İsrail'in Batı Şeria'da Filistin yönetimine ait bölgedeki toprak gasbı kararı endişeye yol açıyor
Ramallah - Cenin Belediyesi Genel Müdürü Memduh Asaf: - Tehlikeli bir emsal ile karşı karşıyayız. İmzalanan anlaşmalara göre bu bölge Filistin egemenliği altındadır ve orada bir askeri üs kurmak, bölge sakinleri ve günlük yaşamları üzerindeki etkileri bilinmeyen yeni bir gerçekliği dayatmak anlamına gelir - Filistinli Muhammed Rahhal: - Bölge anlaşmalara göre Filistin egemenliği altında olmasına rağmen, işgalci İsrail'in güvenlik bahanesiyle istediklerini dayatma kararı bizi şaşkınlığa uğrattı
Ramallah Haberleri - KAYS EBU SEMRA - İsrail'in, uluslararası anlaşmalara rağmen işgal altındaki Batı Şeria'nın kuzeyindeki Cenin kentinin el-Cabiriyat bölgesinde Filistin topraklarını gasbetme kararı, bölgede İsrail'in kontrolünü genişletecek bir askeri üs kurma endişelerini artırıyor.
Cenin Belediyesi Genel Müdürü Memduh Asaf, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail'in el koyma kararı çıkardığı arazilerin Filistinlilerin özel mülkü olduğunu ve Batı Şeria'nın yönetimi idari ve güvenlik olarak Filistin'in kontrolündeki A bölgesinde yer aldığını söyledi.
Asaf, Tehlikeli bir emsal ile karşı karşıyayız. İmzalanan anlaşmalara göre bu bölge Filistin egemenliği altındadır ve orada bir askeri üs kurmak, bölge sakinleri ve günlük yaşamları üzerindeki etkileri bilinmeyen yeni bir gerçekliği dayatmak anlamına gelir. dedi.
İsrail'in gasb kararı çıkardığı bölgenin Cenin kenti ve Cenin Mülteci Kampı'nın büyük bir bölümünü gördüğünü belirten Asaf, bu nedenle bölgenin stratejik bir gözlem ve izleme noktası olduğuna işaret etti.
Asaf, Filistin kurumları ve hem yerel hem de uluslararası insan hakları ve hukuk kuruluşlarıyla koordinasyon halinde konuyu takip ettiklerini ve el koyma kararının iptal edilmesi için gerekli prosedürleri başlattıklarına dikkati çekti.
Endişenin yalnızca arazilere el konulmasından ibaret olmadığının altını çizen Asaf, aynı zamanda söz konusu bölgenin yerleşim alanlarının ortasında yer alması, evler ve sivil tesislere yakın bulunması nedeniyle gelecekte İsrail'in alması muhtemel askeri önlemleri açısından da ciddi endişeye yol açtığını anlattı.
- İsrail'in 2025'te başlattığı saldırılar en geniş ve en yıkıcı olanları
Cenin Belediyesi Genel Müdürü Asaf, Cenin kenti ve kampının yıllardır saldırılara maruz kaldığını ancak İsrail ordusunun 2025'in başında başlattığı saldırıların en geniş ve en yıkıcı saldırılar olduğunu söyledi.
Asaf, İsrail'in Ocak 2025'ten bu yana sürdürdüğü saldırıların Cenin kampı sakinlerinin yerinden edilmesine yol açtığını, el-Cabiriyat, el-Hedef, ez-Zehra mahalleleri, Burkin Vadisi ve devlet hastanesi çevresi olmak üzere Cenin kampı çevresinde geniş çaplı yerinden edilmelerin yaşandığını belirtti.
İsrail saldırılarının bölgeye verdiği zarara ilişkin Asaf, Cenin'deki altyapı, yollar, su, kanalizasyon ve elektrik şebekelerinin kapsamlı hasar gördüğünü, evler ve özel mülklerde de ciddi hasar meydana geldiğini ifade etti.
Asaf, Cenin Mülteci Kampı'ndaki duruma ilişkin, Son aylarda kapsamlı yıkıma maruz kalmış bir şehirden ve sakinlerinin tamamen tahliye edildiği, mahallelerin tamamının kapalı askeri bölgelere dönüştürüldüğü bir kamptan bahsediyoruz. dedi.
- Bölge halkı İsrail'in Filistin idaresindeki bölgede toprak gasbından endişeli
Bölge sakinlerinden Muhammed Rahhal, İsrail ordusu ve güvenlik birimlerinin son 2 ayda el-Cabiriyat bölgesine sıklıkla baskın düzenlediğini, gasbetme kararından önce de arazide ölçüm ve saha araştırmaları yaptıklarını söyledi.
Rahhal, bölgenin Batı Şeria'nın A bölgesinde olması sebebiyle İsrail'in burada doğrudan bir eylemde bulunamayacağını düşündüğünü ancak son kararın bu beklentileri boşa çıkardığını belirtti.
Bölgeye bir askeri üs kurulmasının, bölge halkı ve mülkleri üzerinde ek kısıtlamalara yol açacağından endişe duyduklarını ifade eden Rahhal, Bölge anlaşmalara göre Filistin egemenliği altında olmasına rağmen, işgalci İsrail'in güvenlik bahanesiyle istediklerini dayatma kararı bizi şaşkınlığa uğrattı. dedi.
Bölgede sivil yerleşimin ve özel mülklerin bulunduğuna dikkati çeken Rahhal, İsrail'in burada bir askeri tesis kurmasının bölge halkının yaşamını etkileyebileceği ve arazilerini kullanmalarını kısıtlayabileceğini vurguladı.
Rahhal, bölge sakini birçok kişinin hala Cenin kampı ve çevresindeki bölgeleri etkileyen yıkım ve yerinden edilmenin sonuçlarıyla mücadele ettiğine, bu durumda İsrail'in yapacağı herhangi bir eylemin Filistinlileri daha da endişelendirdiğine dikkati çekti.
- İsrail'in Cabiriyat bölgesinde 7 dönümlük araziye el koyma kararı
İsrail ordusu 21 Ocak’tan bu yana işgal altındaki Batı Şeria’nın kuzeyinde Cenin kenti ve mülteci kampından başlayarak Tulkerim ve Nur Şems kamplarına kadar uzanan askeri operasyonlarına devam ediyor.
İsrail ordusu, Cenin kenti ve mülteci kampına bakan Cabiriyat bölgesinde 7 dönümlük araziye el koyma kararı almıştı.
İsrail, 1990'ların ortalarında Oslo Anlaşmalarının imzalanmasından bu yana ilk kez, işgal altındaki Batı Şeria'nın Cenin kentinde, A Bölgesinde bir araziyi askeri üs kurmak için gasbetmişti.
İsrail ordusu işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere ait tarihi alanlardaki ihlallerini artırırken, Filistinliler, İsrail'in eylemlerinin Batı Şeria'nın toprak kontrolünü genişletmek ve yerleşim faaliyetlerini desteklemek için yapıldığını belirtiyor.
Filistin yönetimi ile İsrail arasında 1995'te imzalanan İkinci Oslo Anlaşması çerçevesinde Batı Şeria; A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı.
İşgal altındaki Batı Şeria'nın yüzde 18'ini kapsayan A bölgesinin yönetimi, idari ve güvenlik olarak Filistin'e, yüzde 21'lik B bölgesinin idari yönetimi Filistin'e, güvenliği İsrail'e devredilirken, yüzde 61'ini kapsayan C bölgesinin idare ve güvenliği İsrail'e bırakılmıştı.
İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırı başlattığı 7 Ekim 2023'ten beri işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor.