Atlas Çağlayan cinayeti davasında karar
İstanbul - Güngören'de çıkan kavgada 16 yaşındaki Atlas Çağlayan'ı bıçakla öldüren E.Ç, çocuğa karşı kasten öldürme suçundan 14 yıl 9 ay, silahla tehdit suçundan 3 yıl 9 ay ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet etme suçundan ise 4 ay 15 gün olmak üzere 3 suçtan toplam 18 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı
İstanbul Haberleri - Güngören'de çıkan kavgada 16 yaşındaki Atlas Çağlayan'ı bıçakla öldüren adli süreçteki çocuk E.Ç. hakkında 3 suçtan toplam 18 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası kararı verilerek, tutukluluk halinin devamına hükmedildi.
Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince adliyenin konferans salonunda yapılan duruşmaya tutuklu E.Ç. katıldı.
Maktul çocuğun annesi Gülhan Ünlü ve babası Cüneyt Çağlayan ile taraf avukatlarının da katıldığı duruşmaya, kapalılık ve gizlilik kararı olduğu için basın mensupları ve izleyiciler alınmadı.
Dava nedeniyle adliye önünde ve duruşma salonunun bulunduğu katta polis ekipleri geniş güvenlik önlemi aldı.
Adliye içinde ve dışındaki bazı vatandaşlar, ellerinde Atlas Çağlayan için adalet istiyoruz yazılı dövizler taşıyarak slogan attı.
Duruşma savcısı mütalaasında E.Ç. hakkında verilecek cezada indirim yapılmadan en üst sınırdan ceza verilmesini talep etti.
Son sözü sorulan E.Ç. böyle olmasını istemediğini ve pişman olduğunu söyledi.
Mahkeme karar vermek üzere duruşmaya 30 dakika ara verdi.
Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, adli süreçteki çocuk E.Ç'yi çocuğa karşı kasten öldürme suçundan 14 yıl 9 ay, silahla tehdit suçundan 3 yıl 9 ay ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet etme suçundan ise 4 ay 15 gün olmak üzere 3 suçtan toplam 18 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı.
Mahkeme, E.Ç'nin tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Heyet, sanığın son sözünde pişman olduğuna yönelik ifadesinin mahkemeyi etkilemeye ve cezasında indirim uygulanmasına yönelik olduğunu değerlendirerek 3 suç kapsamında da iyi hal indirimi uygulamadı.
Duruşma sonrası adliye önünde açıklama yapan müşteki anne Gülhan Ünlü, cezada indirim istemediklerini söylediğini ancak cezada indirim yapıldığını belirterek, şöyle konuştu:
Adalete bir kez daha güvenelim mi? Bilmiyorum. Hala bunlara 'çocuk' diyorlar. Hala anlayamıyorum. Bizim çocuklar toprak altında yatıyor. Silahtan, uyuşturucudan, torbacılıktan her şeyden bahsedene çocuk diyorlar. Ama ölenin hakkını savunmuyorlar. Diğer azmettiricilerle alakalı savcılık soruşturma açacak. Bıçakta sadece katilin ve oğlumun kanı var. Onun dışında bütün deliller karartılmış durumda, daha fazla söyleyebilecek bir şeyim gerçekten yok. Bir kez daha yıkıldım. Burada bir kez daha parçalandım. Allah'tan başka güvenilecek hiç kimsemiz kalmadı. Onun adaletine güveniyorum. Atlas'ın hakkı bugün yine burada savunulmadı. Bizi cezalandırdılar. İnfaz kanununda değişiklik istiyoruz. Bari oradan yüzümüz gülsün. Aylardır mücadele ediyoruz.
İddianame
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 14 Ocak'ta, Mehmet Nesih Özmen Mahallesi Emek Sokak'ta bulunan bir kafede iki grup arasında yaşanan tartışma sırasında adli süreçteki çocuk E.Ç'nin, maktul Atlas Çağlayan'ı bıçakla yaraladığı ve Çağlayan'ın kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği belirtiliyordu.
İddianamede, Adli Tıp Kurumundan alınan raporda, E.Ç'nin kasten öldürme, silahla tehdit ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet etme suçları yönünden işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu kaydediliyordu.
İddianamede, Atlas Çağlayan'ın ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı kot kesisiyle birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana geldiği aktarılıyordu.
Çağlayan'ın telefonunda yapılan incelemede E.Ç. ile daha önceden tanıştığına ve husumetlerinin olduğuna dair herhangi bir delilin bulunmadığına dikkati çekilen iddianamede, E.Ç'nin telefonunda elinde silah olan birden fazla fotoğraf, tek başına silah fotoğrafları ve çakı fotoğrafının bulunduğu anlatılıyordu.
E.Ç'nin bıçakla 18 yaşını doldurmamış çocuk sayılan Çağlayan'ın hayati bölgeleri olan göğsüne ve kalbinin alt kısmına toplam 3 kez vurarak ölümüne neden olma eyleminin nitelikli kasten öldürme suçu kapsamında kaldığı değerlendirilen iddianamede, E.Ç'nin olayda kullandığı bıçağın 6136 sayılı Kanun'a muhalefet etme suçu kapsamında olduğu vurgulanıyordu.
E.Ç'nin tek eylemle birden fazla mağdura bıçak doğrultarak tehdit eylemini gerçekleştirdiği aktarılan iddianamede, bu kişinin silahtan sayılan bıçağı mağdurlar D.Ç, Y.O.O, T.U.A. ile R.O'ya doğrulttuğu, Sizi vururum, hepinizi delik deşik ederim. Sizi öldürürüm. şeklinde söz ve davranışlarının mağdurlar beyanıyla uyumlu tanık beyanları doğrultusunda zincirleme silahla tehdit suçu kapsamında kaldığı kaydediliyordu.
İddianamede, E.Ç'nin çocuğa karşı kasten öldürme, 6136 sayılı Ateşli Silahlar Kanunu'na muhalefet etme ve zincirleme şekilde silahla tehdit suçlarından toplam 13 yıl 6 aydan 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapisle cezalandırılması isteniyordu.