LGBT içeriklerine karşı ailelere ekran duyarlılığı çağrısı

TAKİP ET

Ankara - ASBÜ Hukuk Fakültesi Genel Kamu Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Emir Kaya: - Hane içinde de en mühim nokta, ekran duyarlılığıdır. LGBT aklı, bağışıklık geliştiren bir virüs gibi sürekli yeni kamuflajlarla çocukların zihnine girebilmektedir. Çocuklar nasıl tek başına denize bırakılmıyorsa tek başına ekran karşısına da bırakılmamalıdır - Her bir ailenin tek tek çözüm bulamayacağı makro sorunlar var. Bunlara çözüm üretmek, bakanlıklar ve RTÜK gibi kurumlar eliyle olabilir. Örneğin, RTÜK 'temiz yapım' endeksi oluşturabilir. Belli bir puanın altında kalan yapımlar ve platformlar engellenmelidir

Ankara Haberleri - Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) Hukuk Fakültesi Genel Kamu Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Emir Kaya, evin içinde en mühim noktanın ekran duyarlılığı olduğunu belirterek, LGBT aklı, bağışıklık geliştiren bir virüs gibi sürekli yeni kamuflajlarla çocukların zihnine girebilmektedir. Çocuklar nasıl tek başına denize bırakılmıyorsa tek başına ekran karşısına da bırakılmamalıdır. ifadelerini kullandı.

Dijital platformlar ve sosyal medyada LGBT ve cinsiyet kimliğine ilişkin içeriklerin daha görünür hale gelmesi, özellikle çocukların karşılaştığı içeriklerin niteliği ile ailelerin dijital dünyadaki rehberlik ve denetim rolünü gündeme getiriyor.

Çocukların kimlik ve değer gelişiminde önemli bir yere sahip olan ailenin, dijital içeriklerin etkilerine karşı üstlenebileceği rolün yanı sıra LGBT ve cinsiyet kimliği tartışmalarının aile yapısı, kadın-erkek rolleri, eğitim ve hukuk alanlarındaki yansımaları da farklı görüşlerle ele alınıyor.

Konuya ilişkin AA muhabirine açıklama yapan Prof. Dr. Emir Kaya, LGBT eylemlerinin ve kimliğinin kasten teşvik edildiğini, bir yandan gıda, ekran ve ideoloji kanallarıyla LGBT'nin yayıldığını, diğer yandan da yaygınlığın çok ötesinde teşvik edilerek hiç kimsenin karşı koyamayacağı boyuta ulaşmasının istenildiği yönünde görüş bildirdi.

Bu hedefin arkasında LGBT örgütleri ve insanlığı dönüştürmek isteyen odaklar olduğunu öne süren Kaya, bu odakların amaçlarının insan nüfusunu azaltmak, cinsiyet rollerini merkeze alan geleneksel dünyayı yok etmek, geleneksel dünyanın sacayakları olan din, dil, kültür ve kimlik unsurlarını ortadan kaldırmak olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Söz konusu odakların böylece insanları çok kolay güdülür ve şekillenir hale getirerek, nihayetinde etkisiz bir insan varlığı oluşturabileceğini belirten Kaya, Dünya ve insanlık bir operasyon sahası olarak görülmektedir. Operasyonun adı da LGBT'dir. Kısacası LGBT gündemi organik değildir. Kasıtlı, planlı, çok iyi hesaplanmış bir sosyo-kültürel saldırı kanalıdır. ifadesini kullandı.

Kadın-erkek ahengi bozulursa o ülke artık işgal edilmiştir

Prof. Dr. Kaya, sermayeyi yükselten ideolojilerin ve odakların LGBT'yi teşvik eden odaklarla aynı olduğu yönünde görüş bildirdi.

Paranın durduğu yerde değil, kullanıldığı yönde güç olduğunu belirten Kaya, şunları kaydetti:

Gücün doğasında olası rakipleri zayıflatma isteği vardır. Şuurlu insanlık, dünyayı oyun alanı olarak görenlerin doğal rakibidir. İnsanlığı tüketim yoluyla zayıflatanlar, ekranlarla zayıflatanlar, bağımlılıklarla zayıflatanlar, cinsellik pompalayarak zayıflatanlar hep aynı odaklar. Ana motivasyon, insanlığı zayıflatmaktır. Bunu kim ister? İnsanlık karşısında kim kendini tehlikede hisseder? Sayısı az, parası çok gruplar. Kitlelerin değerlerini, inançlarını, direncini kırarak kendileri için daha seçkin, daha güvenli bir dünya kurmak isteyenler var.

Kaya, tüm dünyada geleneksel toplumsal değerlerin cinsiyetin içine kodlandığını ve aile aracılığıyla taşındığını aktararak, Aile hayatının kötü olarak gösterilmesi, bu odaklar için hem bir hedeftir hem de bir sonuçtur. Bir yandan kadın-erkek arası muhabbeti düşmanlaştırıcı sinsi politikalarla bozarlar, diğer yandan da 'bakın, karşı cins işte böyle sorunlu' derler. Kadın-erkek ahengi bozulursa diğer tüm toplumsal değerler hızla çözülür ve o ülke artık işgal edilmiştir. değerlendirmesini yaptı.

Aksi halde çocuklarımızı, gençlerimizi düşman ordusuna asker yazdırmış oluruz

Kaya, dijital platformlar ve medyada LGBT tarzı içeriklerin sıkça işlenmesine ve bunun etkilerine de değindi.

Netflix gibi dijital platformlarda LGBT'yi özendiren içeriklerin önlenmesi için alınabilecek önlemleri değerlendiren Kaya, Cumhurbaşkanına hakaret, Atatürk'e hakaret gibi duyarlılık konularında ne yapılıyorsa aynısı yapılmalıdır. LGBT aktivizmi, bir milli güvenlik ve milli refleks meselesidir. Bunu anladıktan sonra atılacak adımlar kendiliğinden netleşir. ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Kaya, LGBT'yi normalleştirici ve yaygınlaştırıcı izlenim veren her şirketin, platformun ve oluşumun Türk Ceza Kanunu'ndaki müstehcenlik suçuna destek olduğu yönünde görüş belirtti.

Bunların ticari, idari ve adli yaptırımlara maruz bırakılması için yasal çerçevenin oluşturulması gerektiğini ifade eden Kaya, Aksi halde çocuklarımızı, gençlerimizi düşman ordusuna asker yazdırmış oluruz. Bizi biz yapan her kıymeti küçültecek nesiller yetiştirmiş oluruz. değerlendirmesini yaptı.

LGBT ve benzeri akımlarla mücadeleye değinen Kaya, şu ifadeleri kullandı:

Burada şunu da vurgulamak lazım, LGBT ve benzeri akımlarla mücadele ederken çocuklarımızı ve gençlerimizi, geleneksel olan ama insanlığımızı layıkıyla yaşamamız için zorunlu olmayan kalıplar içine hapsetmemiz de son derece yanlıştır. Gençler dünya pazarına çıkmış, kim daha fazla özgürlük vaat ederse onun ürünlerini almaya hazırlar. Bazı geleneksel kalıplarımız yeterince özgür olmayabiliyor. LGBT ve benzeri fasit akımların yayılımı özgürlük, rahatlık, sosyal kabul kanallarından oluyor. Bir yandan gençlere bu akımların sahici özgürlüğü getirmediğini anlatırken diğer yandan da gençler için meşru daireyi olabildiğince bagajsız ve özgür hale getirmek boynumuzun borcudur.

Bunlar 'çatıştır, zayıflat, yönet' ideolojileridir

Kaya, LGBT'nin Batı ülkelerinde propagandasının direkt yapılabildiğini, Doğu ülkelerinde ise kendisini öne çıkarmadan altyapısını beslemek şeklinde bir yol izlendiğini belirtti.

Eğitim, dil ve hukuk alanındaki gelişmeleri de bu çerçevede değerlendiren Kaya, toplumsal cinsiyet tartışmalarının bu alanlarda etkilerinin görüldüğünü savundu. Kaya, özellikle hukuk alanında atılacak adımlarda toplumsal değerlerin gözetilmesi gerektiğini kaydetti.

LGBT'nin özgürlük hareketi olmadığını ifade eden Kaya, Bunlar 'çatıştır, zayıflat, yönet' ideolojileridir. açıklamasında bulundu.

Mücadeleyi toplum, hukuk, eğitim ve benzeri katmanlarda yürütmek gerekir

Prof. Dr. Kaya, aile varlığının yanı sıra ailelerde rol dağılımının da korunması gerektiğinin altını çizdi.

Devletin her türlü politikasında ailelerdeki rol dağılımının gözetilmesi gerektiğini belirten Kaya, şu önerilerde bulundu:

Ailelerin çocuklarını korumaya yönelik alması gereken önlemlerin başında karşı-aktivist olmak geliyor. LGBT ideologları, insanlığa savaş açmıştır ve karşı mücadele zorunludur. Mücadeleyi toplum, siyaset, hukuk, eğitim ve benzeri katmanlarda yürütmek gerekir. Aileler, kamu kurumları üzerinde, devlet organları da tüzel ve gerçek kişiler üzerinde LGBT konusunda kesintisiz denetim kurmalıdır. Örneğin, aileler okullardaki her etkinliği çocukların cinsiyet algısına etkisi yönünden kritik etmelidir. Her bir ailenin tek tek çözüm bulamayacağı makro sorunlar var. Bunlara çözüm üretmek, bakanlıklar ve RTÜK gibi kurumlar eliyle olabilir. Örneğin, RTÜK 'temiz yapım' endeksi oluşturabilir. Belli bir puanın altında kalan yapımlar ve platformlar engellenmelidir. Hane içinde de en mühim nokta, ekran duyarlılığıdır. LGBT aklı, bağışıklık geliştiren bir virüs gibi sürekli yeni kamuflajlarla çocukların zihnine girebilmektedir. Masum görünen yapımlarda bile sinsi bilinçaltı müdahaleleri var. Çocuklar nasıl tek başına denize bırakılmıyorsa tek başına ekran karşısına da bırakılmamalıdır.

ASBÜ Hukuk Fakültesi Genel Kamu Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Emir Kaya LGBT