İran'a karşı ekonomik dışlama operasyonu gözleri ABD ile Çin arasındaki ticari ilişkilere çevirdi
Ekonomi - Asya piyasaları analisti Sadi Kaymaz: - ABD ve Çin arasında tansiyonun çok yükselmesi halinde Çin'in çıkardığı yeni dış ticaret yasasının yaptırım hükümleri devreye girebilir. Bu hükümler ABD'li şirketlere misliyle yaptırım olanağı tanıyor - Bu çerçevede Çin yönetiminin önce fiili yaptırım durumundan kaçınmak isteyeceğini fakat yaptırımların doğması halinde buna aktif karşılık verebileceği kanaatindeyim
Ekonomi Haberleri - BURHAN SANSARLIOĞLU - ABD'nin İran'a uygulamaya karar verdiği ekonomik dışlama operasyonu, gözleri İran petrolünü en çok satın alan ülke konumunda bulunan Çin ile ABD arasındaki ticari ilişkilere çevirdi.
Orta Doğu'da süren jeopolitik gerilimler özellikle enerji ithal eden ülkeleri zorlamaya devam ediyor. ABD'nin İran'a yönelik ekonomik yaptırım açıklamaları, jeopolitik risklerin ekonomik boyutuna ilişkin problemlerin daha da derinleşebileceği yönündeki endişeleri artırdı.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran'ı ayakta tutan tüm ekonomik can damarlarını kesmek amacıyla ekonomik dışlama operasyonu başlattıklarını belirterek, İran ile iş yapmaya devam eden ülkelerin de ikincil yaptırım riskiyle karşı karşıya olduğunu bildirdi.
Bessent, Her ülkeye, tespit ettiğimiz faaliyetleri sona erdirmesi için belirlenmiş bir süre verildi. İran adına kara para aklamayı kolaylaştıran herhangi bir kuruluş, ABD doları sisteminden çıkarılacak. dedi. Bessent, Çin bankalarına yönelik olası yaptırımlara dair sorulara ise hiçbir kurum veya ülkenin ABD yaptırımlarının kapsama alanı dışında kalmadığı cevabını verdi.
Bessent'in İran'a karşı ekonomik dışlama operasyonunun başlatıldığını duyurmasıyla İran petrolünü en çok satın alan ülke olan Çin ile ABD arasındaki ticari ilişkiler yeniden gündeme geldi.
Bu yaptırımlar, Çin ile ticari gerilimlerin artabileceği ve Çin'in misilleme yapabileceği yönündeki riskleri öne çıkardı.
ABD'nin Çin bankalarına yaptırım uygulayıp uygulamayacağına yönelik belirsizlikler görülürken ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında gelecek ay gerçekleşmesi beklenen görüşme öncesinde ABD'nin Çin'e karşı nasıl bir aksiyon alacağı merak edilen konular arasında yer alıyor.
Pekin yönetimi Çinli şirketlere yaptırımlara uymama talimatı verebilir
Asya piyasaları analisti Sadi Kaymaz, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, ABD'nin İran'a yönelik ikincil yaptırımlarının ana muhatabı en azından petrol bakımından Çin. Zira İran petrol ihracatında Çin'in payı zaman zaman yüzde 90'ı buluyor. dedi.
Bu çerçevede Çin'in ilk resmi tepkisinin Çin Halk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian'dan geldiğini belirten Kaymaz, sözcünün Çin'in kendisini korumak için gerekli önlemleri alacağını söyleyerek görece ölçülü bir tepki verdiğini ifade etti.
Bu noktada Çin'in yakın zaman önce yürürlüğe koyduğu yeni kanuni düzenlemelere dikkati çeken Kaymaz, Pekin yönetiminin Çinli şirketlere yabancı yaptırım kararlarına uymayın emri verebildiğini ve bu emrin yasal bağlayıcılık taşıdığını aktardı.
Kaymaz, Çinli yetkililerin İran'la ticari ilişkisi bulunan bazı rafinerilere ABD tarafından yaptırım kararı alındıktan sonra bu yaptırımlara uymama emri verdiğini, ileriki haftalarda da benzeri talimatların tekrarlanabileceğini dile getirdi.
Çin yönetiminin özellikle bankalardan da dikkatli olmalarını istediğini söyleyen Kaymaz, şu değerlendirmelerde bulundu:
ABD ve Çin arasında tansiyonun çok yükselmesi halinde Çin'in çıkardığı yeni dış ticaret yasasının yaptırım hükümleri devreye girebilir. Bu hükümler ABD'li şirketlere misliyle yaptırım olanağı tanıyor. Bu çerçevede Çin yönetiminin önce fiili yaptırım durumundan kaçınmak isteyeceğini fakat yaptırımların doğması halinde buna aktif karşılık verebileceği kanaatindeyim. Aktif karşılık ihtimali özellikle kamu iktisadi teşebbüsleri ve büyük bankaların hedef olması durumunda çok daha yüksek olacaktır. Buna karşılık İran'la ilişkilerden dolayı küçük bir bankanın ya da özel rafinerinin hedef alınması karşılık ihtimalini düşürür.