AK Parti MYK üyelerinden 12 Eylül darbesinin 46. yılına ilişkin paylaşım
Ankara - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı: - Türkiye'nin son yarım asırlık demokrasi tarihi bize çok açık bir ders vermiştir, devletin sahibi vesayet odakları değil, millettir. Egemenliğin kaynağı silah değil, millet iradesidir. Türkiye'nin geleceğini darbeler değil, demokratik siyaset belirleyecektir. 12 Eylül'ü unutmayacağız - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz: - Hukukun üstünlüğüne ve milletimizin iradesine sonuna kadar sahip çıkmak en temel sorumluluğumuzdur. Darbe ve vesayetin karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman: - Türkiye'nin geleceğinde darbelerin değil, milletimizin iradesinin, demokrasinin ve hukuk devletinin sözü olacaktır
Ankara Haberleri - AK Parti Merkez Yürütme Kurulu üyeleri, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılına ilişkin sosyal medya hesaplarından paylaşımda bulundu.
AK Parti Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 12 Eylül'ün asıl tahribatı, yalnızca o gün yaşananlarla sınırlı değildir. 12 Eylül, vesayeti bir yönetim anlayışına dönüştüren zihniyetin en ağır tezahürlerinden biridir. değerlendirmesinde bulundu.
28 Şubat postmodern darbesi, 27 Nisan 2007 e-muhtırası ve 15 Temmuz hain darbe girişimine işaret eden Yazıcı şunları kaydetti:
Türkiye'nin son yarım asırlık demokrasi tarihi bize çok açık bir ders vermiştir, devletin sahibi vesayet odakları değil, millettir. Egemenliğin kaynağı silah değil, millet iradesidir. Türkiye'nin geleceğini darbeler değil, demokratik siyaset belirleyecektir. 12 Eylül'ü unutmayacağız. 28 Şubat'ı unutmayacağız. 27 Nisan'ı unutmayacağız 15 Temmuz'da milletimizin verdiği demokrasi mücadelesini ise daima hatırlayacağız. Çünkü biliyor ve inanıyoruz ki millet iradesinin üzerinde hiçbir güç yoktur.
Türkiye'de söz de karar da milletindir
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, paylaşımında, 12 Eylül'ü unutmadık, unutmayacağız. ifadesine yer verdi.
Millet iradesini yok sayan, demokrasiyi askıya alan ve ülkeye ağır bedeller ödeten 12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden 46 yıl geçtiğini belirten Büyükgümüş, o karanlık dönemin Türkiye'ye bıraktığı vesayet anlayışıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde kararlılıkla mücadele ettiklerini ve milli iradenin önündeki tüm engelleri birer birer kaldırdıklarını kaydetti.
Türkiye'de söz de, karar da milletindir. diyen Büyükgümüş, milletin iradesine yönelen hiçbir vesayet anlayışına dün olduğu gibi bugün de geçit vermeyeceklerini vurguladı.
AK Parti Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz paylaşımında, 12 Eylül askeri darbesinin, demokrasi tarihine sürülmüş kara bir leke olduğunu belirterek, Hukukun üstünlüğüne ve milletimizin iradesine sonuna kadar sahip çıkmak en temel sorumluluğumuzdur. Darbe ve vesayetin karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz. ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin geleceğinde darbelerin değil, milletimizin iradesinin sözü olacaktır.
AK Parti Kültür ve Sanat Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, 12 Eylül 1980'in, Türkiye'nin demokrasi tarihine millet iradesinin tanklarla ve silahlarla susturulmak istendiği kara bir gün olarak geçtiğini belirtti.
Darbelerin, yalnızca iktidarları değiştiren müdahaleler olmadığını, darbelerle birlikte milletin seçme ve seçilme hakkı, siyasetin itibarı, hukukun üstünlüğü ve toplumsal güven duygusunun da ağır yara aldığını kaydeden Yayman, 12 Eylül'ün Türkiye'ye bıraktığı en büyük miraslardan birinin bu olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin uzun yıllar boyunca darbelerin, muhtıraların ve vesayet anlayışının gölgesinde yaşadığını, ancak milletin her defasında demokrasiye sahip çıktığını kaydeden Yayman, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde, millet iradesini vesayetin üzerinde tutan ve demokratik siyasetin alanını genişleten çok önemli bir dönüşümün gerçekleştirildiğini kaydetti.
Yayman, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında artık görevimiz, geçmişin darbelerinden ders çıkararak demokrasimizi daha da güçlendirmektir. Türkiye'nin geleceğinde darbelerin değil, milletimizin iradesinin, demokrasinin ve hukuk devletinin sözü olacaktır. ifadesini kullandı.
12 Eylül, demokrasiye yöneltilen en ağır saldırılardan biri
AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, siyasi yasaklarla, darağaçlarıyla ve insan onurunu çiğneyen uygulamalarla hatırlanan 12 Eylül'ün, demokrasiye yöneltilen en ağır saldırılardan biri olduğunun altını çizdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde yürüttükleri demokrasi mücadelesinin temelinde, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilkesini devlet hayatının bütününe hakim kılma iradesinin olduğunu kaydeden İnan, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
Bizim siyasetimize göre demokrasinin kurumsallaşması; sandığın vesayetten, siyasetin darbe tehdidinden, vatandaşın hak ve özgürlüklerinin keyfi müdahalelerden korunmasıdır. Seçilmiş iradenin anayasal yetkilerini kullanabildiği, bütün kurumların hukuk içerisinde görev yaptığı, herkesin hak arama yollarına güvenle başvurabildiği bir düzenin güçlenmesidir.
İnan, 12 Eylül 2010'da darbecilerin yargılanmasının önünü kapatan geçici 15. maddenin kaldırılmasının, bu mücadelenin doğrudan 12 Eylül'le hesaplaşan adımlarından biri olduğunu vurgulayarak, milletin, iradesini çiğneyenlerin dokunulmazlığına kendi iradesiyle son verdiğini söyledi.
Milletin, 15 Temmuz'da FETÖ'cü darbecilere karşı canı pahasına milli iradeyi savunduğunu hatırlatan İnan, paylaşımında şunları kaydetti:
O gece gösterilen cesaret, millet iradesinin silah zoruyla teslim alınamayacağını bütün dünyaya göstermiştir. Bugün sorumluluğumuz, bu mücadeleyle kazanılanları korumak ve demokrasimizi hukuk devleti ilkesiyle, temel hak ve özgürlüklerle, güçlü kurumlarla daha da ileriye taşımaktır. Gelecek nesillere bırakacağımız Türkiye'de, hiçbir yapı kendisini milletten üstün, hiçbir güç kendisini hukuktan bağımsız görememelidir.
Hiçbir vesayet anlayışının yeniden kök salmasına asla müsaade etmeyeceğiz
AK Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya, 12 Eylül'ün millet iradesinin vesayet altına alındığı, demokrasinin ve toplumsal hafızanın derin yaralar aldığı karanlık bir dönemin adı olduğunu belirterek, Türkiye'nin artık darbelerle istikamet çizilen bir ülke olmadığının altını çizdi.
AK Parti iktidarları döneminde millet iradesinin üzerindeki vesayet zincirlerinin birer birer kırıldığını, siyaseti dizayn etmeye çalışan odaklara karşı demokrasinin ve sandığın üstünlüğünün tahkim edildiğini belirten Sırakaya, 27 Nisan'da geri adım atmayan siyasi irade, 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanımızın dirayeti ve necip milletimizin destansı direnişiyle darbeler çağının kapısını bir daha açılmamak üzere kapatmıştır. Bugün Türkiye'de söz de karar da milletindir. 12 Eylül'ün acılarını unutmayacağız; demokrasimize kasteden hiçbir vesayet anlayışının yeniden kök salmasına asla müsaade etmeyeceğiz. değerlendirmesini yaptı.
AK Parti Ekonomi İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci ise milli iradeyi yok sayan 12 Eylül askeri darbesinin, demokrasi tarihine sürülmüş kara bir leke olduğunu ifade ederek, darbelerin ve vesayet girişimlerinin karşısında, millet iradesinin, hukukun ve demokrasinin yanında durmaya devam edeceklerini kaydetti.