılması kapsamında 3 Ağustos itibarıyla 77 bin 184 düzensiz göçmenin ülkelerine gönderildiğini açıklamıştı.
Güney Afrika polisinin son dönemdeki yabancı karşıtı şiddet dalgasıyla doğrudan ilişkilendirdiği saldırılarda, 2 Mozambik vatandaşı hayatını kaybetmişti.
Şiddet olayları ve tehditlerin ardından çoğunluğunu Malavililerin oluşturduğu, aralarında Zimbabve, Mozambik ve Nijerya vatandaşlarının da bulunduğu 150 binden fazla göçmen ülkelerine dönmüştü.