Kolorektal kanserlerde erken teşhis hayat kurtarıyor

TAKİP ET

Doç. Dr. Server Sezgin Uludağ: -"Erken tanı konulduğunda kolorektal kanserin tedavisi de daha etkin olabilmektedir. Bu nedenle, genel olarak 50 yaş üstü kişilerde taramaya başlanmalı. Kalıtsal hastalığı bulunanlarda veya ailede kolorektal kanseri olan bireylerde tarama programlarına çok daha erken yaşta başlanmalıdır"

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa (İÜC) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Server Sezgin Uludağ, erken tanı konulduğunda kolorektal kanserin tedavisinin daha etkin olabildiğini belirterek, "Bu nedenle, genel olarak 50 yaş üstü kişilerde taramaya başlanmalı. Kalıtsal hastalığı bulunanlarda veya ailede kolorektal kanseri olan bireylerde tarama programları çok daha erken yaşta başlanmalıdır." dedi.

Uludağ, Kolorektal Kanser Farkındalık Ayı kapsamında yaptığı yazılı açıklamada, bu kanser türünün dünyada ve Türkiye'de yaygın olarak görüldüğünü belirtti.

Dünya çapında 1 yıl içinde 1 milyonu aşkın kolorektal kanser kaynaklı ölüm vakası görüldüğünü kaydeden Uludağ, hastalığın ele gelen kitle, rektal kanama, karında geçmeyen şişkinlik, ağrı, uzun süren kilo kaybı, tuvalet alışkanlıklarında değişiklik, halsizlik ve güçsüzlük gibi belirtileri olduğunu kaydetti.

Uludağ, bu tip şikayetleri olan kişilerin hemen korkuya kapılmamasının önemli olduğunu belirterek, "Ancak temkinli olmak gerekmektedir. Belirtileri ötelemeden, bir hekime, genel cerraha veya gastroenteroloji uzmanına başvurulmalıdır." ifadesini kullandı.

Hastalığın çoğu zaman sinsice ilerlediğini ve iyice büyüyene kadar belirti vermediğini aktaran Uludağ, "Belirtiler gelişmeden önce bir kişinin kanser için taranması, poliplerin ve kanserin erken tanınmasında yardımcı olur. Poliplerin erkenden tanınıp çıkartılması, kolorektal kanser gelişimini önleyebilir. Erken tanı konulduğunda kolorektal kanserin tedavisi de daha etkin olabilmektedir. Bu nedenle, genel olarak 50 yaş üstü kişilerde taramaya başlanmalı. Kalıtsal hastalığı bulunanlarda veya ailede kolorektal kanseri olan bireylerde tarama programlarına çok daha erken yaşta başlanmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Uludağ, Türkiye'de bu kanser türünün cinsiyet ayrımı yapmaksızın 3'üncü sırada yer aldığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Erken evrede teşhis edildiğinde büyük ölçüde tedavi edilebilir bir hastalık olan kolorektal kanserde tarama programlarının uygulanması ile söz konusu hastalığın morbidite ve mortalitesi üzerinde çok olumlu kazanımlar sağlandığı artık bir gerçektir. Kolorektal kanserlerin taranmasında hedef, henüz erken evrede veya kanser öncesi lezyonları tespit etmek ve bunu erken safhadayken tedavi etmektir. Bunu biz hekimler kolonoskopiyle yapabilmekteyiz. Olası karmaşık ve pahalı tedavi gereksinimlerinin de önlenmesi hedeflenmektedir. Hem sağlık sisteminin yükü hafifleyecektir hem de sürdürülen sağlıklı toplum devamı sağlanacaktır."

- "Sigara ve alkol kullanımı kolorektal kanser riskini artırmaktadır"

Hastada kolorektal bir kanser görüldüğünde, tedavi öncesi evrelenmesinin yapılması gerektiğini belirten Uludağ, bunu da kişiye özel tedavi şemasını ortaya koyabilmek için yaptıklarını kaydetti.

Bu aşamalarda hastadan tomografi, MR, ultrasonografi gibi birçok radyolojik tetkik istenebileceğini kaydeden Uludağ, kolorektal kanser tarama programlarına ilişkin, şu bilgileri verdi:

"Gerek yaşam kalitesini arttırdığı gerekse yaşam süresini uzattığı bilindiğinden, Dünya Sağlık Örgütü tarafından önerilmektedir. Ülkemizde de gelişmiş ülkelerdeki gibi sağlık ekiplerimiz ve hekimlerimiz tarafından toplumumuz bilinçlendirilmekte, düzenli olarak tarama programları uygulanmakta ve bu programlarla risk faktörü yüksek popülasyonun erişimi desteklenmektedir. Gaitada gizli kan testi birinci basamak sağlık hizmeti veren kuruluşlarda verilen, pozitif çıkması sonucunda yüksek tanısal değere sahip olmamasıyla birlikte mutlaka kolonoskopi yapılması gereken bir tanı–tarama testidir."

Uludağ, kanserin evresine göre cerrahi, ilaç ve ışın gibi farklı tedavi yöntemlerinin uygulanabileceğini belirtti.

Hem çevresel hem de genetik faktörlerin hastalığı tetikleyebileceğini aktaran Uludağ, Uludağ, "İşlenmiş gıda tüketimi, sigara ve alkol kullanımı kolorektal kanser riskini artırmaktadır. Erkeklerde ve ileri yaşla sıklığı giderek artar. Ülseratif kolit ve crohn gibi hastalıklarda sıklığı yıllar içinde artmaktadır. Ailede kalın bağırsak kanseri oluşu, kalıtsal bir hastalığın bulunuşu, diyabet, başka bir nedenle radyasyon alınmış olması diğer risk faktörleridir." bilgisini verdi.

Uludağ, "Sağlıklı ve sürdürülebilir kiloda olmak, taze sebze, meyve ve tam tahıl ürünü tüketmek, kuru baklagiller, tahıllar ve sebze-meyveler gibi posa içeriği en yüksek besinler tüketmek, tempolu yürüyüş, bisiklete binmek gibi orta düzeyde fiziksel aktivite yapmak, sigara ve alkol kullanmamak kanserden korunabilmek için önemlidir." ifadesini kullandı.​​​​​​​

Doç. Dr. Server Sezgin Uludağ Kolorektal Kanser