Filibe’deki tarihi konakta Bulgaristan’ın geleneksel yaşamı: Etnografya Müzesi

Dünya Haberleri — Varlıklı tüccar Argir Kuyumdzhioğlu için 1847’de inşa edilen tarihi konak, bugün Etnografya Müzesi’nin koleksiyonlarına ev sahipliği yapıyor. - Müzenin koleksiyonunda tarım ve hayvancılıkta kullanılan araçların yanı sıra çömlekçilik, bakırcılık, demircilik ve kuyumculuk gibi geleneksel zanaatlara ilişkin eserler bulunuyor

Filibe’deki tarihi konakta Bulgaristan’ın geleneksel yaşamı: Etnografya Müzesi
Filibe’deki tarihi konakta Bulgaristan’ın geleneksel yaşamı: Etnografya Müzesi

Dünya Haber — DZHANAN MEHMED ISMAİL - Bulgaristan'ın Filibe kentinin Eski Şehir bölgesinde bulunan Bölgesel Etnografya Müzesi, geleneksel kıyafetlerden el sanatlarına, ev eşyalarından müzik aletlerine uzanan koleksiyonuyla ülkenin geçmişteki gündelik yaşamına ışık tutuyor.

1847'de varlıklı tüccar Argir Kuyumdzhioğlu için inşa edilen tarihi konak, bugün müzenin koleksiyonlarına ev sahipliği yapıyor.

Geniş salonları, ahşap işlemeli tavanları ve 130'u aşkın penceresiyle dikkati çeken yapı, Filibe'nin geleneksel konut mimarisinin önemli örnekleri arasında yer alıyor.

Müzenin koleksiyonunda tarım ve hayvancılıkta kullanılan araçların yanı sıra çömlekçilik, bakırcılık, demircilik ve kuyumculuk gibi geleneksel zanaatlara ilişkin eserler bulunuyor.

Müzede geleneksel kıyafetler, dokumalar, halılar, takılar, mobilyalar, müzik aletleri ve törenlerde kullanılan eşyalar da sergileniyor.

Trakya, Rodoplar ve Sredna Gora bölgelerinin kültürünü yansıtan koleksiyonlar, Bulgaristan'da geçmişteki gündelik yaşam ve el sanatları hakkında bilgi veriyor.

Müze ayrıca yıl boyunca geçici sergilere, konserlere, tiyatro gösterilerine, kitap tanıtımlarına ve geleneksel törenlerin canlandırıldığı etkinliklere ev sahipliği yapıyor.

Kuyumcuoğlu Konağı’nın geçmişi

Bölgesel Etnografya Müzesi Müdürü Doç. Dr. Angel Yankov, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kuyumcuoğlu Konağı'nın yalnızca mimari özellikleriyle değil, geçmişte üstlendiği işlevler ve taşıdığı kültürel izlerle de dikkati çektiğini söyledi.

Konağın 1847'de tüccar Argir Kuyumdzhioğlu tarafından yaptırıldığını belirten Yankov, yapının dönemin varlıklı tüccarlarının toplumsal konumlarını mimari aracılığıyla yansıtma anlayışını ortaya koyduğunu dile getirdi.

Yankov, yaklaşık 2 bin yıllık Roma surlarının üzerine inşa edilen konağın, arazinin eğimi nedeniyle farklı cephelerden farklı kat sayılarıyla göründüğünü belirtti. Yapının ön cephesinin iki, doğu cephesinin ise dört katlı olduğunu aktaran Yankov, konağın Doğu, Batı ve yerel mimari özellikleri bir araya getirdiğini ifade etti.

Konağın yıllar içinde farklı amaçlarla kullanıldığını anlatan Yankov, binanın sirke fabrikası, un deposu ve Filibe'nin ilk şapka fabrikası olarak hizmet verdiğini, daha sonra kız öğrenci pansiyonu ve tütün deposu olarak kullanıldığını belirtti.

Yankov, 1929-1931 yıllarındaki dünya ekonomik krizi sırasında yaşanan mali sıkıntılar ve tütün piyasasındaki çöküş nedeniyle konağın vergilerinin ödenemediğini, bunun üzerine yapının devletin mülkiyetine geçtiğini söyledi.

Filibe Belediye Başkanı Bojidar Zdravkov'un 1938'de müze olarak kullanabileceği bir bina ararken konağın açık artırmaya çıkarıldığını öğrendiğini anlatan Yankov, Zdravkov'un girişimleri sonucunda restorasyon çalışmalarının başlatıldığını ve ilk etnografya sergisinin Kasım 1949'da açıldığını dile getirdi.

Koleksiyonda 60 binden fazla eser bulunuyor

Müzenin 1917'de kurulduğunu, 1938'den itibaren ise Kuyumcuoğlu Konağı'nda faaliyet göstermeye başladığını söyleyen Yankov, 2027'de konağın inşasının 180'inci, müzenin kuruluşunun ise 110'uncu yılının kutlanacağını ifade etti.

Müzenin koleksiyonunda 60 binden fazla eser bulunduğunu belirten Yankov, bunlardan yaklaşık 3 bininin sergilendiğini kaydetti.

Koleksiyonların tarım, dokuma ve giyim, el sanatları, mobilya ve iç mekan, müzik ve tören eşyaları, fotoğraf arşivi ile görsel sanat eserleri olmak üzere altı bölümde toplandığını aktaran Yankov, müzede 17, 18 ve 19. yüzyıllara tarihlenen eserlerin de bulunduğunun altını çizdi.

Yılda 40 bin ile 50 bin arasında ziyaretçi

Müzede her yıl bir veya iki geçici sergi düzenlendiğini söyleyen Yankov, bu sergiler aracılığıyla koleksiyonlarda sürekli sergilenmeyen eserlerin de ziyaretçilerle buluşturulduğunu dile getirdi.

Yankov, müzeyi yılda 40 bin ila 50 bin kişinin ziyaret ettiğini, geçici sergileri gezenlerin bu sayıya dahil olmadığını kaydetti.

Geçici sergiler ve etkinliklerle farklı yaş gruplarından ziyaretçilere de ulaşmayı amaçladıklarını aktaran Yankov, "Yeni nesli geleneklerimizle, geçmişte yapılanlarla, adetlerimizle ve bayramlarımızla tanıştırmayı görevimiz olarak görüyoruz. Maddi mirasın yanı sıra somut olmayan kültürel mirası da tanıtmalıyız." dedi.

Yankov, müzenin geçen yıl Bulgaristan'daki yaklaşık 200 müze arasından "yılın müzesi" seçildiğini belirterek, geleneksel zanaatları yaşatmaya yönelik etkinlikler düzenlediklerini söyledi.

Her yıl haziran ayının son haftasında düzenlenen Zanaatlar Buluşması'nda müzenin avlusunun bir kent çarşısına dönüştüğünü kaydeden Yankov, yaklaşık 40 ustanın el becerilerini sergilediğini, Türkiye, Sırbistan ve Çin gibi ülkelerden zanaatkarların da etkinliğe katıldığını sözlerine ekledi.

  • Muhabir: DZHANAN MEHMED ISMAİL
  • Yayınlayan: ÜLKÜ PARLAKYILDIZ
  • Düzenleyen: ZEHRA ULUCAK KIDIK