ECB’de Lagarde sonrası gündem Fransa krizi olacak

Ekonomi Haberleri — Lagarde’ın süresi dolmadan ayrılması Le Pen ihtimaline karşı stratejik görülüyor; yeni başkanı bütçe açığı büyüyen Fransa’ya müdahale kararı ve avro istikrarı bekliyor.

ECB’de Lagarde sonrası gündem Fransa krizi olacak
ECB’de Lagarde sonrası gündem Fransa krizi olacak

Ekonomi Haber — BAHATTİN GÖNÜLTAŞ - Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde'ın normal süresinin dolmasından yaklaşık 9 ay önce görevi bırakacağını açıklaması, küresel piyasalarda ve Avrupa siyasetinde derin yankı uyandırdı.

ECB Başkanı Lagarde, normal şartlarda Ekim 2027 sonu itibarıyla dolacak görev süresini yaklaşık 9 ay erken sonlandırarak şubat ayında ayrılacağını açıkladı.

Lagarde'ın görevden ayrılması 7 Şubat 2027 itibarıyla resmiyet kazanacak ancak ekonomi ve siyaset analistleri, şimdiden bu hamlenin Avro Bölgesi üzerindeki olası etkilerini ve yeni başkanı bekleyen zorlukları değerlendirmeye başladı.

Analistlere göre Lagarde’ın istifasının zamanlaması, tamamen Fransa iç siyasetindeki kırılganlıklarla ilişkili. Fransa'da gelecek bahar aylarında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik anketlerde aşırı sağcı aday Marine Le Pen'in favori gösterilmesi, ECB'nin bağımsızlığına yönelik endişeleri artırıyor.

Bu doğrultuda erken istifa kararı, mevcut Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a ve Avrupalı liderlere Fransa’daki kritik seçim sandığı kurulmadan önce yeni başkanı belirleme fırsatı tanıyor. Dolayısıyla bu hamle, AB karşıtı aşırı sağın iktidara gelme ihtimaline karşı stratejik bir "ön alma" adımı olarak yorumlanıyor.

Sürece yakın üst düzey kaynaklar da Lagarde’ın Fransa iç siyasetinde daha aktif bir rol üstlenmek ve pro-Avrupa değerlerini savunmak amacıyla bu kararı aldığını doğruluyor.

29 Ekim’de Frankfurt'taki faiz toplantısının ardından konuşan Lagarde ise "Artık tarafsız kalabileceğimi düşünmüyorum. Sesimin ve eylemlerimin kalbime yakın olan ilkelere yardımcı olabileceğine inanıyorum. Benim derdim gerçeklerle." ifadelerini kullanarak siyasi meselelerde sessiz kalmak istemediğinin sinyalini verdi.

Yeni başkanı faiz değil, "Fransa krizi" bekliyor

Merkez bankacılığında en kritik görev genellikle faiz oranlarını belirlemek olsa da analistler, Lagarde'ın halefi için asıl zorluğun bu alanda olmayacağını öngörüyor. ECB’nin enflasyonu dizginlemek adına izlediği faiz rotası halihazırda piyasalar tarafından fiyatlanmış durumda.

Yeni başkanın önündeki asıl büyük sınav, bütçe açığını azaltmakta zorlanan ve tahvil piyasası sarsılan Fransa’ya müdahale edilip edilmeyeceği olacak. Avrupa tahvil piyasalarında risk primlerinin artışına neden olan bu mali disiplinsizliğe yeni başkanın ne hızda ve ne ölçüde müdahale edeceği avronun istikrarı açısından belirleyici unsur olacak.

Koltuk için en güçlü adaylar İspanya ve Hollanda'dan

Christine Lagarde'ın şubat ayı başında istifa edecek olması, sadece başkanlık koltuğunu değil, Avrupa'daki diğer üst düzey ekonomi yönetimlerini de etkileyecek. AB liderlerinin aralık ayındaki Avrupa Konseyi toplantısında yeni yönetim kadrosu için bir "paket anlaşma" üzerinde uzlaşması bekleniyor.

Piyasalarda Lagarde'ın yerine geçebilecek en güçlü adaylar olarak eski İspanya Merkez Bankası Başkanı Pablo Hernandez de Cos ve Hollanda Merkez Bankası Başkanı Klaas Knot gösteriliyor.

Analistler, kurulduğu günden bu yana hiç ECB başkanı çıkarmayan İspanya'dan De Cos'un bir adım önde olduğunu belirtiyor. De Cos'un para politikasında Lagarde gibi dengeli bir "moderatör" çizgisi izleyeceği, bu nedenle değişimin piyasalarda büyük bir çalkantıya yol açmayacağı öngörülüyor.

Buna karşın Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) çizgisine yakınlığıyla bilinen Klaas Knot'un Almanya'da siyasi olarak kabul görmesinin daha kolay olacağı ve Hollandalı adayın da güçlü bir avantaja sahip olduğu vurgulanıyor.

Nitelikli çoğunluğu sağlamak isteyen AB liderleri arasında çetin bir diplomatik müzakere sürecinin başlaması beklenirken, 25 yılı aşkın ECB tarihinde hiç başkan çıkaramayan Almanya'da, Bundesbank Başkanı Joachim Nagel'in ismi de adaylar arasında geçiyor.

Güvenilirlik riskinden tarihi krizlerin yönetimine ve eleştirilere

2019 yılında göreve geldiğinde resmi bir ekonomi eğitimi olmadığı için "güvenilirlik riski" olarak nitelendirilen Christine Lagarde, küresel Kovid-19 salgını, enerji şokları ve enflasyon dalgası gibi krizleri başarıyla yönetti. Teknik teoriler yerine halk diline yakın, net ve pragmatik bir retoriği tercih eden lider, acil tahvil alım programları ve hızlı faiz artırım serisiyle piyasalarda istikrarı yeniden sağladı.

Ancak Lagarde'ın bu zamanlaması ciddi eleştirileri de beraberinde getirdi. Lagarde'ın daha önce fırtınalı dönemlerde "gemiyi terk etmeyeceğine" dair verdiği sözler hatırlatılarak, enflasyonun yükseldiği ve yeni bir Avro krizi endişesinin doğduğu bu dönemde görevinden ayrılması Avrupa basınında sert şekilde eleştirildi. Deniz fırtınalı bir hal alırken kaptanın gemiyi erken terk ettiği yorumları yapıldı. 70 yaşındaki Lagarde'ın ECB sonrasındaki durağının ise İsviçre merkezli Dünya Ekonomik Forumu (WEF) olabileceği yönündeki spekülasyonlar da güçleniyor.

Ekonomistlerden karmaşık tepkiler

Christine Lagarde'ın erken istifa kararı, finans dünyasında karmaşık tepkilerle karşılandı. Alman Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü (DIW) Başkanı Marcel Fratzscher, "Lagarde'ın istifası, Avrupa ve özellikle ECB adına yüksek bir sorumluluk bilincini gösteriyor. Karar, Avrupa hükümetlerine ECB'nin bağımsızlığını koruyacak bir halef belirleme fırsatı sundu." yorumunu yaptı.

ING Küresel Makro Araştırma Başkanı ve Almanya Başekonomisti Carsten Brzeski de resmi görev süresi bitmeden ayrılan ilk başkanın Lagarde olmadığını, kurucu başkan Wim Duisenberg’in de erken ayrıldığını hatırlattı. Ancak Duisenberg’in kararının siyasi bir anlaşmanın parçası olduğunu belirten Brzeski, Lagarde’ın kararının ise tamamen kişisel göründüğünü ifade etti.

Lagarde ile birlikte icra kurulu üyesi Isabel Schnabel’in de görev süreleri dolmadan ayrılacak olmasının kurumda kurumsal hasar yaratabileceği iddialarına katılmadığını belirten Brzeski, ECB’nin itibarının bu sarsıntıdan çok daha güçlü ve istikrarlı olduğunu kaydetti.