Bingöl Haberleri - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin, Oğlu kim olursa olsun anneler annedir ve bütün annelerin gözyaşlarının rengi aynıdır. Birilerinin ortamı zehirlemesine izin vermeyin. Kafaları, zihinleri bulandırmasına izin vermeyin. dedi.Temaslarda bulunmak üzere Bingöl'e gelen Şen, AK Parti İl Başkanlığı toplantı salonunda düzenlenen programda partililerle bir araya geldi.Şen, yaptığı konuşmada, Bingöl'ün 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından yapılan anayasa referandumunda yüzde 82 Hayır oyu vererek darbe anayasasına karşı çıktığını anımsattı.Kentin bu tutumunun gurur verici olduğunu ifade eden Şen, böyle bir günde Bingöl'de bulunmaktan dolayı çok mutlu olduğunu söyledi.1 Ekim itibarıyla milletvekilleriyle yeni anayasa çalışmalarına daha fazla hız vereceklerini dile getiren Şen, şunları kaydetti:Cumhurbaşkanımız hem devleti hem milleti hem milli iradeyi temsil eden kişi olarak halkın seçtiği bir cumhurbaşkanı vasfıyla bu yeni anayasayı Meclisten bekliyor. Buna hakkı var zira 12 Eylül, devamında 28 Şubat, daha sonra da bizatihi kendi başbakanlık döneminde 27 Nisan faşistlerinden en çok çekmiş kişi olarak özgürlükçü, demokratik, sivil bir anayasa en çok onun hakkı ama tabii ki milletimizin hakkı. Milletimiz bizden bunu bekliyor. 'Madem ben irademi Meclise gönderdim, Meclis benim irademi faşistlerin iradesinin üzerine çıkarsın ve onların üzerine milli irade bassın.' diyor. Bunda çok haklı, inşallah da bu gerçekleşecek.Terörsüz Türkiye sürecinin son zamanlarda gururla en büyük mesailerini harcadıkları bir mesele olduğunu vurgulayan Şen, Allah'ın izniyle de başardık. dedi.
Şen, sözlerine şöyle devam etti:
Teröre karşı mücadele vermiş olan bir devletin, teröre karşı mücadele vermiş olan bir milletin, çocuklarını şehit vermiş bir milletin, teröre çocuklarını şehit vermiş bir milletin raporu nasıl olur? Orada yazıyor. Çok çok önemli. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Bazı eleştirenler oluyor. Akıllarına şaşıyorum. Eleştirmek herkesin hakkıdır. Farklı fikirler serdetmek mutlaka olması gereken bir şeydir fakat ya aklın ve fikrin biraz akıllı olması lazım. Şimdi diyor ki 'Teröristler neden terörü bıraktı? PKK neden bıraktı?' Ya bıraktı, adam feshetti kendini. Diyor ki 'Ben terör örgütünü feshettim.' Şimdi ben ne diyeyim ona? 'Feshetme mi' diyeyim ona? Böyle akıl olur mu? Diyor ki 'Ben silahı yaktım, geri kalanını da sana teslim ediyorum.' Ne diyeyim ona? 'Sen silahlarını teslim etme, silahlarınla örgütsel faaliyetlere, teröre, eyleme devam et' mi diyeyim? 'Terör örgütünü feshetme' mi diyeyim? Diyor ki yine o ilginç akıl, 'Siz ne pazarlık yaptınız?' Devlet, kimseyle pazarlık yapmaz. Hele Tayyip Erdoğan gibi bir başkomutan, milletin iradesini arkasına almış, milletin iradesiyle seçilmiş ve bir daha seçilmiş, bir daha seçilmiş, bir daha seçilmiş, bir daha seçilmiş bir başkomutan, bir cumhurbaşkanı hiç kimseyle pazarlık yapmaz.
Böyle deyince diyor ki o ilginç akıl, 'Yine ne müzakere ediyorsunuz?' Teröristlerle müzakere edilmez arkadaşlar. Teröristlerle pazarlık yapılmaz. Konuşmaksa herkesin herkesle yapması gereken bir şey. Ben kapattım ağzımı, sen kapattın ağzını. Nasıl anlaşacağız? Hiç konuşmuyoruz. Kimse konuşmuyor, görüşmüyor. Nasıl çözülecek bu mesele? 50 bin kişi daha mı illa şehit olsun? 50 bin kişi daha mı gitsin? Böyle şey olmaz.
Şen, sözlerine şöyle devam etti:
Teröre karşı mücadele vermiş olan bir devletin, teröre karşı mücadele vermiş olan bir milletin, çocuklarını şehit vermiş bir milletin, teröre çocuklarını şehit vermiş bir milletin raporu nasıl olur? Orada yazıyor. Çok çok önemli. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Bazı eleştirenler oluyor. Akıllarına şaşıyorum. Eleştirmek herkesin hakkıdır. Farklı fikirler serdetmek mutlaka olması gereken bir şeydir fakat ya aklın ve fikrin biraz akıllı olması lazım. Şimdi diyor ki 'Teröristler neden terörü bıraktı? PKK neden bıraktı?' Ya bıraktı, adam feshetti kendini. Diyor ki 'Ben terör örgütünü feshettim.' Şimdi ben ne diyeyim ona? 'Feshetme mi' diyeyim ona? Böyle akıl olur mu? Diyor ki 'Ben silahı yaktım, geri kalanını da sana teslim ediyorum.' Ne diyeyim ona? 'Sen silahlarını teslim etme, silahlarınla örgütsel faaliyetlere, teröre, eyleme devam et' mi diyeyim? 'Terör örgütünü feshetme' mi diyeyim? Diyor ki yine o ilginç akıl, 'Siz ne pazarlık yaptınız?' Devlet, kimseyle pazarlık yapmaz. Hele Tayyip Erdoğan gibi bir başkomutan, milletin iradesini arkasına almış, milletin iradesiyle seçilmiş ve bir daha seçilmiş, bir daha seçilmiş, bir daha seçilmiş, bir daha seçilmiş bir başkomutan, bir cumhurbaşkanı hiç kimseyle pazarlık yapmaz.
Böyle deyince diyor ki o ilginç akıl, 'Yine ne müzakere ediyorsunuz?' Teröristlerle müzakere edilmez arkadaşlar. Teröristlerle pazarlık yapılmaz. Konuşmaksa herkesin herkesle yapması gereken bir şey. Ben kapattım ağzımı, sen kapattın ağzını. Nasıl anlaşacağız? Hiç konuşmuyoruz. Kimse konuşmuyor, görüşmüyor. Nasıl çözülecek bu mesele? 50 bin kişi daha mı illa şehit olsun? 50 bin kişi daha mı gitsin? Böyle şey olmaz.


