MHP Genel Başkanı Bahçeli'den gündeme ilişkin açıklama:
Ankara - Tribünler, Terörsüz Türkiye karşıtlarının provokasyon alanı haline getirilmemelidir. Taraftarlar arasına sızmalar önlenmelidir. Amigo kılıklı ihanet şebekelerinin spor, siyaset ve kimlik gibi düzmece yönlendirmelerle barışı tehdit eden bir dil geliştirmesinin önüne geçilmelidir - Terörsüz Türkiye'den geriye dönüş olmayacaktır. Muhatapları bilsin ki şer cephesinde kurulmaya çalışılan tuzakların farkındayız
Ankara Haberleri - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Tribünler, Terörsüz Türkiye karşıtlarının provokasyon alanı haline getirilmemelidir. Taraftarlar arasına sızmalar önlenmelidir. Amigo kılıklı ihanet şebekelerinin spor, siyaset ve kimlik gibi düzmece yönlendirmelerle barışı tehdit eden bir dil geliştirmesinin önüne geçilmelidir. ifadelerini kullandı.
Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada, son günlerde hedef kitlesi farklı olsa da maksadı aynı olan, emperyalizmin kuklası sözde araştırmacılar tarafından Terörsüz Türkiye'nin oluşturduğu barış ve kardeşlik iklimini zehirlemeye dönük girişimlerin olduğunu belirtti.
Kürt Çalışmaları Merkezi (KSC) ile Rawest Araştırma işbirliğinde ve Friedrich-Ebert-Stiftung'un desteğiyle yürütülen Kürtlerde Amedspor Algısı ve Taraftarlığı Araştırmasının 28 Ağustos'ta açıklandığını hatırlatan Bahçeli, araştırmanın Amedspor taraftarlığı üzerinden bölücülük ihanetini zinde tutmaya çalıştığına dikkati çekti.
Güvenirliği sıfırlamış, ahlaken iflas etmiş bir araştırma ve danışmanlık şirketince kamuoyuna servis edilen bir başka ankette ise Türk milletinin Allah'a, meleklere, Kur'an-ı Kerim'e, Peygambere, kadere, öldükten sonra dirileceğine ve hesaba çekileceğine olan inancının sözde araştırılarak, olumsuz sonuçların ortaya konulduğunu anımsatan Bahçeli, Türk milleti Müslüman bir millettir, manevi değerler üzerinde oynamalar ancak düşmanları sevindirecektir. değerlendirmesinde bulundu.
İnsanlığı, özlemi duyulan adalete, huzura ve barışa kavuşturma ülküsüyle başlattıkları Terörsüz Türkiye hedefinin, TBMM'de kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun ile önemli bir aşamaya geldiğini belirten Bahçeli, Kanun'un 467 milletvekilinin oyu ile kabul edilmiş olmasının, milli iradenin izdüşümü, Terörsüz Türkiye'ye, barışa, kardeşliğe, milli dayanışma ve toplumsal bütünleşmeye yönelik kararlılığın ve kapsamlı mutabakatın göstergesi olduğunu vurguladı.
Terörsüz Türkiye'nin kardeşlik, barış ve refah ümidinin, gelecek Türk asırlarının müjdesi olduğuna işaret eden Bahçeli, açıklamasında, Kalkınma irademize pusu kuran, ekmeğimizi küçülten terör illetinden kurtulmak, kardeşliğimizin yeniden ve daha sağlam biçimde, Anadolu'nun her karışında kavileştirmektir. Terörün tasfiye edildiği, güvenliğin kalıcı biçimde sağlandığı, şehirlerin ve kırsal alanların huzur iklimine kavuştuğu Terörsüz Türkiye'de kalkınma hamlesinin önündeki en büyük engellerden biri ortadan kalkmış olacaktır. ifadesine yer verdi.
Bahçeli, Terörsüz Türkiye'nin terörsüz ve istikrarlı bölgeye açılan kapı, emperyalist senaryolara vurulan darbe, bölge halklarının kendi geleceklerine sahip çıkma iradesi olduğunun altını çizdi.
Ayrıştırıcı söylemlerden özenle kaçınılmalı
Cumhuriyet'in yeni yüzyılında, Türk ve Türkiye Yüzyılı'nı inşa etme gayretinde ve kararlılığında olduklarını vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti:
Nitekim ülkemiz, bölgesel ve küresel ölçekte önemli bir aktör olarak öne çıkmaktadır. Türkiye ekonomik ve sosyal hayatın canlandığı, huzur, güven ve refahın arttığı, milletçe hep birlikte Türkiye olmanın hazzının alındığı, barış ve kardeşliğin kök saldığı bir iklimdedir. Emek emek, ilmek ilmek örülen, milli birlik ve dayanışmanın, toplumsal bütünleşmenin güçlendiği böylesi bir ortamda çeşitli araştırma adı altında Türk milletinin milli ve manevi dinamikleriyle oynanmak, hayırlı gelişmeler sabote edilmek istenmektedir.
Barış ve kardeşlik iklimini zehirlemek isteyen dinamikler devrededir. Spor, kardeşliğin, barışın, dayanışmanın ve toplumsal bütünleşmenin en güçlü araçlarından biridir. Bu nedenle spor alanının kimlik siyaseti, ayrıştırıcı söylemler veya siyasi amaçlarla kullanılmasından özenle kaçınılmalıdır. Sporun temelinde rekabetin yanı sıra ahlak, fair play, karşılıklı saygı ve toplumsal sorumluluk anlayışı bulunmalıdır. Başarı da kuşkusuz bu değerlerden taviz verilmeden elde edilmelidir.
Türkiye'nin toplumsal huzurunu, birlik ve beraberliğini güçlendirmeye yönelik hassasiyetin gözetilmesi ve spor kulüplerinin ve spor organizasyonlarının toplumsal barış konularında provokatif girişimlerin aracı haline getirilmemesi gerektiğini belirten Bahçeli, bu çerçevede Amedspor da dahil olmak üzere tüm spor kulüplerinin, sporun birleştirici ruhuna uygun hareket etmesi ve toplumsal gerilimleri artırabilecek tutum ve söylemlerden uzak durması gerektiğini ifade etti.
Sporu kimlikle eşleştirmek gaflettir
Sporun, siyasetin ve ayrıştırıcı kimlik tartışmalarının değil, kardeşliğin, barışın, dayanışmanın ve ortak geleceğin meşru zemini olması gerektiğinin altını çizen Bahçeli, şöyle devam etti:
Spor kisvesiyle Terörsüz Türkiye hedefini, barış, huzur ve kardeşlik iklimini zehirlemeye kimsenin hakkı yoktur. Haddi de olmamalıdır. Türk milletinin kritik ve hassas dönemini istismara kalkışanlar, zilleti toplumsal zemine indirmeye gayret edenler karşılarında Milliyetçi Hareket Partisini ve Cumhur İttifakı'nı bulacaklardır. Amedspor'un Süper Lig'e yükselme başarısı üzerine 4 Mayıs 2026 tarihinde Amedspor Başkanı Sayın Nahit Eren'e hitaben yaptığım açıklamada, '1990 yılında kurularak Türk sporuna renk, heyecan ve yeni bir soluk kazandıran Amedspor'un, kulüp tarihinde ilk kez Süper Lig'e yükselme başarısı göstermesini memnuniyetle karşılıyorum. Bu anlamlı başarıyı Diyarbakır'ımız ve Türk futbolu adına kıymetli bir gelişme olarak değerlendiriyorum.' demiştim ve aynı kararlılıktayız.
Ne olduğu belirsiz bir araştırmadan mülhem siyasetin, sporun ve kimliğin iç içe girdiğini söyleyerek sporu kimlikle eşleştirmek gaflettir. Spora emek veren insanlara da büyük bir bühtandır. Siyasi görüşü, etnik kökeni, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun spor birleştiren, bütünleştiren herkesi kucaklaması gereken bir aktivitedir. Amedspor'un Süper Lig'e yükselmesinden ve burada başarılı olmasından milletimiz memnuniyet duymaktadır. Bir Anadolu takımının Süper Lig'de kalıcı olması geçmişte benzer takımlarımızda olduğu gibi büyük bir beklentidir.
Amigo kılıklı ihanet şebekelerinin önüne geçilmelidir
Amedspor'u kirli projelerine alet etmek isteyenlerin olduğunun anlaşıldığını, bu provokasyona karşı en başta kulüp yetkililerinin ve Diyarbakır halkının tepki göstermesi gerektiğini belirten Bahçeli, Bu girişimler Terörsüz Türkiye'yi sabote planıdır. Kardeşlik iklimini ve barışı zehirleme girişimidir. Amedspor Süper Lig'deki oyunuyla, elde ettiği başarılarla takdirle takip edilen Türkiye'nin bir futbol kulübüdür ve öyle kalmalıdır. ifadelerini kullandı.
Futbolun kaliteli, ahlaklı, milli değerler etrafında dayanışmacı bir anlayışla ve uluslararası düzeyde yükselişlerle, milli takım başarılarına odaklanan bir yaklaşımla ele alınması gerektiğine işaret eden Bahçeli, sporun siyasete ve karanlık emellere alet edilmemesi, edenlerden yasalar çerçevesinde hesap sorulması gerektiğini vurguladı.
Başta Amedspor yöneticileri olmak üzere Terörsüz Türkiye'den yana olan herkesi bu konuda duyarlı olmaya ve acilen tedbir almaya davet eden Bahçeli, şu değerlendirmede bulundu:
Tribünler, Terörsüz Türkiye karşıtlarının provokasyon alanı haline getirilmemelidir. Taraftarlar arasına sızmalar önlenmelidir. Amigo kılıklı ihanet şebekelerinin spor, siyaset ve kimlik gibi düzmece yönlendirmelerle barışı tehdit eden bir dil geliştirmesinin önüne geçilmelidir. 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un uygulama aşamasında bu gibi sabotajların önüne geçmek zorunludur. Mezkur kanunla kurulan komisyonlar bu tarz provokasyonları önleme konusunda titizlikle hareket etmeli, gerekli yaptırımlar ilgili kurumlarca uygulanmalıdır. Sporla beraber İslami anket adı altında bir başka tahrik, tahribat ve yönlendirme eş zamanlı olarak gündeme sokulmuştur. Yüzde 99'u Müslüman olan Türk milletini inancıyla, ibadetiyle, değerleriyle olduğundan farklı göstererek köklü medeniyetimizi inkar edecek bir tablo ile zihinler karıştırılmak istenmektedir. Türk milletini köklerinden kopmuş, türedi topluluklar gibi göstermek maksatlıdır.
Yanlış ve yanıltıcı bilgiler sunanlara cezai yaptırım getirilmeli
Türk milletini inanç ve değerlerinden yoksun lanse etmenin büyük kötülük olduğunun altını çizen Bahçeli, bunların kime ve hangi amaca hizmet ettiklerinin ifşa edilmesi gerektiğini vurguladı. Bahçeli, şunları ifade etti:
İslam, milletçe müşerref olduğumuz son dindir. Kutlu ceddimiz asırlar boyunca İslam'ın sancaktarı olmuştur. İki cihan serveri Peygamber Efendimiz rehberimizdir. Yahya Kemal Beyatlı'nın 'Şu kopan fırtına Türk ordusudur ya Rabbi, Senin uğrunda ölen ordu, budur ya Rabbi.' mısralarında vurguladığı gibi Türk milleti zaferlerini şehit ve gaza ruhuyla, imanla, inançla kazanmıştır. Gelecek Türk asırları da bilimde, ekonomide, dış politikada bu inanç, iman ve sadakatle gerçekleştirilecektir. 'İslami araştırma' adı altında milletimizi köksüz, kişiliksiz, dinsiz bir toplum gibi gösterme gayreti büyük bir saptırma, önemli bir beşinci kol faaliyetidir. Türk milleti inançlıdır, ahlaklıdır, imanlıdır, dinine, diyanetine, geleneksel değerlerine, kültürel emanetlerine bağlı ve sadıktır. Türk milletinin böylesi bir üslupla itham edilmesi, töhmet altında bırakılması ayıplı ve ahlaksız bir komplodur.
Bahçeli, anket şirketlerinin toplumda yapmaya çalıştıkları yönlendirme ve tahribatın bütün yönleriyle araştırılması gerektiğinin altını çizdi.
MHP'nin daha önce gündeme getirdiği üzere, kamuoyu araştırması adı altında bilimsellikten ve gerçeklikten uzak, toplumu yönlendirmeye dönük servis edilen çalışmaların önüne geçilmesi gerektiğine işaret eden Bahçeli, bilimsel ve hukuki temelde değerlendirilip, denetlenme ve uygulamada doğru standartların belirlenmesini sağlayacak bir yasal düzenleme yapılmasını öngördüklerini aktardı.
Bu çerçevede kamuoyu araştırma kuruluşları ve araştırmacıların nitelik ve yeterliliklerine ilişkin esas ve usullerin belirlenmesi gerektiğini belirten Bahçeli, yönlendirme veya etkileme amacıyla yanlış ve yanıltıcı bilgiler sunanlara cezai yaptırım getirilmesini gerekli gördüklerini vurguladı.
Milletimiz Terörsüz Türkiye'nin yanında duruyor
Dezenformasyonla ve algı operasyonlarıyla Türk milletinin kutlu yürüyüşünü durdurmaya, toplumsal mühendislik hesaplarıyla Türkiye'yi kargaşa ve kaos iklimine sokmaya, Türkiye'nin rotasını değiştirmeye kimsenin gücünün yetmeyeceğini vurgulayan Bahçeli, Terörsüz Türkiye'den geriye dönüş olmayacaktır. Muhatapları bilsin ki şer cephesinde kurulmaya çalışılan tuzakların farkındayız. Türkiye'nin yaklaşık 50 yıldır mücadele ettiği, birçok insanımızın canına ve malına sebep olan terörden ilelebet kurtulma fırsatı ihanet şebekelerini rahatsız etmektedir. değerlendirmesinde bulundu.
Kardeşliğin güçlendirilmesi, demokrasinin gelişmesi ve Türkiye'nin yükselişinin önündeki engellerin kaldırılmasıyla Türkiye'ye düşman olanların uykularının kaçtığını belirten Bahçeli, şunları kaydetti:
Terör, şiddet ve bölücülüğün zihinlerden de silinmesinden, birlik ve beraberliğin kök salmasından rahatsız olanlar sözde araştırmalar üzerinden toplumu enfekte etmeye çalışsa da milletimizin feraseti kirli oyunları bozacak güçtedir. Terörün tamamen tasfiye edildiği bir Türkiye öngörülebilirliği ve yatırımcı güvenini artıracak, üretim kapasitesini güçlendirecek ve bölgesel ticaret ağlarının merkezinde vatandaşlarımızın refahını artıracaktır. Türkiye'nin terör meselesini, iç cephesini kuvvetlendirmiş, milli birliğini, siyasi ve ekonomik istikrarını sağlamış olarak, milli iradesi içinde çözüme kavuşturması, temel arzumuz ve hedefimizdir. O sebeple gerginlik ve kutuplaşmalara, toplumsal olaylara sebebiyet verebilecek girişimlerden kaçınılmasını hayati önemde görüyoruz.
Emperyalizmin etnik, dini, mezhep temelli ayrıştırıcılık ve kaosu süreklileştirerek siyasi, sosyal ve ekonomik istikrarsızlık üretme çabası bilinmektedir. Terörsüz Türkiye, bölgemizdeki benzer tahriklere ve çatışmalara karşı da bölgesel istikrar ve barışı hedeflemektedir. Milletimiz Terörsüz Türkiye'nin yanında duruyor ve terörün bütün unsurlarıyla gündemimizden çıkmasını istiyor. Terörün zehirli havasının siyasi iklimimizden temizlenmesini, ayrık otlarının güven ve huzur toprağımızdan sökülüp atılmasını diliyor. Demokrasi, hukuk devleti, refah ve güven ikliminin pekişerek hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm vatandaşlarımızı kuşatmasını ve kucaklamasını arzu ediyor. İnanıyoruz ki milletçe provokasyonlara gelmeyecek, bir devlet politikası olan Terörsüz Türkiye hedefi, Türk siyasetinin başarısı, inşallah da topyekün milletimizin eseri olacaktır. Hep birlikte Türk milletiyiz, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti'yiz.