Türkiye'nin CDS'i 6,5 ayın en düşük seviyesine indi

TAKİP ET

Ekonomi - Spinn Danışmanlık Kurucu Ortağı ve Ekonomist Özlem Derici Şengül: - Ön plana çıkan faktör biraz daha küresel koşullar, petrol fiyatlarının gerilemesi, savaş halinin bir parça daha durulması diyebiliriz. Önümüzdeki dönemde TCMB'nin faiz indirimi olasılığının artmış olması da etkili - Yatırım Finansman Strateji ve Yatırım Danışmanlığı Departmanı Müdürü Seda Yalçınkaya Özer: - TCMB'nin yaklaşık altı aylık aranın ardından haftalık repo ihalelerine dönmesi kritik bir sinyal. Fonlama maliyetinin gecelik yüzde 40 bandından, resmi politika faizi olan yüzde 37'ye doğru çekilmesi, sıkılaşmadan çıkışın somut bir adımı olarak okunuyor ve eylülde faiz indirimi ihtimalini yeniden gündeme taşıyor

Ekonomi Haberleri - ALİ CANBERK ÖZBUĞUTU - Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), Orta Doğu'da jeopolitik risklerin azalabileceği beklentileri ve yurt içinde likidite yönetimine ilişkin atılan adımların etkisiyle 217 baz puana inerek 18 Şubat'tan bu yana en düşük seviyesine geriledi.

Orta Doğu'da süregelen jeopolitik gelişmeler dünya ekonomilerini etkilemeye devam ediyor. Bölgede kalıcı bir barışın tesis edilebileceğine ilişkin umut veren haberlerle gelişmekte olan ülke risk primleri gerileme eğilimine girdi.

ABD hükümetinin, İran ile yaşanan çatışmalar sırasında tahliye edilen bazı büyükelçiliklerine diplomatlarını geri göndermeye hazırlandığının öne sürülmesi ve arabulucu ülkelerin taraflar arasındaki müzakerelerin yeniden başlayabileceğine ilişkin açıklamaları, olası bir anlaşmaya yönelik iyimserliği artırdı.

Orta Doğu'da ABD ile İran arasında bir süredir kesilen diplomatik temasların yeniden başlayabileceğine ilişkin beklentiler bölgede jeopolitik risk algısının azalmasına katkı verdi.

Söz konusu gelişmeler, enerji tedarikine ilişkin endişeleri azaltırken petrol fiyatları yaklaşık son bir ayın en sert günlük düşüşünü kaydetti. Petrol fiyatlarındaki gerilemenin enflasyon endişelerini hafifletmesiyle ABD tahvil faizlerinde de düşüş yaşandı.

Ekim vadeli Brent petrolün varil fiyatı dün yüzde 3,9 azalışla 88,6 dolara gerilerken ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi de yaklaşık 7 baz puan düşüşle yüzde 4,63'e indi.

TCMB'den likidite yönetimi adımı

Orta Doğu'daki tansiyona ilişkin olumlu gelişmelerle petrol fiyatlarındaki gerileme bu eğilime destek verirken yurt içinde atılan adımlar da risk priminin gerilemesine katkı sağladı.

Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), Orta Doğu'da jeopolitik risklerin azalabileceği beklentileri ve yurt içinde likidite yönetimine ilişkin atılan adımların etkisiyle 217 baz puana inerek 18 Şubat'tan bu yana 6,5 ayın en düşük seviyesine geriledi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) pazar günü 1 Mart 2026'da ara verilen bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlanmasına karar verildiğini bildirdi. Karar, TCMB'nin Türk lirası likidite yönetimi çerçevesinde alındı.

Orta Doğu'da 28 Şubat'ta başlayan ABD/İsrail-İran Savaşı sonrasında finansal piyasalarda artan oynaklığın ekonomik etkilerini sınırlamak ve olası piyasa dalgalanmalarını hafifletmek amacıyla TCMB, mart ayında bir hafta vadeli repo ihalelerine ara vermişti. Bu süreçte bankaların likidite ihtiyacı ağırlıklı olarak yüzde 40'lık gecelik borç verme faiz oranı üzerinden karşılanıyordu.

Olağan dışı piyasa koşullarında bankanın daha sıkı ve kontrollü bir fonlama stratejisine geçtiğine işaret eden bu uygulama pazar günü alınan kararla sona erdi.

TCMB'nin yeniden haftalık repo kanalını devreye alması, likidite yönetiminde olağan operasyonel çerçeveye dönüş sinyali olarak değerlendirildi.

Söz konusu gelişmeler kapsamında Türkiye'nin 2 yıllık tahvil faizi, 2 Temmuz'dan beri ilk kez yüzde 40 seviyesinin altına sarktı. Uzun vadeli tahvil tarafında sınırlı geri çekilme göze çarptı.

Ön plana çıkan faktör biraz daha küresel koşullar, petrol fiyatlarının gerilemesi, savaş halinin bir parça daha durulması

Spinn Danışmanlık Kurucu Ortağı ve Ekonomist Özlem Derici Şengül, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primindeki düşüşte birkaç faktörün etkili olduğunu belirterek, bunlar arasında en doğrudan etkinin tahvil faizlerindeki gerilemeden kaynaklandığını söyledi.

Enflasyon beklentilerinde henüz anlamlı bir iyileşme olmadığını ifade eden Şengül, ülke risk priminin bileşenleri ayrıştırıldığında kur riski ve diğer makroekonomik risklerde de çok büyük bir değişiklik görülmediğini dile getirdi.

Tahvil faizlerini aşağı çeken unsurların CDS'teki düşüşte daha belirleyici olduğunu belirten Şengül, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) haftalık repo ihalelerine yeniden başlamasının da faktörlerden biri olarak değerlendirilebileceğini ancak bunun henüz fiili fonlama maliyetlerine yansımadığını kaydetti.

Şengül, şu değerlendirmeleri yaptı:

Ön plana çıkan faktör biraz daha küresel koşullar, petrol fiyatlarının gerilemesi, savaş halinin bir parça daha durulması diyebiliriz. Önümüzdeki dönemde TCMB'nin faiz indirimi olasılığının artmış olması da etkili. Bunları bir araya getirdiğimiz zaman TCMB'nin rezervleri kuvvetleniyor yine bu da toplam ülke risk primine pozitif katkıda bulunan bir başka unsur. Bunları bir araya getirdiğimiz zaman CDS'de önemli bir geri çekilme gördük.

CDS'teki düşüşün kalıcı olup olmadığının sorgulanması gerektiğini vurgulayan Şengül, gelecek dönemde çeşitli risklerin öne çıkabileceğini belirtti.

Şengül, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarının Türkiye'yi de etkileyecek bir boyuta ulaşmasının ilk risk unsuru olduğunu kaydederek, Türkiye'nin İran'dan önemli miktarda doğal gaz ithal ettiğine dikkati çekti.

ABD'nin İran'a finansman sağlayan kanalları kapatmaya yönelik adımlarının Türkiye'yi de etkilemesinin mümkün olduğunu vurgulayan Şengül, yaptırımların sonuç vermediği yönünde bir değerlendirme oluşması halinde bölgede çatışmaların yeniden tırmanabileceğini ve bunun da petrol fiyatlarında yeni bir yükselişe yol açabileceğini söyledi.

Enflasyon beklentilerindeki seyri de üçüncü önemli risk olarak tanımlayan Şengül, son verilerde reel sektör ve hane halkının enflasyon beklentilerinde bozulma görüldüğünü aktardı.

Şengül rezerv birikiminin yavaşlaması veya tersine dönmesi ihtimalinin daha düşük olasılıklı olmakla birlikte riskler arasında bulunduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

Bunlar CDS'teki düşüşün kalıcı olmasını engelleyebilecek gelişmelere aday. Yurt dışında İran konusu yurt içinde TCMB politikalarının tahvil faizlerine yansımaları olacak. Eğer buradaki gevşemenin devam ettiğini görürsek bileceğiz ki ülke risk primi aşağı geldiği için burada gevşeme söz konusu oluyor. Dolayısıyla CDS ve tahvil faizleri aynı anda düşüyor sonucunu çıkaracağız.

Küresel tarafta gelişmekte olan ülke risk primlerinde genel bir daralma var

Yatırım Finansman Strateji ve Yatırım Danışmanlığı Departmanı Müdürü Seda Yalçınkaya Özer de CDS'teki düşüşü hem küresel taraf hem de yurt içi dinamikler açısından okumak gerektiğini belirtti.

ABD'nin yaptırımlarda Çin bankalarını doğrudan hedeflememesi ve İran-Pakistan-Umman görüşmelerinden gelen diplomasi beklentisinin petrolün risk primini azalttığını dile getiren Özer, ABD'nin, İran'a askeri değil ekonomik baskı stratejisine geçtiğini bildirdi.

Özer, askeri çatışma riski azalınca savaş priminin bir miktar gerilediğini ifade ederek, Küresel tarafta gelişmekte olan ülke risk primlerinde genel bir daralma var. Başka bir deyişle, Orta Doğu'daki gerilimin nispeten yatışması ve emtia fiyatlarındaki gerileme, sadece Türkiye'ye özgü değil, EM (gelişen piyasalar) geneline yayılan bir risk iştahı artışı yaratıyor. Buna karşılık İran’ın Hürmüz’e yönelik fiilî bir misillemesi mevcut fiyatlamayı hızla tersine çevirebilir. dedi.

CDS'teki düşüşün tek başına her şey yolunda şeklinde okunmaması gerekliliğine değinen Özer, Türkiye açısından petrolün 90 doların altına gerilemesinin cari açık, akaryakıt fiyatları, enflasyon ve TCMB'nin faiz alanı bakımından net pozitif durumda olduğunu kaydetti.

Özer, sözlerini şöyle tamamladı:

TCMB'nin yaklaşık altı aylık aranın ardından haftalık repo ihalelerine dönmesi kritik bir sinyal. Fonlama maliyetinin gecelik yüzde 40 bandından, resmi politika faizi olan yüzde 37'ye doğru çekilmesi, sıkılaşmadan çıkışın somut bir adımı olarak okunuyor ve eylülde faiz indirimi ihtimalini yeniden gündeme taşıyor. Piyasa bunu, enflasyonda kademeli yavaşlamayla birlikte normalleşme sürecinin devam ettiğinin teyidi olarak fiyatlıyor.

CDS Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi