Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Bağlama Töreni’nde konuştu: (1)

Güncel Haberleri — "2027 yılı bütçemiz, zorlu bölgesel ve küresel koşullar karşısında, ekonomimizin güvenliğini ve direncini pekiştiren, Türkiye’nin üretim gücünü ve rekabet kapasitesini dönüştüren, kazanımlarımızı kalıcı sosyal refaha taşıyan bir dayanıklılık, refah ve dönüşüm bütçesidir" - "2025 yılında yüzde 3,7 oranında büyüyen ekonomimizin 2026 yılını yüzde 3,3 büyüme ile kapatmasını bekliyoruz" - "2027 yılında küresel görünümde beklenen iyileşmenin ve dış talepteki toparlanmanın...

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Bağlama Töreni’nde konuştu: (1)
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Bağlama Töreni’nde konuştu: (1)

Güncel Haber — Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "2027 yılı bütçemiz, zorlu bölgesel ve küresel koşullar karşısında, ekonomimizin güvenliğini ve direncini pekiştiren, Türkiye'nin üretim gücünü ve rekabet kapasitesini dönüştüren, kazanımlarımızı kalıcı sosyal refaha taşıyan bir dayanıklılık, refah ve dönüşüm bütçesidir." dedi.

Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Bağlama Töreni'nde yaptığı konuşmada, 2027 yılı bütçe kanunu teklifini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisine (TBMM) sunacaklarını söyledi.

2027 yılı bütçesini makroekonomik istikrarı koruyan, dezenflasyon sürecini destekleyen, kamu kaynaklarını etkin kullanan, yatırımı, istihdamı, üretimi ve ihracatı güçlendiren, ekonominin dış şoklara karşı dayanıklılığını artıran ve toplumsal refahı gözeten bir anlayışla hazırladıklarını belirten Yılmaz, ortak akıl ve ilgili paydaşların katkılarıyla şekillendirilen bütçenin, Türkiye'nin küresel rekabet gücünü daha da ileri taşırken, büyüme ve refah artışının toplumun tüm kesimlerine daha güçlü, dengeli ve kapsayıcı biçimde yansıtılmasını sağlayacağını ifade etti.

"2027 yılı bütçemiz, zorlu bölgesel ve küresel koşullar karşısında, ekonomimizin güvenliğini ve direncini pekiştiren, Türkiye'nin üretim gücünü ve rekabet kapasitesini dönüştüren, kazanımlarımızı kalıcı sosyal refaha taşıyan bir 'dayanıklılık, refah ve dönüşüm' bütçesidir." diyen Yılmaz, 2027 yılı bütçesinin AK Parti hükümetlerinin 25'inci, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin 9'uncu, Türkiye Yüzyılı'nın 4'üncü bütçesi olduğunu hatırlattı.

Cevdet Yılmaz, şöyle konuştu:

"Geçmiş kazanımlarımız zemininde 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifimiz, yeşil ve dijital dönüşüm politikaları ile üretim süreçlerinde verimliliği ve rekabetçiliği bütüncül olarak artırmayı amaçlayan bir bütçedir. 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifimiz çiftçisiyle, işçisiyle, esnafıyla, sanayicisiyle, çalışanı ve emeklisiyle, kadınıyla, erkeğiyle, çocuğuyla, genciyle, yaşlısıyla ve engellisiyle toplumun tüm kesimlerinin ihtiyaçları ve talepleri gözetilerek hazırlanmış, her kaleminde 81 ilimizin, ülkemizin ve milletimizin gereksinimleri düşünülmüştür.

Bütçemiz, kamu hizmetlerinin kaliteli, adil ve kapsayıcı bir şekilde sunulmasını esas alarak yatırımı, istihdamı, üretimi ve ihracatı destekleyen ve sosyal refahı artıran bir yaklaşımla hazırlanmıştır. Asrın felaketi olarak nitelendirdiğimiz depremden etkilenen bölgelerde yeniden yapılanma süreci büyük ölçüde tamamlanmıştır. Bu bütçe ve sonraki bütçelerimizde şehirlerimizi afetlere dirençli hale getirmek temel önceliklerimizden olmaya devam edecektir. 2027 yılı bütçemizde kentsel dönüşüm ödeneklerini yüzde 176 artışla 276 milyar liraya yükseltiyoruz."

Yılmaz, dar gelirlilere, engellilere ve yeni evlenecek gençlere yönelik sosyal konut yapımını hızlandırdıklarını, kira artışlarını sınırlandırmak ve barınma ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla sosyal konut ve kiralık sosyal konut imkanını yaygınlaştıracaklarını dile getirerek savunma ve güvenlik kapasitesini, ülkenin içinde bulunduğu stratejik coğrafya ve çevresindeki güvenlik risklerini de dikkate alarak güçlendirmeyi sürdüreceklerini bildirdi.

Savunma sanayisinde, kritik savunma teknolojilerinde dışa bağımlılığın azaltılmasını, sürdürülebilir teknolojik üstünlüğün sağlanmasını, katma değerli ihracatın desteklenmesini ve bu alandaki kazanımların sivil alana, sivil endüstrilere yayılmasını hedeflediklerini anlatan Yılmaz, şunları kaydetti:

"Geçtiğimiz yıl Orta Vadeli Program'ın hazırlanmasından sonra küresel görünümde önemli değişimler yaşanmıştır. Ticaret ortaklarımızın büyüme beklentileri önemli oranda aşağı yönlü güncellenirken, Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilimler enerji piyasalarında yeni riskler ortaya çıkarmış ve petrol fiyatlarında belirgin yükselişlere neden olmuştur. Bu gelişmeler küresel büyüme ve ticaret görünümünü zayıflatırken, enerji maliyetleri ve yeniden güçlenen enflasyon baskıları birçok ülkede sıkı finansal koşulların beklenenden daha uzun süre devam etmesine yol açmıştır."

"Yatırım, istihdam, üretim ve ihracatta önemli kazanımlar elde ettik"

Uluslararası Para Fonunun (IMF) açıkladığı son tahminlere göre, küresel büyüme oranının 2025 yılındaki yüzde 3,5'ten 2026'da yüzde 3,1'e gerileyeceğinin beklendiğini aktaran Yılmaz, 2027 yılında ise küresel büyümenin yüzde 3,4'e, küresel ticaret hacmi artışının ise yüzde 4,7'ye yükselerek bir miktar toparlanmasının beklendiğini söyledi.

Cevdet Yılmaz, küresel ekonomideki bu gelişmelere karşı Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde uyguladığı istikrarlı politikalar, güçlü altyapısı, stratejik konumu ve kurumsal kapasitesi sayesinde sağlam duruşunu koruduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Makroekonomik temellerimiz sağlamdır. Zorlu küresel ve bölgesel koşullara rağmen Programımızın kararlılıkla uygulanması sayesinde yatırım, istihdam, üretim ve ihracatta önemli kazanımlar elde ettik. Ekonomimiz, küresel finansal koşulların sıkılaştığı, dış talebin zayıfladığı ve maliyet baskılarının arttığı bir dönemde dahi büyümesini sürdürmüştür. 2025 yılında yüzde 3,7 oranında büyüyen ekonomimizin 2026 yılını yüzde 3,3 büyüme ile kapatmasını bekliyoruz. Bu dönemde yatırımların özel tüketimden daha hızlı artması, üretim kapasitemizi güçlendirmiş ve büyümenin niteliğini iyileştirmiştir. Bu görünüm, enflasyonla mücadeleyle uyumlu, dengeli ve sağlıklı bir büyüme kompozisyonunun oluştuğunu göstermektedir. 2027 yılında küresel görünümde beklenen iyileşmenin ve dış talepteki toparlanmanın katkısıyla büyümemizin yüzde 4,2 seviyesine yükseleceğini öngörüyoruz. Özellikle 2027'nin ticaret ortaklarımızda büyümenin ivmeleneceği bir yıl olacağı tahmin edilmektedir. Bu da ihracatımız ve dengeli büyüme perspektifimiz açısından bizlere önemli bir imkan sunmaktadır. Program dönemi boyunca verimlilik odaklı politikalarla büyümenin kademeli olarak hızlanmasını ve program dönemi sonunda yüzde 5 seviyesine ulaşmasını hedefliyoruz."

"Orta-yüksek ve yüksek teknolojinin ihracatımızdaki payı yüzde 44’e yükselmiş durumdadır"

Bu süreçte üretim faktörlerinin daha etkin kullanımını sağlayacaklarını, toplam faktör verimliliğini artıracaklarını, teknolojik dönüşümü hızlandıracaklarını ve yenilikçilik kapasitesini güçlendireceklerini belirten Yılmaz, tarımda verimliliği, sanayide teknoloji yoğunluğunu ve hizmetler sektöründe yüksek katma değerli faaliyetleri destekleyerek, ekonominin üretim kapasitesini kalıcı biçimde artıracaklarını ifade etti.

Yılmaz, beşeri sermayenin niteliğini güçlendiren politikaları sürdürürken kamu yatırımlarının özel sektör yatırımlarını tamamlayıcı ve harekete geçirici rolünü daha da güçlendireceklerinin altını çizerek şunları kaydetti:

"İş gücü piyasamızın dirençli yapısı korunmaktadır. 2026 yılında istihdamın artış eğilimine girmesini ve işsizlik oranının yüzde 8,1 seviyesine gerilemesini bekliyoruz. 2027 yılında büyümedeki ivmelenmenin etkisiyle istihdamın 657 bin kişi artacağını, iş gücüne katılım oranının yüzde 53,4'e yükseleceğini ve işsizlik oranının yüzde 8'e gerileyeceğini öngörüyoruz. Küresel ticarette yaşanan belirsizliklere rağmen ihracatımız güçlü performansını sürdürmektedir. 2026 yılının Ocak-Eylül döneminde, ihracatımız yüzde 5,2 artışla 211 milyar dolara ulaşmış, yıllıklandırılmış bazda ise 283,7 milyar dolar ile tarihi yüksek seviyesine çıkmıştır. 125 milyar dolar seviyesine ulaşan hizmet ihracatımızı da dikkate aldığınızda, toplam mal ve hizmet ihracatımızın 410 milyar dolar seviyelerine çıkmasını bekliyoruz. Yıllıklandırılmış ihracatın yıl sonu tahminimizi aşmış olması, ihracat performansımızın olumlu seyrini ortaya koymaktadır."

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ihracattaki artışın yalnızca miktar bakımından değil, nitelik bakımından da önemli bir dönüşüme işaret ettiğini belirterek, "2000'li yılların başında orta-yüksek ve yüksek teknolojinin ihracatımızdaki payı yüzde 28 civarındayken bugün geldiğimiz noktada bu yıl için bu pay yüzde 44'e yükselmiş durumdadır. Bunu yüzde 50'nin üzerine çıkardığımızda ekonomimizin niteliksel dönüşümü çok daha belirgin bir hale gelecektir. Cari açığımızın ise savaş kaynaklı geçici yükselişe rağmen 2026 yılında yüzde 2,6 düzeyinde oldukça yönetilebilir seviyede kalması beklenmektedir." dedi.

(Sürecek)

  • Muhabir: HARUN KUTBE
  • Yayınlayan: ÜLKÜ PARLAKYILDIZ
  • Düzenleyen: SERDAR AÇIL