AK Parti Sözcüsü Çelik, MKYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu: (2)

Politika Haberleri — AK Parti Sözcüsü Çelik, MKYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu: "Odağımız Terörsüz Türkiye’nin ve Terörsüz Bölge’nin hedefine ulaşmasıdır. O yüzden odağımızdan ayrılmamalıyız. Odağımız konusunda hassasiyetimizi en güçlü şekilde korumalıyız..."

AK Parti Sözcüsü Çelik, MKYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu: (2)
AK Parti Sözcüsü Çelik, MKYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu: (2)

Politika Haber — AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Odağımız Terörsüz Türkiye'nin ve Terörsüz Bölge'nin hedefine ulaşmasıdır. O yüzden odağımızdan ayrılmamalıyız. Odağımız konusunda hassasiyetimizi en güçlü şekilde korumalıyız. Sayın Cumhurbaşkanımızın, genel başkanımızın bize verdiği talimat da budur." dedi.

Çelik, parti genel merkezinde Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısına ilişkin açıklama yaptı.

Irak'ın bütünlüğü konusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yıllardır mücadele verdiğini belirten Çelik, Erdoğan'ın başbakanlığı döneminden itibaren Irak'ta çeşitli başbakanlarla çalıştığını, Türk, Kürt, Türkmen, Arap ve bütün mezhep unsurlarının bir arada yaşadığı bütüncül bir Irak profilinin ortaya çıkması için uzun yıllara yayılan bir çabası olduğunu ifade etti.

Çelik, bu konudaki önemli başlıklardan birinin Irak'taki Türkmenlerin kendilerine hak ettikleri yeri bulabilmesi olduğunu vurgulayarak, Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin bu çerçevede son derece kapsayıcı çalışmalar ortaya koyduğunu, hem terörsüz bölge konusunda hem de herkesi kapsayan bir hükümet modelinin oluşturulması konusunda doğru yaklaşımları olduğunu söyledi.

Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı ve Kerkük Valisi Muhammed Seman Ağa'nın Irak hükümetinde Devlet Bakanlığı görevine seçilmesini son derece olumlu bir adım olarak değerlendirdiklerini belirten Çelik, Irak'ın asli unsuru olan Türklerin, Arapların ve Türkmenlerin tarihi bir aşamaya geçtiğini ifade etti.

Çelik, "Türkiye açısından Irak'ın birliği, bütünlüğü, toprak bütünlüğü ve egemenliği ile bundan sonraki süreçte herkesi kapsayan bir hükümet modelinin belirlenmesi bakımından da son derece önemlidir. Bunun son derece kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Seman Ağa'yı tebrik ediyoruz. Başarılar diliyoruz. Irak Başbakanına ve hükümetine de buradan en içten selamlarımızı ve dileklerimizi iletiyoruz." diye konuştu.

"Siyonist işgalcilik ve emperyalist bölücülük adeta kol kola girmiş"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın üzerinde hassasiyetle durduğu konulardan birinin Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreçleri olduğunun altını çizen Çelik, Erdoğan'ın, AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın birlik ve bütünlük içinde yürüttüğü politikanın başarıya ulaşması için gereken hassasiyetin gösterilmesi konusunda parti yönetimine sürekli hatırlatmalarda bulunduğunu ve uyarılar yaptığını ifade etti.

Çelik, bölgedeki gelişmelerin Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge süreçlerinin ne kadar kıymetli ve zamanlaması bakımından ne kadar doğru olduğunu gösterdiğine işaret etti.

ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarından sonra bölgede ortaya çıkan tabloya dikkati çeken Çelik, şöyle devam etti:

"Gazze'deki soykırım devam ederken İsrail'in Batı Şeria'yı da Gazzeleştirmeye dönük attığı adımlar, Lübnan'a yaptığı saldırılar, Suriye topraklarına yaptığı saldırılar, yine Suriye içerisinde Süveyda bölgesindeki ayrılıkçı grupların bütün bu faaliyetlerini gördüğümüzde aslında çok daha büyük bir siyasi projenin yürürlüğe koyulmaya çalışıldığını görüyoruz. Dün Netanyahu'nun yayınladığı bir harita vesilesiyle de bir tartışma ortaya çıkmıştı. Siyonist işgalcilik ve emperyalist bölücülük adeta kol kola girmiş, bölgedeki Türkleri, Kürtleri, Arapları birbirlerinden uzaklaştırmak, aralarında fitne çıkarmak için elinden gelen bütün enstrümanları, çabayı devreye sokmuş durumda.

Hem bu emperyalist bölücülüğe karşı hem siyonist işgalciliğe karşı en güçlü duruşu bölge halkları olarak kardeş ülkelerle birlikte sergilemek durumundayız. Bu bakımdan Terörsüz Türkiye süreci aynı zamanda bir Terörsüz Bölge süreci olarak, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge'nin kol kola yürüyen, iç içe geçmiş, birbirinden ayrılmaz, kader birliği olan süreçler ve kavramlar olduğunu ifade etmiştik. Bu, hem milletimizin huzurunu ve bekasını teminat altına alma bakımından hem de bölgedeki kardeş halkların üzerindeki siyonist işgalcilik ve emperyalist bölücülük temelli siyasi projelerin berhava edilmesi bakımından son derece kıymetli sonuçlar doğuracaktır."

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın attığı adımlar nedeniyle Nobel Barış Ödülü'nü hak ettiğini vurguladığını hatırlatan Çelik, Barzani'ye de teşekkür etti.

Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın en çok önemsediği konunun bölge halklarının kardeşliği, rızası, duası olduğunu ve siyasi gayretini o çerçevede sürdürdüğünü söyledi.

"Odağımız Terörsüz Türkiye"

Terörsüz Türkiye süreçlerinde zaman zaman aksamalar yaşandığına ilişkin değerlendirmelerin yapıldığını belirten Çelik, "Bunlar inişli çıkışlı süreçlerdir. Lineer süreçler değildir, doğrusal süreçler değildir. Bazen bir ayda elde edemediğiniz ilerlemeyi bir günde elde edersiniz. Bazen tersi olur. O sebeple önemli olan buradaki çalışmaların doğru yapılmasıdır. Biz çok sayıda olumsuz cümle, söylem, negatif yaklaşım görüyoruz. Tek tek bunlara cevap vermeye kalksak odağımızı kaybederiz. Odağımız Terörsüz Türkiye'nin ve Terörsüz Bölge'nin hedefine ulaşmasıdır. O yüzden odağımızdan ayrılmamalıyız. Odağımız konusunda hassasiyetimizi en güçlü şekilde korumalıyız. Sayın Cumhurbaşkanımızın, genel başkanımızın bize verdiği talimat da budur." değerlendirmesinde bulundu.

Çelik, bazı kavramsal çerçevelerin, kelimelerin, önceliklerin ve sonralıkların birbiriyle çarpıştırıldığını belirterek, esas hedefin açık olduğunu belirtti.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin tarihi çağrısının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatlarıyla Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreçlerinin devlet politikasına dönüştüğünü ifade eden Çelik, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin de bu süreçte devreye girdiğini, Meclis'te oluşturulan komisyon tarafından rapor hazırlandığını hatırlattı.

Çelik, daha sonra terör örgütü PKK'nın silah bırakmasını ve tasfiyesinin tamamlanmasını sağlayacak mekanizmaya ilişkin kanunun 467 oyla kabul edildiğini hatırlatarak, bundan sonraki aşamada yapılması gerekenin kanunun gereklerini yerine getirmek olduğunu ifade etti.

Kanunun gerekleri yerine getirilerek terör örgütünün tasfiyesi ve silah bırakma süreci gerçekleştiğinde kanunun otomatik olarak devreye gireceğini anlatan Çelik, sürecin sağlıklı şekilde işleyeceğini kaydetti.

Çelik, sürece ilişkin çeşitli tarihler verilmesi, yol gösterilmesi ve olumsuz değerlendirmeler yapılmasının meselenin dışında olduğunu dile getirerek, devlet kurumlarının Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatları doğrultusunda görevlerinin başında olduğunu ve üzerlerine düşeni bildiklerini söyledi.

Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yüce Meclis'in de onayladığı yasayla birlikte yol haritası iyice berraklaşmıştır. Yol haritasının siyasi tarafı, sosyal tarafı, aynı şekilde dediğim gibi kanuni zemini oluşmuştur. Yıllardır şu söylenirdi, bu işlerde siyasi irade olsa bile bir kanuni zemin oluşmadığı için ilerlenemiyor denirdi. Bu kanuni zemin de oluşmuştur. Bundan sonrasında önemli olan, mekanizmanın bir şekilde çalışmasıdır.

Bunun karşısında duran, yani Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge sürecini bütün bu berraklığın dışına çıkarmaya çalışan, burada flu bir alan oluşturmaya çalışan ve bu süreci baltalamaya çalışan hangi odak olursa olsun, siyonist işgalciliğin ve emperyalist bölücülüğün yanında kendisini konumlandırmış olur. Bu Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge süreci, Türk'ün, Kürt'ün, Arap'ın, Sünni'nin, Alevi'nin, Ezidi'nin, Nusayri'nin, Şii'nin, herkesin faydasına olan bir süreçtir. Herkesin hakkı olan huzuru, refahı ve güvenliği getirecek bir süreçtir. O sebeple bunun karşısında duranın tüm bu kavramlarla kavgası olduğu ortaya çıkmış olur."

"Herkes basiret ve sağduyuyla bu sürecin doğru sonuca ulaşmasını sağlamaya çalışmalıdır"

Çelik, sürece ilişkin dikkatli bir dil kullanılması ve yanlış projelerin parçası olabilecek yaklaşımlardan uzak durulması gerektiğini belirterek, işin olumlu tarafına, pozitif gelişmelere odaklanılması çağrısında bulundu.

Şimdiye kadar pek çok olumlu adım atıldığını ve gelişme yaşandığını ifade eden Çelik, bunları daha da güçlendirecek adımlar atılması konusunda Cumhur İttifakı'nın iradesinin bulunduğunu vurguladı.

Çelik, 467 oyla kabul edilen yasayla ortaya konulan iradenin içerdiği yol haritasına uyulduğu müddetçe herhangi bir kaza ihtimalinin söz konusu olmayacağını belirterek, şunları kaydetti:

"İstihbari olarak da siyasi olarak da biliyoruz, süreci sabote etmek isteyen, siyonist işgalciliğin ve emperyalist bölücülüğün sponsoru olan bazı ülkeler ve odaklar olduğunu biliyoruz, görüyoruz. Burada herkes basiret ve sağduyuyla bu sürecin doğru sonuca ulaşmasını sağlamaya çalışmalıdır. Tarih bunun üzerine bugün kuruluyor. Bütün bu fitne senaryolarına, bütün bu emperyalist senaryolara karşı Türksüz Kürt, Kürtsüz Türk, Türk ve Kürt olmadan Arap, Arap olmadan Türk ve Kürt doğru, huzurlu ve anlamlı bir geleceğe kavuşamaz. Bu bir kader birliğidir. Bu hem kaderdaşlıktır hem de geleceği beraber kurma iradesidir. Bu gözle bakmamız gerekir diye değerlendiriyoruz."

(Sürecek)

  • Muhabir: BETÜL BİLSEL
  • Yayınlayan: SEMRA ORKAN
  • Düzenleyen: YEŞİM SERT KARAASLAN