TBMM Başkanı Kurtulmuş, Japonya dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı: (2)
"Ümit ediyorum, İmralı'dan en kısa süre içerisinde terörün bitirildiği ve artık bir terörsüz Türkiye döneminin başladığını ilan edecek açıklama gelir. Tarihler üzerinde durmaktan ziyade, bu işin sağlam bir şekilde ama çok da vakit kaybetmeden bitirilmesi gerektiğini düşünüyorum" - "Tabii ki sürecin sağlıklı bir şekilde yürümesinin ilk adımı da İmralı'dan beklenen o açıklamanın gelmesidir ve Türkiye'nin gündeminden terörün ilanihaye kaldırılmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak hep beraber kendi geleceğimize sahip çıkıyoruz. Bunun için bu açıklamanın hayati bir önemde olduğunu düşünüyorum. Arkası zaten çok süratle gelir" - "Avrupa'daki siyaseti zorlaştıran esas gelişme, hemen hemen Avrupa'nın her ülkesinde aşırı sağın yükselişidir. Zaten zar zor bir arada durabilen ortak Avrupa kimliğinden son derece uzaklaşmış olan AB, ultra milliyetçilik, artı mikro-milliyetçilik dalgalarının yükselmesiyle çok daha zor bir sürece girecektir"
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Ümit ediyorum, İmralı'dan en kısa süre içerisinde terörün bitirildiği ve artık bir terörsüz Türkiye döneminin başladığını ilan edecek açıklama gelir. Tarihler üzerinde durmaktan ziyade bu işin sağlam bir şekilde ama çok da vakit kaybetmeden bitirilmesi gerektiğini düşünüyorum." dedi.
Kurtulmuş, Japonya ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.
DEM Parti heyetinin İmralı ziyaretinin ardından hem kendisiyle hem de siyasi partilerle görüşme gerçekleştirdiği hatırlatılarak, terörist başından gelecek çağrının tarihi ve içeriği ile sonraki süreçte Meclis özelinde nasıl bir çalışma yürütüleceği sorulan Kurtulmuş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin açıklamaları ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da iradesiyle sürecin başladığını ve çok şeffaf bir şekilde yürütüldüğünü söyledi.
DEM Parti'nin Meclisteki partileri, görüşmelerle ilgili bilgilendirmesinin önemli olduğunu, ilgili devlet kurumlarının da sürecin en ince detayına kadar takibini yaptığını belirten Kurtulmuş, şunları ifade etti:
"Ümit ediyorum, İmralı'dan en kısa süre içerisinde terörün bitirildiği ve artık bir terörsüz Türkiye döneminin başladığını ilan edecek açıklama gelir. Tarihler üzerinde durmaktan ziyade, bu işin sağlam bir şekilde ama çok da vakit kaybetmeden bitirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bölgemiz çok hassas bir dönemden geçiyor. Bölgemizdeki esas mesele, özellikle Amerika'nın Irak'ı işgaliyle birlikte hızlanan bölünme ve parçalanma meselesidir. Özellikle etnik, mezhebi ve dini farklılıklar biraz da neo-emperyal projenin bir parçası olarak, sürekli kaşınarak, ayrılıklar körükleniyor. Türkiye olarak bizim bu bölgedeki milli menfaatimiz sadece Türkiye'nin içerisinde terörün bitirilmesi değil, bu bölgenin tamamında istikrarın ve sükunetin sağlanmasıdır. Daha fazla dağılmanın değil, daha fazla bütünleşmenin temin edilmesidir. Dolayısıyla biz kendi bölgemizde işbirliğine dayalı bütünleşme ve ortaklaşmayı artırmak durumundayız. Bunu yaparken de kendimizi bütün tehlikelerden korumak için iç cephemizin kuvvetlendirilmesi gibi hayati bir hususu esas alıyoruz."
Kurtulmuş, 40 yılı aşkın süredir, 40 bin insanın hayattan koparılmasına neden olan, en az 2 trilyon dolar seviyesinde maddi kayba yol açan bir terör belasından bahsettiklerine dikkati çekerek, terör örgütünün uzun yıllar, yabancı devletler ve istihbarat örgütleri tarafından desteklendiğini bildiklerini, bu nedenle terörü bir an önce bitirmenin, Türkiye'nin en önemli önceliklerinden birisi olduğunu vurguladı.
Siyasi kanaatleri ne kadar farklı olursa olsun, herkesin terörün bitirilmesiyle ilgili bu sürece destek olması gerektiğini dile getiren Kurtulmuş, "Tabii ki sürecin sağlıklı bir şekilde yürümesinin ilk adımı da İmralı'dan beklenen o açıklamanın gelmesidir ve Türkiye'nin gündeminden terörün ilanihaye kaldırılmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak hep beraber kendi geleceğimize sahip çıkıyoruz. Bunun için bu açıklamanın hayati bir önemde olduğunu düşünüyorum. Arkası zaten çok süratle gelir." diye konuştu.
İmralı'dan gelecek çağrıya terör örgütünün mukabele etmemesi durumunda nasıl bir süreç işleyeceğine dair soru üzerine Kurtulmuş, "Yani olumsuz senaryo üzerinde konuşmayalım ama Türkiye, en kötü senaryoya karşı da zaten hazırlıklıdır." yanıtını verdi.
- "Trump'ın iş başına gelmesiyle, AB'nin işinin daha zorlaşacağı aşikar"
TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Eskiden Türkiye'yi eleştirenler, şimdi 'Avrupa ordusu Türkiye'siz olmaz' demeye başladı. Türkiye'ye yeni bir Avrupa perspektifi çizilmeye başlandı." dedi.
Kurulmuş, "Siz özellikle Avrupalı mevkidaşlarınızla temaslarınızda 'Avrupa'nın güvenliği Türkiye'siz olmaz' denmesinin izlerini görmeye başladınız mı?" sorusu üzerine, Avrupa Birliği'nin (AB), uluslararası ilişkiler bakımından çok başarılı bir entegrasyon projesi olduğunu ancak AB'nin, eğer ortak bir Avrupa ordusu kuramazsa dağılma sürecine girebileceğini yıllar öncesinden öngördüklerini söyledi.
Bugün gelinen noktada, AB içerisinde temel konularda ortak bir fikir oluşturulamadığına, bu durumun en son Fransa'daki masada, liderlerin yüzlerine ve tavırlarına yansıdığının görüldüğünü aktaran Kurtulmuş, şunları kaydetti:
"Avrupa, kanaatimce, 2014 yılında Kırım'ın ilhakına ses çıkarmayarak, treni çoktan kaçırdı. Dolayısıyla Avrupa'nın güvenliğinin çok zayıf olduğu, Kırım'ın ilhakı sonucunda tescillendi. Trump'ın iş başına gelmesiyle birlikte, AB'nin işinin daha zorlaşacağı aşikardır. Trump'ın, NATO'yu bir yük olarak gördüğü anlaşılıyor. Avrupa siyasetini zor bir dönemin beklediğini söylememiz mümkün. Avrupa'daki siyaseti zorlaştıran esas gelişme hemen hemen Avrupa'nın her ülkesinde aşırı sağın yükselişidir. Zaten zar zor bir arada durabilen ortak Avrupa kimliğinden son derece uzaklaşmış olan AB, ultra milliyetçilik, artı mikro-milliyetçilik dalgalarının yükselmesiyle çok daha zor bir sürece girecektir."
- "Trump ABD'si ile Avrupa arasında denge kurulması kolay olmayacak"
Kurtulmuş, sadece Kırım meselesinin değil, Avrupa'nın siyaseten zorlanmasını sağlayan gelişmelerden birinin de Gazze'deki soykırıma karşı gösterdiği tavır olduğunun altını çizdi.
"Eğer AB, kurucu değerleri olan demokrasi, insan hakları gibi temel konularda gerçekten duyarlı olup, ortak bir ses çıkarabilseydi, masum, mazlum, yaşlı, kadın, çocuk, kimsesiz, Gazze halkının yanında durabilmeyi başarsaydı, Avrupa, insanlık cephesinin öncüsü olurdu." diyen Kurtulmuş, hükümetlerin yapamadığını, vicdan ve insaf sahibi halkların yaptığını, hükümetlerinin politikalarının aksine sokaklara çıkarak, Filistin halkının yanında yer aldığını kaydetti.
Avrupa'nın çok önemli fırsatları kaçırdığı kanaatinde olduğunu belirten Kurtulmuş, "Hele hele bundan sonra bir de Trump ile Avrupa ilişkilerinde denge kurmak öyle çok kolay olmayacak gibi görünüyor. Öte yandan Avrupa'da ciddi bir liderlik sorunu olduğu da aşikar. Bu gelişmeler çerçevesinde Trump ABD'si ile Avrupa ilişkileri arasında bir dengenin kurulması çok kolay olmayacak gibi görünüyor." değerlendirmesinde bulundu.
Kurtulmuş, "Bize gelirlerse? Türk Silahlı Kuvvetlerinin, tam üye olmadan AB ordusunun parçası olması istenirse?" sorusuna, "1963'ten beri AB'nin adaylık sürecinde bulunan bir ülke, her seferinde farklı farklı gerekçeler öne sürülerek ve son derece çifte standartlı gerekçelerle AB üyeliğinin dışına itilmiş bir ülkeden Avrupa'nın çok kolay böyle bir istekte bulunacağını zannetmiyorum." cevabını verdi.
- Siyasetçilere "Herkes, yüz kere düşünüp bir konuşsun" çağrısı
TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Bir beklenti oluşturuluyor Kürt kökenli insanlarda. Öcalan çağrı yapacak, karşılığında bir şeyler alacağız, Kemalizmin Türk tanımlaması bitecek, anayasadaki Türklük tanımlaması dahil olmak üzere Türkiyeli diye bir kavram gelecek vesaire... Şimdi böyle bir pazarlık sürecinde değiliz değil mi?" sorusuna şu yanıtı verdi:
"Hayır, kesinlikle. Biz, hepimiz ortak bir medeniyetin çocuklarıyız, aynı vatanın evlatlarıyız, aynı bayrağın altında yaşayan insanlarız. Esas meselemiz Türkiye'de birliği, dirliği sağlamak ve bu bölgesel şartlar altında Türkiye'nin iç cephesini tahkim etmektir. Bize bu kadar fatura ödeten, on binlerce insanımızın ölmesine, bu kadar büyük yılları kaybetmemize neden olan bu sorunun ortadan kaldırılması için anahtar, Kürt'ün onurunu, Türk'ün gururunu koruyacak çözümleri ortaya koymaktır. Kürt'ün onuru derken şunu kastediyorum, her bir vatandaşımızın gerçekten eşit yurttaşlık temelinde, kendisine bir ayrımcılık yapılmadığını hissettiği bir iklimin oluşturulmasıdır. Öte taraftan Türklerin de hiçbir şekilde 'Gizli saklı bir pazarlık yapılıyor, bir şeyler alınıyor, bir şeyler veriliyor. Burada bizim de anlamadığımız birtakım işler dönüyor' manasında bir tereddüt içerisinde olmamaları sağlanmalıdır. Süreç halkımızın ve siyasetin murakabesinde şeffaf bir şekilde yürütülmektedir."
TBMM Başkanı olarak özellikle siyasetçilerden bir ricası bulunduğunu dile getiren Kurtulmuş, "Herkes, yüz kere düşünüp bir konuşsun. Konuşmak kolaydır. Ağızdan çıkan sözü geri almak zordur. Mühim olan iyi bir iş yapmak, Türkiye'nin on yıllar boyunca devam eden terör sorununu bitirerek, önümüzdeki döneme gençlerimize, torunlarımıza, gelecek nesillere rahat edeceği bir Türkiye'yi bırakmaktır. Türkiye'nin artık terör diye bir meselesi olmamalıdır." ifadelerini kullandı.
(Bitti)