
Dünya Haberleri - Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in önerdiği "acil güvenlik protokolünün" NATO ile uyumlu olması gerektiğini bildirdi.
Kallas, Brüksel'de yaz tatilinin ardından düzenlenen ilk resmi AB Savunma Bakanları toplantısının ardından basına yaptığı açıklamada, bakanlarla "acil güvenlik protokolü" hakkında görüştüklerini belirtti.
Protokolün "gri bölge" saldırılarına yanıt vermek için koordinasyon mekanizması sağlamasının planlandığını aktaran Kallas, "Bu, NATO'yu tamamlayıcı bir nitelik taşıyacak ve AB'ye Rusya'nın hibrit saldırılarına karşı daha sağlam bir yanıt verme imkanı tanıyacaktır." dedi.
Kallas, protokolün nasıl işleyeceğine dair bir şey söylemek için henüz erken olduğunu belirterek, üye ülkelerin yanı sıra NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile de protokol üzerinde çalışmaları gerektiğini ifade etti.
"Acil güvenlik protokolünün" silahlı saldırı niteliği taşımayan ve NATO'nun 5. maddesinin kapsamının dışında kalan saldırı anında AB üyesi ülkelerin neler yapabileceğine odaklandığını kaydeden Kallas, "Birçok üye ülke, bunun NATO ile kesinlikle birbirini tamamlayıcı nitelikte olması gerektiğini vurguluyor. Ek bir şey oluşturmuyoruz. Bu iki yapı el ele çalışmalıdır." diye konuştu.
Kallas, von der Leyen'in hibrit saldırıların NATO üyesi olmayan AB ülkesine yapılması durumunda Birliğin ortak yanıt belirlemesi için böyle bir protokol önerdiğini aktararak konu üzerinde çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi.
Savunma
Avrupa'nın savunma hazırlık durumuna ilişkin Avrupa Savunma Ajansı'nın (EDA) raporunu görüştüklerini aktaran Kallas, "2030 savunma hedeflerimize ulaşabilmek için Avrupa'nın daha hızlı ve daha etkili bir şekilde yeniden silahlanması gerekiyor. Avrupa'nın savunma yatırımları, yetenek geliştirme, inovasyon ve endüstriyel kapasite konularında ölçek ve hız açısından kararlı bir değişime ihtiyacı var." diye konuştu.
Kallas, üye ülkelerin ortak askeri ihtiyaçlarını belirleyen, savunma projelerini ve ortak alımlarını koordine eden EDA'nın özellikle ortak tedarik ve yenilikçilik alanlarında ek personel alımı gibi tedbirlerle Avrupa'nın savunma hazırlıklarında daha büyük rol üstlenmesi teklifinin de kabul edildiğini açıkladı.
Seyrüsefer serbestisi
Bakanlarla seyrüsefer serbestisi konusunu da ele aldıklarını belirten Kallas, kritik deniz geçiş noktaları olan Hürmüz ve Babulmendeb boğazları ile Karadeniz'deki aksamaların etkilerinin bölgelerin çok ötesine uzandığını vurguladı.
Kallas, iki üye ülkenin AB'nin Kızıldeniz'deki Aspides misyonuna ek destek sağlama konusunda sinyal verdiğini aktararak "Mesele sadece gemi sayısı değil, aynı zamanda gemilerin niteliğidir. Örneğin Aspides'in mayın tarama görevi bulunmuyor. Bu da fırkateynlere, hava savunma desteğine ve (ticari) gemilere eskortluk yapabilecek nitelikte gemilere ihtiyaç duyulduğu anlamına geliyor." ifadesini kullandı.
Ukrayna
Ukrayna'nın Patriot hava savunma sistemlerinde kullanılan ABD yapımı PAC-3 füzelerini satın almasına da imkan sağlayacak finansmanı onayladıklarını hatırlatan Kallas, füze üretiminin zaman aldığını, üye ülkelerin kendi stoklarındaki füzeleri Kiev'e gönderebileceğine işaret etti.
Kallas, Ukraynalı askerlere eğitim ve danışmanlık sağlayan AB Askeri Yardım Misyonu'nun (EUMAM) görev süresini 2 yıl uzatma kararını içeren stratejik gözden geçirme sürecinin ilk adımında anlaştıklarını dile getirdi.
Kiev'de Rusya-Ukrayna Savaşı'ndan "çıkarılan derslere odaklanacak ve askeri eğitimi güçlendirmeyi amaçlayan" koordinasyon birimi kuracaklarını ifade eden Kallas, ayrıca, bugün Hollanda'nın destek açıklamasının ardından Ukrayna'daki 2 askeri eğitim merkezinin modernizasyonunun finanse edilmesi konusunda ilerleme sağlandığını belirtti.
Rusya'nın savaşı finanse etme kapasitesini azaltmak için "gölge filosu"na karşı yapılan operasyonların koordinasyon içinde sürmesi gerektiğini kaydeden Kallas, AB'nin Akdeniz'deki IRINI deniz operasyonunun son aylarda bu filoya ait olduğu tespit edilen 6 gemiye çıkma operasyonu düzenlediğini hatırlattı.
Kallas, Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul'dan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'la görüşmesi hakkında bilgi aldığını aktardı.
Lavrov'un görüşmenin ardından "alaycı yorumlarda" bulunduğunu öne süren Kallas, bunun "Rusya'nın barışla ilgilenmediğini ortaya koyduğunu" söyledi.


