Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, Gaziantep’te konuştu

Gaziantep - Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, kadınların iklim değişikliğiyle mücadelede ve yeşil dönüşüm sürecinde önemli rol üstlendiğini belirtti.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, Gaziantep’te konuştu
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, Gaziantep’te konuştu [Fotoğraf: Anadolu Ajansı]

Gaziantep Haberleri - Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, kadınların iklim değişikliğiyle mücadelede ve yeşil dönüşüm sürecinde önemli rol üstlendiğini belirtti.

Göktaş, Gaziantep'te bir otelde düzenlenen "İklim, Çevre, Kadın 2030 Yöneten Kadın Liderler Forumu"nda yaptığı konuşmada, Manisa'nın Soma ilçesinde meydana gelen maden kazasında hayatını kaybeden işçilere Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı diledi.

Bakanlığın psikososyal destek ekiplerinin ilk andan itibaren sahada olduğunu vurgulayan Göktaş, madenci ailelerine destek vermeye devam edeceklerini söyledi.

İklim değişikliğinin yalnızca çevre değil, aynı zamanda adalet, kalkınma ve aile meselesi olduğunu ifade eden Göktaş, şöyle konuştu:

"Kuraklık, sel ya da sıcak hava dalgası bir ülkeyi vurduğunda ilk önce hanenin sofrasını, çocuğun okulunu, yaşlının bakımını etkiler. Kadınlar yalnızca iklim krizinin mağduru değil aynı zamanda bu sorunla mücadelenin ve çözümün de öznesidir. Avrupa Merkez Bankası'nın 2 bin şirketi inceleyen araştırmasına göre, kadın yönetici oranı arttıkça şirketlerin karbon salımı düşüyor. Yani kadınlar karar masasında olduğunda gezegen kazanıyor. Dünya artık kadınların iklim mücadelesindeki rolünü tartışmıyor. Bu rolün nasıl güçlendirileceğini konuşuyor. Şimdi sıra bu ortak iradeyi sahaya indirmemizin tam zamanı."

İklim hedefinin gerçekleşmesi için kadınların güçlenmesi gerektiğini belirten Göktaş, kırsalda toprağı işleyen, şehirde suyu ve enerjiyi yöneten, afette ilk müdahaleyi yapan kadınların güçlenmeden hiçbir iklim hedefinin gerçek anlamda uygulanamayacağını söyledi.

Göktaş, Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadele yolculuğunun bu anlayış üzerine kurulu olduğuna işarek ederek, şunları söyledi:

"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi, toplumun tüm kesimlerini kapsayan bir dönüşümü öngörüyor. Ulusal Katkı Beyanımız da, bu dönüşümde kadın-erkek eşitliğine temel bir ilke olarak yer veriyor. Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendinin himayelerinde yürütülen Sıfır Atık Hareketi, kadın liderliğinin dünyada ne kadar güçlü bir etki yaratabileceğini gösteriyor. Bakanlık olarak kadının güçlenmesini, iklim değişikliğiyle mücadelenin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Çünkü kadının güçlenmesini, sağlıklı ailelerin, müreffeh bir toplumun ve sürdürülebilir kalkınmanın temel unsuru olarak ele alıyoruz."

Türkiye'nin bu yıl Antalya'da COP31'e ev sahipliği yapacağını hatırlatan Göktaş, zirvenin "Uygulama COP'u" olarak tanımlandığını belirterek, "Artık sözden çok icraat, taahhütten çok uygulama zamanı. Uygulamanın sahadaki en güçlü taşıyıcılarından biri hiç şüphe yok ki kadınlar olacak." dedi.

Kadınlara yönelik projeler

Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı'nda çevre ve iklim değişikliğini temel politika alanlarından biri olarak belirlediklerini aktaran Göktaş, kadın girişimciliğini yeşil ekonominin güçlü unsurlarından biri haline getirmek için çalışmalar yürüttüklerini söyledi.

"Kadınlarla Atıksız Sürdürülebilir Yaşam" projesiyle 1 milyon kadına ulaşmayı hedeflediklerini açıklayan Göktaş, 81 ilin tamamında "kadın sıfır atık elçisi" belirleyeceklerini kaydetti.

Kadın kooperatiflerinin öncülüğündeki eğitimlerle hane atıklarının katma değerli ürünlere dönüştürülmesini amaçladıklarını belirten Göktaş, sıfır atığın kadınların ekonomik güçlenmesine de katkı sağlayacağını ifade etti.

Yeşil dönüşüm sürecinde "adil geçiş"in önemine dikkati çeken Göktaş, kadınların yeni mesleklerde, teknolojide ve yeşil finansman alanlarında daha fazla yer alması gerektiğini söyledi.

Göktaş, "İklim Değişikliğinin Kadınlar Üzerindeki Etkilerinin Araştırılması Projesi" ile kadınların ve kız çocuklarının iklim değişikliğine uyum süreçlerini incelediklerini belirterek, kadınların ihtiyaçlarını gözeten politikalar geliştireceklerini kaydetti.

Kadınların kamu yönetimi, yerel yönetimler, bilim, teknoloji ve iş dünyasında iklim politikalarına daha fazla yön vermesini önemsediklerini dile getiren Göktaş, forumda ortaya çıkacak fikir ve önerilerin COP31'e güçlü katkı sunmasını temenni etti.

Diğer konuşmalar

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya'da dünyanın en büyük iklim diplomasisi organizasyonlarından biri olan COP31'e Türkiye olarak ev sahipliği yapacaklarını söyledi.

COP31 organizasyonu için yoğun bir çalışma içerisinde olduklarını dile getiren Varank, şöyle konuştu:

"Bizler çalışıyoruz, belediyelerimiz çalışıyor, sivil toplum kuruluşlarımız çalışıyor, tüm bakanlıklarımız çalışıyor. Hep birlikte, el ele bu mücadeleyi sonuna kadar götüreceğiz. Çok önemli kararların çıkmasını beklediğimiz bir toplantı olacak. Çünkü Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla güneyi ve kuzeyi, doğuyu ve batıyı birbirine bağlayan bir köprü. Diplomasi alanında da aynı köprüyü kurabilme yeteneğine sahip. Türkiye olarak aynı grup içerisinde hem ev sahipliği yapacağız hem de başkanlığı yürüteceğiz."

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı Nilhan Ayan, iklim değişikliğinin artık sadece çevreyle ilgili bir mesele olmadığını, suyun, gıdanın, enerjinin, üretimin ve şehirlerin geleceğini doğrudan etkileyen çok önemli bir konu olduğunu ve geleceği konuşurken iklim değişikliğinin de merkeze alınması gerektiğini anlattı.

Kadınların bu süreçteki yerinin önemli olduğunu belirten Ayan, "Bizim tarihimizde kadın, hayatı kurmuş ve devam ettirmiştir. Aile hayatından üretime, dayanışmadan şehir hayatına kadar çok geniş bir alanda sorumluluk üstlenmiş, karar almış ve iz bırakmıştır. AK Parti de bu gücü sahaya ve siyasete yansıtmayı temel ilkelerinden biri olarak belirlemiştir. AK Parti, kadınların emeğiyle büyümüş, onların omuzlarında yükselmiş ve onların fedakarlıklarıyla güçlenmiştir. Bugün ise bu anlayışı daha da ileriye taşımamız gereken bir süreçteyiz." diye konuştu.

Teknik ve mühendislik alanlarında da kadınların temsilini artırılmasının önemli olduğuna değinen Ayan, Birleşmiş Milletler'in iklim değişikliği çerçeve süreçlerinde kadınların, özellikle müzakereci ve karar alıcı olarak temsilinin son yıllarda artış gösterdiğini ifade etti.

KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın eşi Nilden Bektaş Erhürman, iklim değişikliğinin bütün dünya için bir gerçek olduğunu ancak içinde bulunulan havza bakımından kendileri için çok daha gerçek olduğunu belirtti.

Nilden Bektaş Erhürman, şunları söyledi:

"Orta Doğu'da maalesef iklim değişikliği hem bölgesel olarak hem de bizim için büyük bir sorun. Tabii biz bir ada ülkesiyiz, biliyorsunuz. Birçok konuda yine dezavantajlı durumdayız. Su kaynaklarımız az. Çoğu zaman yakıt konusunda dışa bağlıyız. Doğal kaynaklarımız da çok güçlü miktarlarda değil. Ağır sanayimiz yok. Buna rağmen iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek bölgelerin başında geliyoruz. Bunlara bir de adaletsizlik ekleniyor. Dolayısıyla iklim politikalarımızı geliştirirken daha dirençli olmak, daha fazla uyum sağlamak ve adaptasyon kapasitemizi geliştirmek adına ülkemizi buna uygun hale getirmek durumundayız. Bu konuda yoğun çalışmak zorundayız."

Erhürman, ada için küresel iklim değişikliği ve buna yönelik politikaların önemli olduğuna değindi.

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye Ülke Direktörü Maryse Guimond ise iklim krizine ilişkin karar alma süreçlerinde kadınların etkin şekilde yer almasının önemine dikkati çekti.

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de belediye hizmetleriyle kenti COP31'e en hazır illerden biri haline getirdiklerini söyledi.

Belediye hizmetlerinden bahseden Şahin, iklim değişikliğiyle mücadele ve çevrenin korunmasına yönelik hayata geçirdikleri çalışmaları anlattı.

Forumun ardından "İklim ve Çevre Dönüşümünde Kadın Liderliği" konulu panel gerçekleştirildi.