Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Fon Koordinasyon Kurulu çalışmaları hakkında TBMM’yi bilgilendirdi: (2)

Ekonomi Haberleri — "Meclisimizin takdirine sunulacak olağanüstü tasfiye kurallarını içeren taslak kanun teklifinin yasalaşması halinde Ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar anapara ödemelerinin yapılabileceğini öngörüyoruz" - "Türkiye’nin finansal sistemi güçlüdür, sermaye piyasalarımızın geleceğine ilişkin irademiz de nettir"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Fon Koordinasyon Kurulu çalışmaları hakkında TBMM’yi bilgilendirdi: (2)
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Fon Koordinasyon Kurulu çalışmaları hakkında TBMM’yi bilgilendirdi: (2)

Ekonomi Haber — Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Meclisimizin takdirine sunulacak olağanüstü tasfiye kurallarını içeren taslak kanun teklifinin yasalaşması halinde Ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar anapara ödemelerinin yapılabileceğini öngörüyoruz." dedi.

Yılmaz, TBMM Genel Kurulu'nda, Fon Koordinasyon Kurulu çalışmaları hakkında hükümet adına söz alarak bilgi verdi.

Eylül ayı ortasında sermaye piyasalarında ortaya çıkan sorunların çözümü için Hazine ve Maliye ile Adalet bakanlıkları, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) başta olmak üzere ilgili tüm kurumların hızlı şekilde aksiyon aldığını belirten Yılmaz, 16 Eylül'de belirli kişiler ve portföy yönetim şirketlerine 2 yıl borsada işlem yasağı getirildiğini, bazılarının tüm lisanslarının iptal edildiğini söyledi.

17 Eylül'de ise Finansal İstikrar Komitesinin toplanarak sorunun diğer fonlara ve finansal sisteme yayılmasını önlemek için önemli kararlar aldığını aktaran Yılmaz, bu süreçte Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından da piyasaya ilave likidite sağlandığını belirtti.

SPK tarafından sistemik riski azaltmak için 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verildiğini anlatan Yılmaz, şöyle devam etti:

"Ayrıca bu şirketlere ait diğer fonlar da TEFAS'ta işleme kapatılmıştır. Bir anlamda sorunlu ve sorun oluşturabilecek fonlar karantinaya alınarak sistemin etkilenmemesi için gereği yapılmıştır. BDDK tarafından sorunlu gruplara ait 3 bankanın (Tera Yatırım, Destek Yatırım ve Hedef Yatırım) ve 2 faktoring şirketinin (Destek Finans Faktoring ve Tera Finans Faktoring) TMSF'ye devri kararlaştırılmış ve bu devir gerçekleştirilmiştir. Emlak Katılım Bankası tarafından Katılımevim, Birevim ve İktisat Katılım Bankası'nın devir alınma süreci başlatılmıştır. Bağımsız idari otoriteler bu adımları atarken, adli süreçler de hızlı ve etkin bir şekilde devreye girmiştir."

Adalet Bakanlığı ile yargının süreçle ilgili çalışmalarına ilişkin bilgi veren Yılmaz, söz konusu sorunlu fon şirketlerinin yönetim kurulu üyelerinin de aralarında bulunduğu 220 kişi hakkında işlem yapıldığını, bunlardan 85'inin tutuklandığını, 23 şüpheli hakkında yakalama kararı bulunduğunu, 81 kişi hakkında da yurt dışına çıkış yasağı uygulandığını aktardı.

Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"15 Eylül'den 2 Ekim tarihine kadar geçen sürede yatırımcı mağduriyetlerinin giderilmesi ve suç gelirlerinin kaçırılmasının engellenmesi amacıyla 63 gerçek kişi ile 12 tüzel kişiye ait taşınır ve taşınmazları üzerinde 21 el koyma kararı verilmiştir. 67 kişi ve şirketin banka, kripto ve kiralık kasa varlıklarına, 27 kişi ve şirketin ortaklık paylarına el konulmuştur. Fon çıkış tarihleri ve işlem oranları esas alınarak yatırımcı listesindeki 42 gerçek kişinin malvarlığı ayrıca dondurulmuştur. Tasfiyesine karar verilen fonlarla ilgili olarak, hak sahipliğine ilişkin talep edilen tüm veriler Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından Adalet Bakanlığı ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, SPK, BDDK, MASAK, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve ilgili kuruluşlarla paylaşılmaktadır. Yoğun olarak anlık ve günlük çeşitli rapor talepleri ivedilikle karşılanmaktadır. Ayrıca, SPK'nin almış olduğu karar uyarınca tasfiyesine karar verilen fonlarla ilgili 6 aracı kurumun ve 7 portföy yönetim şirketinin hesaplarından kıymet ve nakit çıkış işlemleri, SPK gözetiminde Merkezi Kayıt Kuruluşu, Borsa İstanbul ve Takasbank'ın ortak kararıyla kontrollü olarak yürütülmektedir."

"Tüm teklif ve düzenlemelerde milletimize herhangi bir ek yük getirilmemesine yönelik anlayış net bir şekilde vurgulanmıştır"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatları doğrultusunda, sürecin gereği olarak bütün kurumlarla eş güdüm içinde koordinasyon mekanizmasını vakit kaybetmeden oluşturduklarını ifade eden Yılmaz, 29 Eylül'de ilgili fon yatırımcılarının meşru hakları ve kamu yararı gözetilerek, tasfiye sürecinin hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesi ve gerekli genel koordinasyonu sağlamak için "Fon Koordinasyon Kurulu" oluşturulduğunu hatırlattı.

Fon Koordinasyon Kurulu'nun faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Yılmaz, çalışmaları bir süredir devam eden kanun teklifi taslağına nihai halinin verilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlara gerekli talimatların iletildiğini, kanun teklifi taslağının, Kurulun 3'üncü toplantısında kapsamlı bir şekilde ele alındığını ve teknik düzeyde son haliyle AK Parti Grubu aracılığıyla Meclis'in takdirine sunulacağını bildirdi.

Yılmaz, "Ele alınan tüm teklif ve düzenlemelerde, vatandaşlarımıza, milletimize herhangi bir ek yük getirilmemesine yönelik anlayış net bir şekilde vurgulanmıştır." dedi.

Tasfiye sürecindeki yol haritasına ilişkin bilgi veren Yılmaz, şunları kaydetti:

"SPK tarafından tasfiye sürecine alınan 7 şirket ve 131 fonla ilgili olarak tasfiye süreçlerinin yönetimi için Ziraat ve İş Bankası belirlenmiştir. Bugüne kadar İş Bankası ile çalışan TERA kapsamında 6 fonun tasfiyesinin yönetimi İş Bankası tarafından, geriye kalan 125 fonun tasfiyesinin yönetimi Ziraat Bankasınca yürütülecektir. Fonlara ilişkin yatırımcıların ellerindeki pay senetlerinin kontrolü, hazır değer/nakit tespiti, borç ve alacakların tespiti, fon mal varlığının gerçek durumunun tespiti yapılmıştır. İlgili bankaların saklama faaliyetlerini resmi olarak devralması sağlanmıştır. Sorunlu 7 şirketten A1 Capital, Bulls ve Pardüs olağan tasfiye süreci başlayacaktır. Bu kapsamda 17 fonun tasfiye edileceğini öngörüyoruz. 17 fondaki yatırımcılara paraları ödenecektir."

MKK verilerinin tamamlanmasından sonra geriye kalan 4 şirket ve altlarındaki fonlarla ilgili olağanüstü tasfiye sürecinin başlayacağını dile getiren Yılmaz, "Atlas şirketinin olağan yöntemle tasfiyesi üzerinde de çalışılmaktadır. Burada bir uzlaşmaya gidilerse Atlas şirketi de olağan tasfiye ile yatırımcılara haklarını ödeyecek, geriye sadece 3 şirket kalacaktır." diye konuştu.

Olağanüstü tasfiyenin özünü, 1 milyon liraya kadar ana paranın ödenmesinin oluşturduğunu, fon alacaklarının tahsili ve borçların ödenmesi kapsamında çalışmaların sürdürüleceğini ve nihai tasfiye bakiyesinin 5-6 ay gibi bir süreçte sonuçlandırılacağını belirten Yılmaz, "Yapılan bu ara ödemeler nihai noktada da mahsuplaşmaya bu hesaplara girmiş olacaktır. Meclisimizin takdirine sunulacak olağanüstü tasfiye kurallarını içeren taslak kanun teklifinin yasalaşması halinde Ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar anapara ödemelerinin yapılabileceğini öngörüyoruz. Bu konuda SPK tarafından gerekli detay kararlar alınacaktır. Teknik hazırlıklar tamamlanmıştır." bilgisini paylaştı.

Ara ödemeler en fazla 1 milyon liraya kadar yapılacak

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, tasfiyesi öngörülen 131 fonda 455 bin 758 tekil kişi bulunduğunu, Ziraat Bankasının tasfiyesinden sorumlu olduğu 125 fonda 151 bin 247 tekil yatırımcı, İş Bankasının tasfiyesinden sorumlu olduğu 6 fonda 388 bin 718 tekil yatırımcı olduğunu aktardı.

Olağan tasfiyesi yapılacak 3 şirketin 17 fonundaki 43 bin 643 yatırımcısına perşembe günü ödemelerinin yapılacağını bildiren Yılmaz, "Bu şirketler kapsamında kalan 49 özel fonda ise 2 bin 98 kişi bulunmakta olup, kendi kapsamlarında sorunların çözülmesi planlanmaktadır. Gerekli teminatların alınması halinde Atlas şirketinde bulunan 56 bin 614 kişiyi kapsayan 16 fonda da olağan tasfiye kuralları ile ödemeler ivedilikle yapılacaktır." dedi.

Olağanüstü tasfiye kapsamında ise hak kazanılacak ödemeye mahsuben ara ödeme yapılacağını vurgulayan Yılmaz, ara ödemede MKK tarafından hesaplanacak net yatırım tutarının esas alınacağını, ara ödemenin en fazla 1 milyon lira olacağını söyledi.

Tüm bu işlemlerin yürütülmesinde SPK kararı ile TMSF bünyesinde 131 isteğe bağlı iade hesabı ve 1 adet genel hisse iade hesabı açıldığını anlatan Yılmaz, her bir fonda oluşan kaynağın, ilgili fonun alacaklıları için kullanılacağını, genel hesaba gelen kaynağın ise SPK tarafından çeşitli kriterler ile belirlenecek bir hesaplama yöntemi ile fonlara dağıtılacağını, el konulan veya müsadere edilen varlıkların satışından elde edilen gelirlerin de geri kazanım hesabına aktarılarak, ödemelerde kullanılacağını kaydetti.

Hak sahipliğinin fon ve hesap bazında belirleneceğine dikkati çeken Yılmaz, şunları söyledi:

"Olağan ve olağanüstü tasfiyelerin ekim ayı içinde yapılması ile birlikte 455 bin 758 kişinin çok büyük bir kısmının ödemeleri tamamen yapılmış olacaktır. İnanıyorum ki, yatırımcıların beklentilerini dikkate alacak olan Meclisimiz bu kanunu ivedilikle ele alacaktır. Elbette takdir Meclisimizindir. Benim sizlere olağanüstü tasfiye konusunda arz ettiğim hususlar, kanun metni nihai halini yüce Meclisimizde aldıktan sonra kesinleşmiş olacaktır. Teknik olarak tüm hazırlıklar yapılmıştır. Kanun yürürlüğe girer girmez en kısa sürede gereği yapılacaktır.

Devletimiz bu süreci vatandaşlarımızın haklarını esas alan, piyasa güvenini gözeten ve hukukun gereklerini eksiksiz yerine getiren bir anlayışla yürütmektedir. Tasfiye kapsamındaki fonlarda hak sahibi olacak yatırımcılarımızın haklarının korunması için gereken adımları atarken, haksız kazanç sağlayanların ve piyasa düzenini bozanların da hukuk önünde hesap vermesini sağlayacağız. Aynı zamanda yaşanan tecrübeyi, sermaye piyasalarımızın işleyişini daha da güçlendirecek bir imkana dönüştürmekte kararlıyız. Bu çerçevede yapılsal bazı hususları içeren bir kanun çalışmasını da sürdürüyoruz. Ancak bu hazırlığın Devlet Denetleme Kurulu raporundan sonra Meclisimizin takdirine gelmesini daha sağlıklı buluyoruz."

"Piyasalarımızda sistemik bir risk yoktur"

Yılmaz, düzenleme, gözetim ve denetim mekanizmalarımızı ihtiyaç duyulan alanlarda güçlendirecek, yatırımcının hakkını daha güçlü şekilde koruyan, güvenilir ve etkin bir piyasa yapısını geliştirmeye devam edeceklerini ifade ederek, "Bu yaşananlar sermaye piyasalarımızın hiçbir şekilde bu hukuk dışı işlemleri yapmamış fonları veya diğer araçlarına teşmil edilmemelidir." dedi.

"Piyasalarımızda sistemik bir risk yoktur. Bu konuda sosyal medyada, medyada milyonlarca insanımıza zarar verecek şekilde sermaye piysalarımız, borsamız üzerinde gereksiz tartışmaların hiç kimseye faydası yoktur." ifadelerini kullanan Yılmaz, bu konuda herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğini vurguladı.

Dünyadaki ve bölgedeki birçok olumsuz gelişmeye rağmen ekonominin sağlıklı bir şekilde yoluna devam ettiğini belirten Yılmaz, "Türkiye'nin finansal sistemi güçlüdür, sermaye piyasalarımızın geleceğine ilişkin irademiz de nettir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde vatandaşlarımızın tasarruflarını güven içinde değerlendirebildiği, üretimi ve yatırımı destekleyen, daha derin ve güçlü sermaye piyasaları için de kararlı bir şekilde çalışmalarımızı devam ettireceğiz. Bu süreçte hukuku ve milletimizin son derece haklı hassasiyetlerini esas alacak, hiçbir suiistimali karşılıksız bırakmayacak ve milletimizin ve yatırımcılarımızın haklarını sonuna kadar koruma gayreti içinde olacağız." ifadelerini kullandı.

Yılmaz'ın konuşmasının ardından kabul edilen Danışma Kurulu önerisi doğrultusunda siyasi partiler adına konuşmalara geçildi.

(Bitti)

  • Muhabir: GAZİ NOGAY
  • Yayınlayan: EMİNE KONUK
  • Düzenleyen: ZEHRA AYDIN TURAPOĞLU