Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü Öztop, AA Finans Masası'na konuk oldu: (2)
Ekonomi - Yapay zekayı bir şekilde içselleştirmemiz lazım. İçselleştirdiğiniz zaman siz ülkede hakikaten diğer rakiplerinizden bir şekilde farklılaşacaksınızdır. Bu konuda da herkes yoğun bir çaba içerisinde ve buna yönelik olarak yatırımlar da yapılıyor - Olaya sadece mali açıdan bakmıyoruz. O yatırımın bir şekilde sürdürülebilir kalkınma amaçlarına ne kadar dokunduğunu, neye dokunduğunu bir şekilde ölçüyoruz ve buna göre kredilerimizi veriyoruz
Ekonomi Haberleri - Finans Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak soruları yanıtladı.
Öztop, yapay zekanın gelişimine ve bu alanda yaptıkları çalışmalara değinerek, yapay zekanın mevcut iş yapış şekline dahil edildiğinde daha verimli ve etkin çalışılabileceğini söyledi.
Bankacılık sektörünün yapay zekayı daha çok kullandığına işaret eden Öztop, özellikle finteklerin burada rol almaya başladıklarını ve pazar payı elde ederek ciddi büyüme kaydettiklerini belirtti.
Öztop, banka olarak yapay zekayı önceliklendiren ve yapay zeka fikirlerinin bir şekilde ticarileştirilmesine olanak sağlayan Türkiye Kalkınma Fonu'na sahip olduklarını söyledi ve bu fonun detaylarından bahsetti.
Tüm bunlarda yapay zekanın çok kritik rol aldığına dikkati çeken Öztop, şöyle devam etti:
“Yapay zekayı bir şekilde içselleştirmemiz lazım. İçselleştirdiğiniz zaman siz ülkede hakikaten diğer rakiplerinizden bir şekilde farklılaşacaksınızdır. Bu konuda da herkes yoğun bir çaba içerisinde ve buna yönelik olarak yatırımlar da yapılıyor. Bunun sonuçlarını alabilenler, erken alanlar var. Daha da uzun vadede alanlar, orta uzun vadede alacak olanlar var ama bundan kaçılmaz. Bunu tabii ki siz özellikle çalışanlarınıza da bir şekilde anlatmanız gerekiyor. Çünkü bu çalışanlarınızda, bazılarının içinde bir risk unsuru da olabiliyor. Çünkü onların açıkçası varlıklarını da tehdit eden bir unsur haline de gelebiliyor. Bunu da müşahede ediyorum ben sektörde.”
Yapay zekayı iş modeli olarak sağlayabilecek olan kurumları da şirketleri de desteklemek misyonumuz
Öztop, bankacılıkta yapay zekanın kullanılmasının bir diğer önemli noktasının verilerin korunması konusu olduğunu dile getirdi.
Bankacılıkta kişisel verilerin korunmasının çok kritik bir konu olduğunu belirten Öztop, “Dolayısıyla o anlamda da riskleri iyice bertaraf etmeniz gerekiyor. Riskleri bir şekilde minimize etmeniz gerekiyor ki buna yönelik olarak bu alanda faaliyet gösteresiniz. Dolayısıyla biz banka olarak bunu içselleştirip bu alanda çalışmalar devam ettiriyoruz. Özellikle her aşamamızda yani kredi başvurusundan incelemesi aşamasına kadar, kredi notuna kadar, kullandırma aşamasına kadar daha sonra bunun etkilerini de görmek istiyoruz. diye konuştu.
Öztop, kalkınma ve yatırım bankalarının sadece olayın finansal boyutuyla ilgilenmediğini, olayın çevresel ve sosyal boyutuyla da ilgilendiğini bildirdi.
Bir projeyi analiz ederken sadece iktisadi, teknik ve mali açıdan değerlendirmediklerini, aynı zamanda çevresel ve sosyal açıdan da değerlendirmek durumunda olduklarına işaret eden Öztop, öte yandan yapay zekayı üretenleri de desteklemek gerektiğini vurguladı.
Öztop, startup ekosisteminde de önemli bir rolleri olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
Yaklaşık 11 tane alt fonumuz var ve 7 milyar lira üzerinde bir aktif büyüklüğüne ulaşma şeyimiz var ve burada yaklaşık 96 milyon dolara yakın şimdiye kadar yatırım yaptık, fon büyüklüğü anlamında. Yönettiğimiz büyüklük ise yaklaşık 7 milyar lira ama baktığınız zaman yaklaşık olarak da 4,5 milyar liralık bir büyüklüğümüz var. Buna yönelik de kaynak aktarmaya devam ediyoruz ve hala kaynaklarımız var. Bu olay, bu iş kolu bizim için vazgeçilmez konulardan bir tanesi. Dünyadaki bütün kalkınma kuruluşlarında zaten bu yapı var.
Tabii krediden nispeten biraz daha küçüktür ama risk aşamasında biz KOBİ'lere kadar gelip, KOBİ'leri de desteklemesi açısından Bölgesel Kalkınma Fonumuz da örneğin KOBİ'leri destekleyen bir fondur. Ama sadece bizim sonuçta rakip olarak görmüyoruz, ekosistemdeki diğer fonlara da kaynak sağlıyoruz. Bizler devletin bankası olarak biz de kaynak sağlayalım ki başkaları da bunlara para vermiş olsunlar, onlara yatırım yapmış olsunlar, onlar da gitsinler. Sonuçta bu tip startuplara para koysunlar ve yatırım yapsınlar şeklinde bir stratejimiz var.
Yapay zekayı sadece kendi iş yapış modelleri olarak görmediklerini anlatan Öztop, onu bir şekilde iş modeli olarak sağlayabilecek olan kurumları da şirketleri de desteklemek gibi bir misyonları olduğunu söyledi.
Yapay zeka ile çok daha hızlı süreç yönetimine sahip oluyorsunuz
İbrahim Öztop, risk analizlerinde yapay zekanın rolüne ve kullanımına vurgu yaparak, verinin doğru ve verimli kullanılmasının önemli bir konu olduğunu dile getirdi.
Öztop, verinin tanımını yapanın insan olduğunu kaydederek, Veriyi ne kadar hızlı işleyebilme kabiliyetini yapay zekayla sağlayabildiğiniz zaman siz açıkçası bu konuda bir adım daha önde oluyorsunuz. Neden? İşinizi çok daha hızlı yapıyorsunuz. Çok daha hızlı bir süreç yönetimine sahip oluyorsunuz. Bu da size dolayısıyla daha çok kaynak sağlayabiliyor. Sonuçta biz de burada günün sonunda teknoloji, insan ve sermayeyle iş yapan bir yapıya sahibiz. Bankacılığı bu şekilde tanımlayabiliriz. şeklinde konuştu.
Riskin kendileri için çok önemli bir konu olduğunu aktaran Öztop, bu anlamda yetkinliklerini de giderek artırdıklarını ve burada oluşabilecek riskleri BDDK'nın talimatları doğrultusunda yönetmeye çalıştıklarını bildirdi.
Sürdürülebilir temalı kredilerimizin oranı yaklaşık yüzde 96
TKYB Genel Müdürü Öztop, yenilenebilir enerji ve sürdürülebilirlik yatırımlarına değinerek, şu anda sürdürülebilir temalı kredilerinin oranının yaklaşık yüzde 96 olduğunu paylaştı.
Öztop, 17 sürdürülebilir kalkınma amacından 15'ine dokunabildiklerini vurgulayarak, Olaya sadece mali açıdan bakmıyoruz. O yatırımın bir şekilde sürdürülebilir kalkınma amaçlarına ne kadar dokunduğunu, neye dokunduğunu bir şekilde ölçüyoruz ve buna göre kredilerimizi veriyoruz. dedi.
İklim odaklı finansmanın kredilerdeki payının ise yüzde 56 olduğunu dile getiren Öztop, Burada özellikle enerji verimliliği, yeşil enerji, hidroelektrik santrallerle başladık biz bu işe. Daha sonra rüzgar santrali ve son dönemlerde de çok ağırlıklı olarak güneş ve rüzgar santrali. Şimdi de depolamalılara girdik. Bir dönem jeotermal kaynağımız da vardı. Burada elektrik dağıtım tarafında da enerji verimliliğine yönelik yatırımları da finanse ettik, ediyoruz hala ama şu andaki dönemde özellikle güneş ve depolamalı, rüzgar depolamalı alanda devletimizin uygulamaya koymuş olduğu bazı teşvikler var. Bu teşviklerden faydalanan yatırımcılarımızın bu anlamdaki yatırımlarını finanse ediyoruz. ifadelerini kullandı.
Öztop, enerji portföylerinin bir dönem yüzde 55-60'lara çıktığını, imalat sanayinin payının artmasıyla bu oranın şu anda yüzde 45'lere gerilediğini söyledi.
Devletin üçüz dönüşüm kapsamında yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm ve sosyal dönüşüm alanlarındaki hedeflerine katkı sağlamaya çalıştıklarını anlatan Öztop, Bu bizim için depremde de sonuçta ciddi bir sosyal dönüşüm var. Orada da tabii ki devletimiz yaraları sardı, konutlar yapıldı ama oradaki istihdamın tekrar sağlanması, üretimin tekrar ayağa kalkması adına şu anda orayı önceliklendiren bir kredi ürünümüz var. Dolayısıyla orada fiilen özellikle o bölgedeki kredileri önceliklendiriyoruz. açıklamasında bulundu.
Öztop, olaya sadece yeşil dönüşüm olarak bakmadıklarını, dijital dönüşümü ve sosyal dönüşümü de aynı zamanda önceliklendirdiklerini kaydederek, bu kapsamda kaynaklarını yatırımcıların kullanımına sunduklarını sözlerine ekledi.
(Bitti)