Kazakistan'da 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlandı
Kazakistan - Kazakistan'ın başkenti Astana'da, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla kutlama töreni düzenlendi.
Kazakistan Haberleri - Kazakistan'ın başkenti Astana'da, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla kutlama töreni düzenlendi.
Türkiye'nin Astana Büyükelçisi Mustafa Kapucu ve Askeri Ataşe Albay Müjdat Bektaş'ın ev sahipliğinde Büyükelçilik rezidansında düzenlenen törene, Kazakistan Savunma Bakan Yardımcısı Tuğgeneral Şayh-Hasan Jazıkbayev'in yanı sıra Kazakistan Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, Astana'daki yabancı büyükelçiler ve askeri ataşeler ile Türk kurum ve kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Şehitlerin anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan törende, İstiklal Marşı ve Kazakistan Milli Marşı okundu.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin tanıtım videosunun gösterildiği törende, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 30 Ağustos Zafer Bayramı tebrik mesajı okundu.
Büyükelçi Kapucu, törende yaptığı konuşmada, Türk milletinin kaderini tayin eden ve İstiklal Savaşı'nı kesin zafere dönüştüren Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin zaferini kutlamak ve bu zaferi yaşatan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitleri saygı ve minnetle anmak üzere kardeş Kazakistan'da bir araya gelmekten duyduğu mutluluğu dile getirdi.
İstiklal mücadelesinin yalnızca Anadolu topraklarında verilen bir bağımsızlık mücadelesi olmadığını belirten Kapucu, bu mücadelenin bütün Türk dünyasının gönlünde yankı bulan bir hürriyet çağrısı olduğunu söyledi.
Kapucu, 30 Ağustos Zaferi'nin askeri başarının ötesinde diplomatik açıdan da bir dönüm noktası olduğunu vurgulayarak, zaferle birlikte Türk milletinin bağımsız yaşama hakkını ortadan kaldırmayı hedefleyen Sevr Antlaşması'nın fiilen geçersiz hale geldiğini ve Türkiye’nin Lozan görüşmelerine eşit şartlarda oturabilmesinin zemininin oluştuğunu kaydetti.
Zaferin, Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetinin tek ve meşru otorite olduğunu perçinlediğini ve Cumhuriyetin temellerini attığını belirten Kapucu, söz konusu mücadelenin sömürge yönetimi altındaki Asya ve Afrika'daki pek çok halk için de ilham kaynağı olduğunun altını çizdi.
Türk savunma sanayisindeki dönüşüm
Kapucu, kurtuluş mücadelesi ve cumhuriyetin kuruluşunda önemli rol oynayan zaferin ardından Türk ordusunun kendisini sürekli geliştirdiğine dikkati çekerek, Türk Silahlı Kuvvetlerinin zamanla dünyanın en güçlü ve büyük silahlı kuvvetleri arasında yerini aldığını söyledi.
Türkiye'nin geçmişte dışa bağımlılığın getirdiği kısıtlamaları ve ambargoları tecrübe ettiğine işaret eden Kapucu, bugün ülkenin kendi teknolojisini geliştiren ve ihraç eden bir konuma yükseldiğini ifade etti.
Milli savunma sanayisinin yalnızca askeri bir başarı olmadığını belirten Kapucu, bunun yapay zekadan siber güvenliğe, yazılımdan malzeme bilimine kadar geniş kapsamlı bir teknoloji hamlesi olduğunu kaydetti.
Kapucu, Türkiye'nin savunma sanayisindeki dönüşümünü yerlilik oranının yüzde 20'lerden yüzde 80'in üzerine çıkması, KAAN, HÜRJET, Bayraktar TB3 ve ANKA-3 gibi hava platformları, TCG Anadolu ve MİLGEM projeleri ile Altay tankı, SİPER, HİSAR ve TAYFUN gibi kara ve füze sistemleri üzerinden değerlendirdi.
Modern Türk Silahlı Kuvvetlerinin iç güvenlik, terörle mücadele, uluslararası ve bölgesel barış ile istikrarın korunmasının yanı sıra dünyanın farklı bölgelerindeki insani yardım ve barışı destekleme faaliyetlerine katkı sağladığını belirten Kapucu, bu kabiliyetlerin Türkiye’nin caydırıcılığını güçlendirdiğini vurguladı.
Ortak tarih ve kardeşlik bağları, bugün stratejik ortaklığa dönüştü
Kapucu, Anadolu'nun işgale uğradığı dönemde Kazak halkının duaları, gönül destekleri ve imkanları ölçüsünde yaptıkları yardımlarla Kurtuluş Savaşı'na destek verdiğini belirterek, iki ülke arasındaki ortak tarih ve kardeşlik bağlarının bugün stratejik ortaklığa ve her alanda örnek işbirliğine dönüştüğünü söyledi.
Türkiye ve Kazakistan silahlı kuvvetlerinin bağımsızlıktan bu yana karşılıklı güven ve işbirliği temelinde ortak çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Kapucu, iki ülkenin bu işbirliğini artırarak devam ettirme ve mevcut kırılgan güvenlik ortamında bölgesel ve küresel barış ile güvenliğe katkı sağlama konusunda güçlü bir iradeye sahip olduğunu ifade etti.
Kapucu, konuşmasının sonunda Büyük Zafer'in Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, silah arkadaşlarını ve aziz şehitleri rahmetle, gazileri minnetle andı.
Türkiye'de her yıl yaklaşık 100 Kazakistanlı asker eğitim görüyor
Kazakistan Savunma Bakan Yardımcısı Jazıkbayev de bugün küresel ve bölgesel düzeyde giderek artan gerilimlerin dünyada endişeye yol açtığını söyledi.
Türkiye'nin silahlı kuvvetlerinin bölgesel krizlere karşı koymanın yanı sıra küresel barışa yönelik tehditlerle mücadele edebilecek kapasiteye sahip olduğunu belirten Jazıkbayev, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ülke ve dünya güvenliğinin sağlanmasına katkıda bulunduğunu ifade etti.
Jazıkbayev, uluslararası askeri işbirliği çerçevesinde muharebe hazırlığının geliştirilmesine yönelik uygulamalı faaliyetlere büyük önem verdiklerini vurgulayarak, Kazakistan Silahlı Kuvvetlerinin Türkiye'de düzenlenen EFES, Kış ve Anadolu gibi uluslararası askeri tatbikatlara düzenli olarak katıldığını kaydetti.
Türkiye'nin Kazak askeri personelinin eğitimindeki rolüne değinen Jazıkbayev, Türkiye'nin askeri eğitim modelinin iki ülke arasındaki kültürel ve zihniyet ortaklığı ve yakınlığı dikkate alındığında Kazakistan'ın ihtiyaçlarıyla büyük ölçüde örtüştüğünü söyledi.
Jazıkbayev, Türkiye'deki yüksek askeri eğitim kurumlarında her yıl yaklaşık 100 Kazakistanlı asker eğitim görüyor. Halihazırda da 100'den fazla kursiyer ve subay eğitim alıyor. dedi.
Bu alandaki karşılıklı işbirliğinin gelecekte de devam edeceğine inandığını belirten Jazıkbayev, Türkiye halkını ve Türk Silahlı Kuvvetlerini Zafer Bayramı dolayısıyla bir kez daha kutladı.
Jazıkbayev, Türk halkına huzur, geleceğe güven, Türk Silahlı Kuvvetlerine başarı ve esenlik dileyerek, Zafer Bayramınız kutlu olsun. Türkiye'nin bağımsızlığı daim olsun. ifadelerini kullandı.