DTÖ Genel Direktörü Okonjo-Iweala'dan çok taraflı ticaret sistemini güçlendirme ve canlandırma çağrısı

TAKİP ET

Ekonomi - Dünya Ticaret Örgütü Genel Direktörü Ngozi Okonjo-Iweala: - Giderek çok kutuplu hale gelen küresel ekonomi güçlü işbirliği gerektirse de jeopolitik faktörlerin belirgin hale gelmesiyle ticaret politikası daha büyük önem kazandı. Çok taraflı ticaret sistemi daha önce de zorluklarla karşı karşıya kaldı ve kendini yenileyip canlandırdı. Bunu tekrarlayabiliriz

Ekonomi Haberleri - Dünya Ticaret Örgütü Genel Direktörü Ngozi Okonjo-Iweala, kurallara dayalı küresel ticaret sisteminin dünya ekonomisindeki değişimlere yeterince uyum sağlayamadığını belirterek, çok taraflı ticaret sisteminin güçlendirilmesi ve modernize edilmesi çağrısında bulundu.

DTÖ'nün bu yıl 15-17 Eylül tarihlerinde düzenlediği Kamu Forumu başladı. Ticaret ve işbirliğinin geleceği, hizmetler ticareti, dünya çapında istihdam yaratma ve kalkınma başta olmak üzere farklı konuların ele alınacağı forum kapsamında 113 oturum düzenlenecek.

DTÖ Genel Direktörü Okonjo-Iweala, forumun açılışında Gelecek için Ticaret ve İşbirliği başlıklı oturumda yaptığı konuşmada, jeopolitik gelişmelerin çok daha karmaşık şekilde yaşandığını dile getirdi.

Bu gelişmelerin dünya ekonomisi ve ticarette hızlı değişimlere yol açtığını kaydeden Okonjo-Iweala, bu köklü değişiklikler karşısında ticarette işbirliğinin güçlendirilmesinin önemine dikkati çekti.

Açılış oturumunun ardından DTÖ'nün bu yıl Dünya ticareti için kritik bir dönüm noktası başlığıyla yayımladığı Dünya Ticaret Raporu 2026'nın lansmanında konuşan Okonjo-Iweala, dünya ticaret sisteminin eşi benzeri görülmemiş ölçekle, zorluklarla karşı karşıya olduğunu dile getirdi.

DTÖ üyesi ülkelerin reform sürecini ilerletirken, bu zorlu dönemin yenilenme ve canlanma açısından bir dönüm noktası haline gelme potansiyeli taşıdığını ifade eden Okonjo-Iweala, Günümüzde küresel ticarette yaşanan gerilimler, ticaret kuralları ve politikalarının bir sonucu değil. Makroekonomik dengesizlikler, teknolojik yenilikler ve jeopolitik rekabetler bu noktada daha büyük bir rol oynuyor. Ancak günümüzdeki aksaklıkların önemli bir nedeni, DTÖ kurallarının hızla değişen küresel ekonomiye ayak uyduramadığına ilişkin yaygın bir algı. Bu rapor, bu algının kaynağını derinlemesine inceliyor. diye konuştu.

Okonjo-Iweala, küresel mal ticaretinin yüzde 72'sinin hala 166 üye ülkenin müzakere ettiği ve yasal olarak korumayı taahhüt ettiği ilkelere göre gerçekleştiğini anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

DTÖ, küresel ticaret sistemine istikrarlı bir temel sağlamaya devam ediyor. Ancak bu yılki rapor, yetersiz kaldığımız noktalardan kaçınmıyor ve DTÖ'nün, oluşumuna katkıda bulunduğu dünya ekonomisine yeterince uyum sağlayamadığını belirtiyor. Üye ülkeler, 30 yılda ekonomik güç dengesindeki değişimlerin yarattığı fırsatları değerlendirmek üzere yeni anlaşmalar yapamadı. 1990'larda varılan uzlaşmalar zorlanmaya başladı. Bu eksikliklere rağmen, sistemin zayıflaması halinde hepimizin zarar göreceği açık.

Üye ülkelerin çok taraflı işbirliğini güçlendirmek için kararlı adımlar atması ve işe yaramayan unsurları reformdan geçirmeleri halinde küresel ekonomide 2050'ye kadar yüzde 3'e varan büyüme kaydedilebileceği bilgisini paylaşan Okonjo-Iweala, Giderek çok kutuplu hale gelen küresel ekonomi güçlü işbirliği gerektirse de jeopolitik faktörlerin belirgin hale gelmesiyle ticaret politikası daha büyük önem kazandı. Çok taraflı ticaret sistemi daha önce de zorluklarla karşı karşıya kaldı ve kendini yenileyip canlandırdı. Bunu tekrarlayabiliriz. dedi.

DTÖ'nün Dünya Ticaret Raporu

DTÖ raporu, küresel ticaret sisteminin geleceğine ilişkin 3 senaryo sunuyor.

Bu senaryolardan ilki, kapsamlı pazar taahhütleri, dijital ticaret ve hizmetler alanındaki yeni çok taraflı kurallar, daha geniş üyelik yapısı, açık ticaret ve güvenlik kaygıları arasında denge kuran özenle tasarlanmış bir çerçeve aracılığıyla DTÖ kurallarının güçlendirildiği ticaret sistemini baz alıyor.

Bu senaryoya göre, güçlendirilmiş çok taraflı ticaret sisteminin 2050'ye kadar küresel GSYH'yi yüzde 2,9 ve küresel ihracatı da yüzde 17,9 artırabileceği tahmin ediliyor. GSYH'deki bu büyüme, 3 trilyon dolarlık ekonomik kazanıma karşılık geliyor.

Ticaret işbirliğinin jeopolitik bloklar etrafında şekillendiği parçalanmış bir ticaret sisteminin baz alındığı ikinci senaryoya göre ise küresel GSYH'nin yüzde 5,1 ve ihracatın yüzde 18,6 düşebileceği tahmin ediliyor.

Raporun üçüncü senaryosu, çok taraflı işbirliğinin yerini serbest ticaret anlaşmaları ağına bıraktığı bir sistemi baz alıyor. Buna göre de küresel ekonomik büyümenin yüzde 6,9 ve ihracatın yüzde 26,9 azalabileceği hesaplanıyor.

Bu kapsamda, çok taraflı işbirliğinin zayıflaması ve ticaret kurallarının modernize edilmemesi halinde, küresel GSYH'de yüzde 10'a varan potansiyel fırsat kaybına yol açabileceği ifade ediliyor.

DTÖ Kamu Forumu küresel ticaret yapay zeka