Küresel merkez bankalarının para politikası takvimi eylülde yoğunlaşacak

TAKİP ET

Ekonomi - Piyasaların odağında başta ABD Merkez Bankası, Avrupa Merkez Bankası ve Japonya Merkez Bankası olmak üzere büyük merkez bankalarının eylül ayındaki toplantıları bulunuyor - Yurt içi tarafında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının para politikası kararı yatırımcıların odağında bulunurken bankanın para politikası kararları 10 Eylül'de açıklanacak

Ekonomi Haberleri - ALİ CANBERK ÖZBUĞUTU - Küresel merkez bankaları, Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin dünya genelinde enflasyon ve büyüme görünümüne ilişkin belirsizlikleri artırdığı bir dönemde, para politikalarına yönelik kararlarını duyuracak.

Yılın son çeyreğine yaklaşılırken ABD/İsrail-İran arasındaki gerilimlerin körüklediği jeopolitik riskler küresel ekonomiler üzerindeki olumsuz etkisini sürdürüyor.

Bölgesel gerginliklerin enerji arzına yönelik endişeleri artırması petrol fiyatlarında yukarı yönlü hareketi tetiklerken bu durum, enflasyonla mücadele eden ekonomilerde fiyat baskılarını artırarak merkez bankalarının politika alanını daralttı.

Bu ortamda piyasaların odağında, başta ABD Merkez Bankası (Fed), Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası (BoJ) olmak üzere büyük merkez bankalarının eylül ayındaki toplantıları bulunuyor.

Analistler, merkez bankalarının eylül kararlarında yalnızca faiz oranlarının değil, karar metinleri ve gelecek döneme ilişkin yönlendirmelerin de piyasaların seyri açısından önem taşıdığını belirtti.

Yıl başında dünya ekonomilerinin çoğunda hızlanan dezenflasyon süreciyle merkez bankalarının faiz indirimlerinin zamanlamasına yönelik öngörüler, Orta Doğu'da savaşın başladığı 28 Şubat'tan itibaren enerji maliyetlerinin artmasıyla yerini şahin tahminlere bıraktı.

Fed'in eylül toplantısının küresel piyasaların yönü açısından en kritik başlıklardan biri olması beklenirken ABD'de hız kesen enflasyon ve zayıflama sinyalleri veren iş gücü piyasasına ilişkin verilerle, bankanın faiz patikasına yönelik şahin tahminler bir miktar törpülendi.

Para piyasalarındaki fiyatlamalar, Fed'in gelecek ay politika faizini yüzde 63 ihtimalle sabit bırakacağı yönünde şekillenirken yıl sonuna kadar bankanın bir kez faiz artırabileceği beklentileri gücünü koruyor.

Bunun yanı sıra haziranda üst üste 6. toplantısında politika faizini yüzde 2,25'te sabit bırakan Kanada Merkez Bankasının (BoC) eylülde de faizi değiştirmemesi bekleniyor.

Avrupa'da gözler ECB'nin faiz kararında

Avrupa'da ECB'nin 10 Eylül'deki para politikası toplantısında politika faizlerini 25 baz puan artırmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Avro Bölgesi'nde yıllık enflasyon, temmuz ayında enerji fiyatlarındaki artışın etkisiyle yüzde 2,9'a çıktı. Enflasyon, temmuzda aylık bazda ise yüzde 0,2 oldu. Geçen yılın temmuz ayında Avro Bölgesi'nde yıllık enflasyon yüzde 2 seviyesinde bulunuyordu.

Eurostat'ın açıkladığı öncü verilerde de temmuz ayı yıllık enflasyonu yüzde 2,9, aylık enflasyonu yüzde 0,2 olarak tahmin edilmişti. Avro Bölgesi'nde temmuzda çekirdek enflasyon ise yıllık bazda yüzde 2,5, aylık bazda yüzde 0 olarak ölçüldü. Bu verilerde Orta Doğu kaynaklı artış gösteren enerji maliyetlerinin bölgede fiyat artışlarını tetiklediği görüldü.

Eylül ayında Avrupa'daki merkez bankalarını yoğun bir takvim bekliyor. Bölgede İngiltere Merkez Bankası (BoE), İsviçre Merkez Bankası (SNB) ve Rusya Merkez Bankasının (CBR) para politikası kararları takip edilecek.

İngiltere'de BoE'nin ülkede enflasyonun beklentilere paralel gerçekleşmesiyle gelecek ay politika faizini sabit bırakması bekleniyor.

Ülkede temmuz ayına ilişkin TÜFE aylık yüzde 0,3, yıllık yüzde 2,9 arttı ve beklentiler dahilinde gerçekleşti. Ülkede enflasyonun 4 ayın en yüksek seviyesine çıktığı görüldü. Ülkede haziran ayına ilişkin TÜFE aylık yüzde 0,1, yıllık yüzde 2,6 artmıştı. ABD/İsrail ile İran arasında yaşanan savaştan kaynaklananenerji maliyetlerindeki artış ülkede enflasyonun hızlanmasına neden oldu.

Diğer taraftan İngiltere'de görülen kuraklığın gıda fiyatları açısından ileriki aylarda risk oluşturabileceği öngörülüyor. BoE, temmuz toplantısında politika faizini piyasa tahminlerine paralel yüzde 3,75'te sabit bırakmıştı.

Bo

J faizi artırabilir

Asya tarafında BoJ, 18 Eylül'de Japonya ekonomisi için kritik para politikası kararları alacak. Ülkede dolar karşısında son 40 yılın en düşük seviyelerine inen yen, bir miktar toparlansa da zayıf seyrini sürdürüyor.

Enerji maliyetlerindeki artışla ülkede enflasyonist baskıların güçlenmesiyle BoJ, haziranda politika faizini beklentiler doğrultusunda yüzde 1'e yükselterek 31 yılın en yüksek seviyesine çıkarmıştı. Banka temmuzda ise politika faizini beklentiler dahilinde yüzde 1'de sabit tutmuştu.

Bu adımın ardından piyasalarda BoJ'un eylül toplantısında politika faizini 25 baz puan artıracağına yönelik beklentiler güç kazanırken yıl sonuna kadar bankanın bir faiz artışına daha gidebileceği fiyatlanıyor.

Öte yandan Okyanusya tarafında Avustralya Merkez Bankasının (RBA) para politikası kararları öne çıkıyor. Dünyanın önemli merkez bankalarından olan ve bölgedeki finansal likidite konusunda önemli rol oynayan Avustralya'da RBA'nın politika faizini sabit tutmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Yurt içinde yatırımcılar TCMB'nin faiz kararına odaklanacak

Yurt içi tarafındaysa Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) para politikası kararı yatırımcıların odağında. TCMB'nin para politikası kararı 10 Eylül'de açıklanacak.

Temmuz ayındaki son politika kararında TCMB Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faizini yüzde 37'de sabit bırakmıştı.

Merkez Bankasının, gecelik vadede borç verme faiz oranının yüzde 40’ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranının da yüzde 35,5’te sabit tutulduğunu bildirdiği duyuruda, Enflasyonun ana eğilimi, haziran ayında sınırlı miktar gerilemiştir. Öncü veriler ana eğilimin temmuz ayında geçici olarak yükseleceğini ima etmektedir. ifadesi yer almıştı.

Duyuruda, jeopolitik gelişmeler eşliğinde artan belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarının yeniden yükselme eğilimine girdiği belirtilerek, yakın döneme ilişkin verilerin iç talepteki zayıf seyrin belirginleştiğine işaret ettiği kaydedilmişti.

Öte yandan TCMB, pazar günü 1 Mart 2026'da ara verilen bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlanmasına karar verildiğini bildirdi. Karar, TCMB'nin Türk lirası likidite yönetimi çerçevesinde alındı.

Orta Doğu'da 28 Şubat'ta başlayan ABD/İsrail-İran Savaşı sonrasında finansal piyasalarda artan oynaklığın ekonomik etkilerini sınırlamak ve olası piyasa dalgalanmalarını hafifletmek amacıyla TCMB, mart ayında bir hafta vadeli repo ihalelerine ara vermişti. Bu süreçte bankaların likidite ihtiyacı ağırlıklı olarak yüzde 40'lık gecelik borç verme faiz oranı üzerinden karşılanıyordu.

Analistler, gelecek ay açıklanacak faiz kararları ve politika metinlerinden alınacak sinyallerin, yatırımcılar tarafından yakından takip edildiğini belirtti.

BoE BoJ ECB Fed Küresel merkez bankaları TCMB