
Kocaeli Haber — SEFA TETİK - 17 Ağustos Marmara Depremi'nde ağır yıkım yaşanan Kocaeli'de deprem verilerinin kesintisiz kaydedildiği merkezde simülatörlerle verilen eğitimlerle toplumsal farkındalık oluşturuluyor.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Zemin, Deprem İnceleme Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren Sismolojik İzleme ve Deprem Eğitim Merkezi (SİDEM) 2012 yılında açıldı.
Kent genelindeki 41 kuvvetli yer hareketi ivme ölçüm istasyonuyla 7 gün 24 saat deprem verilerinin kaydedildiği merkezde, deprem öncesinde alınması gereken önlemler, sarsıntı sırasında doğru davranış biçimleri ve afet sonrasında yapılması gerekenler anlatılıyor.
Yaklaşık 1 saat süren eğitimlerin ilk bölümünde teorik bilgiler aktarılırken, ikinci bölümde üç boyutlu deprem simülatörüyle uygulama yapılıyor. Merkezin açıldığı günden beri 129 bin 550 kişiye afet eğitimi verildi.
SİDEM'in bilimsel çalışmaları kapsamında kentin farklı zemin özelliklerine sahip bölgelerine yerleştirilen yer hareketi ivme ölçüm istasyonundan elde edilen verilerle ise deprem-zemin davranış haritaları hazırlanıyor, risk analizleri yapılıyor ve afet planlamalarına katkı sağlanıyor.
Ayrıca Büyükşehir Belediyesi ile AFAD arasındaki işbirliği kapsamında kritik tesislerin korunması ve afet sonrası müdahale süreçlerinin desteklenmesine yönelik veri altyapısı oluşturuluyor.
"Eğitimlerde, deprem öncesi hazırlıklara ilişkin eksiklikleri çok belirgin şekilde görüyoruz"
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Zemin, Deprem İnceleme Şube Müdürü Mustafa Yaltırak, AA muhabirine, okullarda deprem eğitimleri ve tatbikatlar düzenlediklerini, ayrıca "ilk 72 saatte dışarıdan yardım gelmeyeceği varsayımı" ile mahalle sakinlerinin afetlere hazırlıklı olmasını amaçlayan eğitimler gerçekleştirdiklerini söyledi.
Yaltırak, 7,6 büyüklüğünde deprem başta olmak üzere farklı büyüklüklerdeki depremlerin üç boyutlu simülasyonu yapılan merkezde çocuklara ve diğer katılımcılara eğitim verdiklerini belirterek, "Eğitimlerde, deprem öncesi hazırlıklara ilişkin eksiklikleri çok belirgin şekilde görüyoruz. Örneğin, aile afet planlarının yapılmadığını, evlerde deprem sırasında üzerimize devrilebilecek dolaplar, ayakkabılıklar veya başımıza düşebilecek eşyalar gibi planlama eksiklikleri görüyoruz. Deprem anında refleks olarak balkonlara veya merdivenlere yönelme, kapı eşiklerinde durma ve güvenli yaşam üçgeni oluşturulamayacak alanlarda bulunma gibi hataları görüyoruz." diye konuştu.
Çevre illerden ve yurt dışından gelen konukları merkezde ağırladıklarını dile getiren Yaltırak, ayrıca TÜBİTAK 4004 Projesi kapsamında yürütülen "Nehrin Çocukları Risklere Karşı Projesi"ne katılan, Sakarya'dan ve 6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen kentlerden gelen öğrenci ve öğretmenlerin merkezde eğitim aldığını kaydetti.
Yaltırak, kent genelindeki 41 kuvvetli yer hareketi istasyonundan 7 gün 24 saat esasına göre AFAD'a veri aktarıldığını belirterek, bu verilerin deprem analizlerinin yanı sıra kentsel dönüşüm ve imar planlaması çalışmalarında kullanıldığını bildirdi.
"Afetlerde bir davranış biçimi oluşması gerekiyor"
Mustafa Yaltırak, merkezin Çin'de 2012 yılında "Çok Geç Olmadan Depreme Hazırlanın, Depremle Birlikte Yaşamayı Öğrenin" temasıyla dünya birinciliği ve Marmara Belediyeler Birliğinin Altın Karınca Ödülü'nü kazandığını, ödüllerin deprem eğitimleri ve istasyon faaliyetleri dolayısıyla verildiğini ifade etti.
Merkezde yürütülen çalışmaların bilimsel veri üretimi ve afet eğitimi olmak üzere iki temel boyutunun bulunduğunu belirten Yaltırak, istasyonlardan elde edilen veriler ile zemin etütleri, fay hareketleri, sıvılaşma ve heyelan risklerine ilişkin çalışmaların dirençli şehir ve kentsel dönüşüm süreçlerine bilimsel altyapı oluşturduğunu kaydetti.
Yaltırak, afet bilincinin önemini vurgulayarak, şunları söyledi:
"Teorik veya videolardan alınan eğitimler bir yere kadar etkili oluyor. Burada uygulamalı eğitimler öne çıkıyor. Deprem öncesi risklerin azaltılarak çok büyük can ve ekonomik kaybın önüne geçilmesini hedefliyoruz. Afetlerde bir davranış biçimi oluşması gerekiyor. Afet ve depremle karşılaşıldığında otomatik doğru davranışın nasıl geliştirilmesini burada öğretmeye çalışıyoruz. Bu eğitimlerin artırılarak bir davranış biçimi haline gelmesi gerekiyor. Ne kadar fazla eğitim düzenler ve ne kadar fazla kişiye ulaşırsak bu noktada o kadar başarılı olacağımızı düşünüyoruz."



