Filistinliler Gazze'de uğradıkları İsrail soykırımının 1948'deki Nekbe ile kıyas dahi edilemeyeceğini söylüyor

TAKİP ET

Gazze - Gazze'de çadır kentte yaşayan Abdulkerim Akl: - Gazze'deki Nekbe'nin benzeri dünyanın hiç bir yerinde yaşanmamıştır. Gazze tamamen yıkıldı. Nekbe demek az bile. Böylesini ne yaşadık ne en kötü kabuslarımızda gördük - İsmihan Hıleyf: - Buna yaşamak denmez. Bu hayatta kalma mücadelesi. Sadece yiyor ve içiyoruz, hayat bundan ibaret. Ulaşmaya çalıştığımız bir hedefimiz yok - Ummu Ala Salim Dib: - Annem bana ilk Nekbe'de yaşadıklarını anlatırdı ama onlar bizim yaşadıklarımızı yaşamadılar. En kuzeydeyiz, çadır kentimiz her yere uzak. Ulaşım vasıtası yok, çarşı yok, dükkan yok, sağlık merkezi yok. Çocuklar su kuyruğuna giriyor, ateş yakmak için odun ve naylon getiriyor. Bu Nekbe değil tam bir soykırım

Gazze Haberleri - Gazze Şeridi’nde yaşayan Filistinliler, Ekim 2023'ten bu yana devam İsrail soykırımının, atalarının 1948'de yaşadığı Nekbe ile kıyas dahi edilemeyeceğini belirtiyor.

Gazze'de çadırlarda yaşayan Filistinliler için Nekbe (Büyük Felaket), tarihte yaşanmış bir felaket olarak kalmadı, nesiller boyu süregelen bir travmaya dönüştü.

Bundan 78 yıl önce Filistin topraklarından sürülen ve Gazze'ye göç eden binlerce Filistinlinin torunları bugün, öncekiyle kıyaslanamayacak kadar büyük ikinci bir Nekbe yaşadıklarını dile getiriyor.

Filistinliler, çadırlarda kışın soğuktan donuyor, yağmur sularıyla ıslanıyor, yazın sıcaktan kavruluyor, açlık ve susuzluk çekiyor, kemirgen hayvanların saldırısına uğruyor, çöplüklerin arasında yaşamak zorunda kalıyor, İsrail'in saldırıları nedeniyle her an ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor, abluka nedeniyle insanca yaşama dair hiç bir imkana erişemiyor.

- Gazze'deki Nekbe'nin benzeri dünyanın hiç bir yerinde yaşanmamıştır

Beyt Hanun sakinlerinden Abdulkerim Akl (52), 1948'de yaşanan Nekbe ile bugün yaşanan İsrail soykırımı arasında fark olduğunu düşünüyor.

İsrail saldırıları öncesinde çiftçilik yaptığını ve mutlu bir hayatı olduğunu ancak bunların bir anda son bulduğunu söyleyen Akl, Gazze'deki Nekbe'nin benzeri dünyanın hiç bir yerinde yaşanmamıştır. Gazze tamamen yıkıldı. Nekbe demek az bile. Böylesini ne yaşadık ne en kötü kabuslarımızda gördük. dedi.

İsrail'in Gazze'nin büyük kısmını işgal ettiğini, Gazzelileri de sadece nefes almaları için deniz kenarına doğru sürdüğünü kaydeden Akl, Gazze'de güvenlik ve istikrar olmadığını, insanların gece yattığında tek dileğinin sabaha sağ çıkmak olduğunu kaydetti.

Akl, Gazze halkının çektiği acı ve sıkıntının büyüklüğünü şu sözlerle aktardı:

Gazze halkı çok yoruldu, dayanacak gücü kalmadı. Ölmüş durumdayız. Kabirlerdekiler değil bizler ölüyüz. Onlar şehit oldu. Biz ise su sıkıntısı çekiyoruz, açlık çekiyoruz. Soykırım hala devam ediyor. Açlık sadece insanları değil hayvanları da vurdu. Köpekler ve fareler yiyecek bulamayınca insan cesetleri yedi. Sağlıklı yiyecek kalmadı. Sabah kalkacaksın ya telefonunu şarj etmeye gideceksin ya da yiyecek ve su kuyruğuna gireceksin.

İsrail ordusunun tanklarla ve Quadcopter tipi dronlarla gelip masum bir halkı hedef aldığını kaydeden Akl, Bu, 1948'deki Nekbe ile kıyas bile edilemez. Bu bir soykırım. dedi.

- Ulaşmaya çalıştığımız bir hedefimiz yok

İsmihan Hıleyf (61) de eskiden sade ama güzel bir hayat sürdüklerini şimdi ise çadırda, güvenliğin, yiyecek ve içeceğin olmadığı bir ortamda yaşadıklarını söyledi.

İsrail'in Gazze'de aç bırakma ve tehcir politikası uyguladığını, eğitim sistemini ve alt yapıyı çökerttiğini kaydeden Hıleyf, Buna yaşamak denmez. Bu hayatta kalma mücadelesi. Sadece yiyor ve içiyoruz, hayat bundan ibaret. Ulaşmaya çalıştığımız bir hedefimiz yok. dedi.

İsrail'in saldırıları sonrasında altyapının tamamen tahrip olduğunu, çocuklarının işsiz kaldığını ve sadece yarın karınlarını nasıl doyuracaklarını düşünür hale geldiklerini anlattı.

- Çocuklar vaktinden önce büyüdü

Yaşadıklarını Büyük Nekbe olarak nitelendiren Ummu Ala Salim Dib (48) ise şunları kaydetti:

Annem bana ilk Nekbe'de yaşadıklarını anlatırdı ama onlar bizim yaşadıklarımızı yaşamadılar. En kuzeydeyiz, çadır kentimiz her yere uzak. Ulaşım vasıtası yok, çarşı yok, dükkan yok, sağlık merkezi yok. Çocuklar su kuyruğuna giriyor, ateş yakmak için odun ve naylon getiriyor. Bu Nekbe değil tam bir soykırım.

Çocukların yorulduğunu ve omuzlarında, yaşlarından büyük bir yük olduğunu söyleyen Dib, Gazze'deki çocukların dünya çocukları gibi yaşamasını ve eğitim görmesini istediklerini aktardı.

Gazze'de çocuk büyük herkesin psikolojik olarak çok zor bir süreçten geçtiğine işaret eden Dib, şöyle devam etti:

Erkeklerin işi yok, parası yok. Ailelerine bakamıyorlar. Çocuğun canı domates çekiyor ama babası bulup getiremiyor. Fiyatlar uçmuş durumda, gelir de yok.

Bu yaştaki çocuklar okula gider, parklara gidip eğlenir, burada öyle bir şey yok. Çocuklarımız vaktinden önce büyüdü.

gazze Nekbe