Suriye'deki savaşta eşini ve oğlunu kaybeden Zeydan, evde yetiştirdiği bitkilerle acısını hafifletiyor
Dünya - Muhammed Zeydan: - Eşim ve oğlum severdi bu bitkileri. Biz de onlar için ekmeye devam ettik - Bu ekim, şu yıkıntı görüntüsünü biraz olsun değiştiriyor. Bu yeşilliklerle insanın içi biraz açılıyor
Dünya Haberleri - AHMET KARAAHMET - Suriye'nin başkenti Şam'ın Cobar Mahallesi'nde yaşayan 62 yaşındaki Muhammed Zeydan, savaşta kaybettiği ailesinin acısına rağmen, eşinden yadigar kalan şarapnelle delinmiş tencereye ve evinin avlusuna ektiği sebze ile süs bitkileriyle hayata tutunmaya çalışıyor.
Şam merkeze yakınlığı ve protestoların merkezi olması sebebiyle Cobar, devrik Esed rejiminin yerle bir ettiği mahallelerden biri oldu.
Cobar Mahallesi'nde yıkılmaya yüz tutmuş bir binada tek başına yaşayan Zeydan'ın 4 çocuk babası oğlu, 2012 yılında devrik rejim tarafından alıkonuldu.
Oğlunun akıbetini öğrenmek için başvurmadığı yer kalmayan Zeydan ailesi, oğlunun Sednaya Hapishanesi'nde olduğunu tahmin ediyordu.
Rejimin devrildiği gün oğlunun öldüğü haberini alan Zeydan'ın eşi, yaşadığı üzüntüye dayanamayarak kalp krizi geçirip hayatını kaybetti.
Bu zor günlerle başa çıkmak için Muhammed Zeydan, eşinden kalan şarapnelle delinmiş tencereyi ve evinin avlusunu nane, patlıcan, biber, soğan, kişniş, incir, zeytin ve süs bitkileriyle yeşertti.
Bu ekim, şu yıkıntı görüntüsünü biraz olsun değiştiriyor”
Zeydan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, savaşın yıkıntıları arasında büyüttüğü bitkileri, oğlu ve eşinin anısını yaşatmanın ve geleceğe umutla bakmanın bir yolu olarak gördüğünğü söyledi.
Evinin yıkıntıları arasında oluşturduğu küçük bahçenin savaşın bıraktığı görüntüyü değiştirdiğini belirten Zeydan, Bu ekim, şu yıkıntı görüntüsünü biraz olsun değiştiriyor. Bu yeşilliklerle insanın içi biraz açılıyor. dedi.
Zeydan, bahçesinde farklı sebzeler yetiştirdiğini anlatarak, Biraz su serpiyoruz, ekiyoruz, bazen de ürünlerinden yiyoruz. Yani sadece görüntüyü değiştirmek için uğraşıyoruz. diye konuştu.
Kurduğu küçük bahçenin de kendisine psikolojik olarak iyi geldiğini dile getiren Zeydan, Yolların yeniden işler hale geldiğini, insanların çalıştığını, güvenliğin olduğunu, yeşilliğin bulunduğunu ve her şeyin yeniden mevcut olduğunu görmek bana psikolojik olarak iyi geliyor. şeklinde konuştu.
Zeydan, Eşim ve oğlum severdi bu bitkileri. Biz de onlar için ekmeye devam ettik. ifadelerini kullandı.
Üzerimize beş kat çöktü, hepsi yıkıldı
Savaşta evinin ağır bombardıman altında kaldığını anımsatan Zeydan, yaşanan yıkımın boyutunu, Üzerimize beş kat çöktü, hepsi yıkıldı. sözleriyle anlattı.
Zeydan, yıkıntıların arasında buldukları bazı ev eşyalarını ise hatıra olarak sakladıklarını belirterek, Hatıra olarak bıraktık ki bu anılar kaybolmasın, onları hatırlamaya devam edelim. dedi.
Eşim oğluna olan üzüntüsünden öldü
Zeydan, hayatında yaşadığı en zor olayın oğlunun gözaltına alınması olduğunu söyleyerek, oğlu Semir Zeydan'ın 31 Aralık 2012'de gözaltına alındığını dile getirdi.
Oğlunun son olarak Nahr Aişe kontrol noktasında görüldüğünü öğrendiklerini aktaran Zeydan, daha sonra kendisinden hiçbir haber alamadıklarını ifade etti.
Zeydan, oğlunu bulabilmek için yıllarca farklı yerlere başvurduklarına işaret ederek, rejim döneminde kendilerine farklı gözaltı merkezleri gösterildiğini ancak oğluna ulaşamadıklarını kaydetti.
Rejimin devrilmesinin ardından da oğlunun serbest bırakılan tutuklular arasında olmasını beklediklerini vurgulayan Zeydan, Abbasin Mahallesi, Sednaya Hapishanesi ve Emevi Meydanı'nda yapılan aramalarda da bulamadık. diye konuştu.
Zeydan, rejimin devrilmesinin ardından tutukluların serbest bırakılmasıyla eşi ve ailesinin oğullarına kavuşma umuduna kapıldığını söyleyerek, Fakat oğlumun ölüm haberini aldık. Birkaç gün sonra da eşim oğluna olan üzüntüsünden öldü. dedi.
Şimdi kendimi yeniden doğmuş gibi hissediyorum
Yıllar süren savaşın ardından ülkede güvenlik ve hareketliliğin yeniden oluşmasının kendisine umut verdiğini dile getiren Zeydan, Şimdi kendimi yeniden doğmuş gibi hissediyorum. Sanki yeniden yaşamaya başladık. diye konuştu.
Zeydan, gençlerin artık güven içinde hayatlarını sürdürmesini istediğini belirterek, yeni neslin geleceğe umutla bakmasını temenni etti.