
İstanbul Haber — quot;Bir Nefes Bin Zehir" başlıklı dosyasının bu haberinde, İstanbul'daki bazı üniversitelerde hayata geçirilen "Dumansız Kampüs" uygulaması ele alındı.
Megakentteki bazı üniversitelerde uygulanmaya başlayan model, üniversite kampüslerinde tütün kullanımının yalnızca bireysel bir alışkanlık olarak değil, gençlerin sağlığını ve kampüs yaşamını doğrudan ilgilendiren bir konu olarak ele alınmasına yönelik adımlardan biri olarak öne çıkıyor.
Uygulama kapsamında kampüslerde tütün ürünlerinin kullanımına ilişkin kurallar belirlenirken, öğrenciler ve üniversite personelinin sürece dahil edilmesi, tütün kullanımının önlenmesi ve farkındalığın artırılması amaçlanıyor.
"Dumansız Üniversite" uygulamasıyla SBÜ öğrencileri 5 yıldır sağlıklı nefes alıyor
Sağlık Bilimleri Üniversitesinde (SBÜ) 21 Eylül 2021'de Senato kararıyla yürürlüğe giren "Dumansız Üniversite" uygulaması, tüm yerleşkelerde öğrenciler, akademik ve idari personel ile ziyaretçileri kapsayacak şekilde uygulanıyor.
Uygulamayla tütün ürünü kullanmayan bireylerin pasif içiciliğe maruz kalmasının önüne geçilmesi, kullananların bu ürünlere erişiminin ve kullanımının zorlaştırılması, üniversite ortamında tütün kullanımının yaygınlaşmasının engellenmesi amaçlanıyor.
Bu kapsamda üniversitedeki binaların tüm kapalı alanları ile Senato tarafından belirlenen sigara içme alanlarının dışındaki açık alanlarda, üniversiteye ait resmi ve servis araçlarının yanı sıra kampüs içerisindeki özel araçlarda da tütün ürünlerinin kullanımına izin verilmiyor.
Üniversitede uygulanan bu proje, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 19 Temmuz 2025'te Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi Kanunu'nun yıl dönümünde gençlerle buluştuğu programda da gündeme geldi.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi öğrencisi Zeynep Yaren Duman, programda söz alarak, üniversiteler gibi gençlerin vakit geçirdiği alanların ve kampüslerin dumansız olması gerektiğini düşündüğünü dile getirerek, "Benim üniversitem olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi, dumansız kampüs projesine önemli bir adım attı. Şimdi buradan tüm üniversite yönetimlerine seslenmek istiyorum: Kampüslerimiz lütfen nikotinsiz ve dumansız olsun." çağrısında bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan da Duman'ın bu sözlerine karşılık, konuyu Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın ile konuşacaklarını aktardı.
"Önemli bir oranda ’Dumansız Üniversite’yi savunan bir öğrenci kitlesi oluştu"
SBÜ Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, AA muhabirine, üniversitenin Türkiye'de ilk "Dumansız Üniversite" kararını 2021'de alarak uygulamaya koyduğunu belirterek, bu zaman diliminde de bir tecrübeye sahip olduklarını söyledi.
Aydın, öncelikle kapılardan, mekanlardan, yurtlardan ve dersliklerden uzak, üniversite kampüsünün binde birinin altında bir yeri dumanlı alan olarak belirlediklerini, geri kalan tüm mekanları dumansız üniversite yaptıklarını dile getirdi.
Uygulamanın kurallarını bozmanın bir müeyyidesi olduğunu bütün öğrencilerin bildiğini kaydeden Aydın, öğrencilere üniversiteye ilk geldikleri aylardan itibaren düzenli şekilde dumanın zararları, dumansız üniversitenin avantajları, tütün bağımlılığının sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin okul içi eğitimler ve ders arasında spot bilgiler verildiğini, bilgilendirme çalışmaları yapıldığını belirtti.
Aydın, "Önemli bir oranda da dumansız üniversiteyi savunan bir öğrenci kitlesi oluştu. Dumansız üniversite kurallarının hemen hemen hiç bozulmadığı bir üniversite konumuna geldik." dedi.
Öğrencilerin üniversiteyle tanıştığı geçiş döneminde tütün ürünleriyle buluşmasının önüne geçilmesi gerektiğini vurgulayan Aydın, "Sağlık Bilimleri Üniversitesinin dumansız üniversite duruşu, bugün Türkiye'de herkesin bildiği bir noktaya gelmiş durumda. Öğrenci bu üniversiteye gelirken, daha tercih aşamasında bu üniversitenin bir dumansız üniversite olduğunu bilerek geliyor." diye konuştu.
Aydın, öğrencilerin üniversiteye geldikten sonraki süreçte tütünle olan temasıyla bağımlı olabilme riskinin bulunduğunu belirterek, bu teması en aza indirmeyi, tütün ürünlerini görünür ve ilgi çekici olmaktan uzaklaştırmayı amaçladıklarını ifade etti.
Prof. Dr. Aydın, "Bizim üniversitemizin şöyle bir avantajı var, sağlık temalı bir üniversite olduğumuz için gelen öğrenci sağlığı da önemseyen bir öğrenci. Doğal olarak sağlığı önemseyen bir mesleğe sahip olacak öğrencinin sağlığı bozucu, bağımlılık yapıcı bir hikayenin içerisinde olmamasını, kendileriyle hemen hemen her alanda konuşuyoruz." dedi.
Hedeflerinin sadece üniversitenin belli alanlarını dumansız yapmak olmadığını söyleyen Aydın, "Örnek temsil olarak buradan mezun ettiğimiz çocuğun da bu ruhun sahibi olarak gitmesi lazım." diye konuştu.
"Kampüsümüz koruma altına alındı"
SBÜ Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Tıbbi Laboratuvar Teknikleri Bölümü 2. sınıf öğrencisi Şevval Koçak, uygulamadan çok memnun olduğunu anlatarak, "Genel kampüsümüz koruma altına alındı ve burada biz nefes almakta açıkçası bazen zorlanıyorduk. Şimdi yoldan geçerken bile buna maruz kalmayacağımız için çok memnunum." ifadelerini kullandı.
SBÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü 1. sınıf öğrencisi Cemrenur Sude Büyükemir ise öğrencilerin artık belirlenen alanlarda sigara içebildiklerini belirterek, "Bunun en büyük artısı bana göre izmarit çöplerinin yerde olmaması ve çevreyi kirletmemek. Aynı zamanda sigara kokusuna da dumanına da maruz kalmıyorsun. Bu da pasif içiciler için çok iyi bir şey bence." dedi.
SBÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü 1. sınıf öğrencisi Elif Su Polat da uygulamanın çok güzel olduğunu ifade ederek, "Ben sigara kullanmıyorum, arkadaşlarım yanımda içtiğinde de pasif bir içici olarak bu beni rahatsız ediyor. Ben dışarı hava almak için çıktığımda sigara içen birisi olmamış oluyor yanımda. Bence çok güzel." şeklinde konuştu.
İZÜ’de 15 Ağustos’ta "Dumansuz Kampüs" uygulaması hayata geçti
İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesinde (İZÜ) de kampüs sınırları içerisinde sigara ve tütün ürünlerinin kullanımına yönelik düzenleme yapıldı.
15 Ağustos itibarıyla yürürlüğe giren uygulama kapsamında sigara ve diğer tütün ürünlerinin kullanımına, zeminleri sarı çizgilerle belirlenen özel alanlarda izin verilmeye başlandı. Bu alanlar dışında kampüsün açık ve kapalı tüm bölümlerinde tütün ürünü kullanımı yasaklandı.
İZÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Küçük, 2008'de hayata geçirilen "Dumansız Hava Sahası" uygulamasının son yıllarda bazı alanlarda giderek zayıflamaya başladığını, bunun yansımasını kampüste de gördüklerini belirterek, öğrencilerin, personellerin bina girişlerinde sigara içtiklerini kaydetti.
Bu konuda kendilerine bazı sıkıntıların aktarıldığını, izmaritlerin de kampüste kirlilik oluşturmaya başladığını belirten Küçük, "Bunların hepsini üst üste koyunca temizlik anlamında bir adım. Ama bunun daha önemlisi gençlerimizi o zehrin uzun vadede vereceği zararlardan kurtarmak, bir farkındalık oluşturmak." diye konuştu.
Küçük, sigara içenlerin özgürlüğünü kısıtlamadıklarını ve kampüste belirledikleri 11 sarı bölgede sigara içilebildiğini söyledi.
Bu uygulamadan dolayı sigarayı bırakanları görmenin kendisini mutlu edeceğini dile getiren Küçük, "Bizim burada yapmak istediğimiz aslında kişilerin kendi yaşam alanlarında yaşarken diğer bireyleri, fertleri rahatsız edecek bir ortamın oluşmamasını sağlamak. Sigara içmek yasak değil kampüsümüzde, 'Buyurun şurada için.' diyoruz. Bir farkındalık oluşturursa ne mutlu bize." ifadelerini kullandı.
Küçük, "Sağlık, ekonomi açısından baktığımız vakit bireylerin de kazanacağı güzel şeyler bunlar. Stres genelde çıkış noktası. Kampüsümüz 630 dönüm yeşil bir kampüs. Stresin varsa koş, geç arka tarafta ormanda bağır, hiç kimse bir şey demez. Onun için inşallah güzel şeylere vesile olacaktır diye ümit ediyorum." şeklinde konuştu.
Öğrenciler "Dumansız Kampüs" uygulamasından memnun
İZÜ Spor Bilimleri Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği 2. sınıf öğrencisi Abdürrahim Köseoğlu, uygulamanın çok mantıklı ve faydalı olduğunu, belli alanlarda içilebiliyor olmasının sigara kullanımını azaltabileceğini belirterek, kampüsün doğal havası için de çok faydalı olduğunu söyledi.
İZÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrencisi Nermin Kiraz da uygulamayı olumlu bulduğunu belirterek, "Özellikle kullanmayan kişiler için daha iyi olduğunu düşünüyorum. Ortak alanları kullanımımız daha da konforlu hale geldi, kafeler ya da kampüs içerisindeki belli yerler olsun. Şu an gayet güzel ilerliyor. Arkadaşlarımız tarafından da hiç aksatıldığını görmedik." şeklinde konuştu.
"Amacımız, bu davranışsal bağımlılıkla ilgili zararlı kullanışları azaltmak"
Uygulamanın hayata geçirildiği üniversitelerden olan İbn Haldun Üniversitesi (İHÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Özcan Erkan Akgün de dumansız hava sahası ve dumansız kampüs uygulamalarını hayata geçirmeyi uzun zamandır hedeflediklerini vurgulayarak, hem mütevelli heyetinin hem de üniversite rektörünün konuya çok önem verdiğini söyledi.
Sigara içen ve içmeyen herkesle bir uzlaşı ve karşılıklı anlayış içerisinde uygulamayı yürütmek için uzun çalışmalar ve toplantılar yaptıklarını aktaran Akgün, "Tüm kampüs alanlarını rektör ve rektör yardımcısı hocamızla birlikte dolaşarak, hangi alanların kullanımına daha uygun olduğunu belirleyerek, bunlarla ilgili tüm hocalarımızdan, dekanlarımızdan görüş alarak bu uygulamayı hayata geçirdik." dedi.
Akgün, sigara ve her türlü davranışsal bağımlılığın insan hayatına çok zarar verdiğini, bu davranışsal bağımlılığı uygulayan kişilerin çevresindeki insanların da olumsuz etkilendiğini söyledi.
Uygulamada en önemli noktalardan birinin sigara içilebilir alanların belirlenmesi olduğunu kaydeden Akgün, şöyle konuştu:
"Bu alanların derslikler, kütüphane, kafeterya gibi ortak kullanım alanlarının dışında olması çok kritik, önemli konulardan bir tanesi ki pasif içiciliğe neden olmasın. Dolayısıyla en önemli değişikliklerden bir tanesi bu oldu. Bunun dışında bizim çok uzun zamandan beri uyguladığımız bir destek programımız var. Rehberlik Araştırma ve Uygulama Merkezimiz 2 yıldır tüm öğrencilerimize duyurarak, hangi davranışsal bağımlılık olursa olsun sigara içiciliği de dahil, eğer bir destek almak isterlerse onlara yönelik hizmetler sunmaya da devam ediyor. Dolayısıyla burada destekleyici süreçlerimiz de var."
Bu süreçlerden bir tanesinin de Sanat, Kültür, Spor Daire Başkanlığının yaptığı uygulamalar olduğunu anlatan Akgün, "Bu uygulamalarda da amacımız, sporu, sanatsal, kültürel faaliyetleri teşvik ederek, insanların insanla ilişkilerinde daha mutlu hale gelmesini sağlamaya çalışmak ve bu davranışsal bağımlılıkla ilgili zararlı kullanışları da azaltmak." dedi.
Akgün, sigara tüketimini azaltmanın hem öğrenciler hem akademisyenler hem de tüm paydaşlar için çok kritik bir hedef olduğunu belirterek, üniversitenin bir ülkenin geleceğini, insan kaynaklarını yetiştiren bir ortam olduğunu, bu insanların sağlığının, kendi hayatlarına ve başkalarının hayatlarına verdikleri önemin çok önemli olduğunu söyledi.
Tütün içiciliği dışında başka davranışsal bağımlılıkların da olduğuna dikkati çeken Akgün, "Sosyal medya bağımlılığı gibi dijital bağımlılıklar gibi gizli bir şekilde büyüyen dijital kumar bağımlılığı gibi aslında birçok farklı davranışsal bağımlılık türünün öğrenciler, gençler arasında hızla yayıldığını ne yazık ki görüyoruz. Biz bunun da çözümünün, insan insana etkileşimi artırmak, müdahale programlarını yaygınlaştırmak, müdahale programlarına erişimi kolaylaştırmak olduğunu görüyoruz." şeklinde konuştu.
Akgün, bu konuda bir yandan üniversite bünyesinde çalışmaları yaparken diğer yandan Yeşilayla da ortak projeler yürüttüklerini belirtti.
"Sonuna kadar destekliyoruz"
İHÜ Eğitim Bilimleri Fakültesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü 3. sınıf öğrencisi Hatice Rümeysa Avcı, arkadaşlarının artık ortak alanlarda sigara kullanmayacak olmasından çok mutlu olduğunu, aktif içici olmasa bile pasif içici konumunda yer aldığı için bu durumun kendi sağlığını da etkilediğini kaydetti.
İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Yusuf Zahid Karahamza da "Dumansız Kampüs" uygulamasından çok memnun olduğunu dile getirerek, "Yürüyüş yollarında, bina giriş çıkışlarında sigara içen arkadaşlarımız oluyordu. Gerek yemek çıkışlarında gerek derslere giriş çıkışlarda oldukça dumana ve pasif içiciliğe maruz kalıyorduk. Bu da bizim sağlığımız açısından oldukça tehlike teşkil ediyordu." ifadelerini kullandı.



