
Güncel Haber — Tutuklanmasının ardından Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Hakan Bahçetepe ile 8 sanığın yargılandığı davada, Cumhuriyet savcısı mütalaasını hazırladı.
İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davaya ilişkin mütalaasını tamamlayan Cumhuriyet savcısı, celse arasında dosyaya sundu.
Mütalaada, sanıklar Baki Aydöner ve Seza Büyükçulha'nın, "Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" dosyasında sanık olarak yer aldığı belirtildi.
Savcılığın mütaalasında, "sanık Seza Büyükçulha'nın Ekrem İmamoğlu ile olan yakın arkadaşlığını kullanarak nüfuz elde ettiği, Cumhuriyet Halk Partili belediyelerden talepte bulunan kişilerin taleplerini karşılamaya, işlerini çözmeye çalıştığı, sanık Baki Aydöner'in İstanbul Büyükşehir Belediyesinde görevi bulunmamasına rağmen İmamoğlu'na olan yakınlığını kullanarak sahip olduğu gücü haksız kazanç sağlama noktasında kullandığı, müteahhitlerle görüşüp belediyeden alacaklarını tahsil ettirdiği, karşılığında maddi menfaat elde ettiği" iddialarına yer verildiği anlatıldı.
Sanık Aydöner'in, sanık Aziz İhsan Aktaş'ı tanımadığını söylediği ancak Aktaş'ın firmasına kayıtlı aracı kullandığı ifade edilen mütalaada, dolayısıyla sanık Aktaş'ın Cumhuriyet Halk Partisinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesinde etkili olan kişilerle temas sağladıktan sonra bu kişilere maddi jestler yaparak ilişkisini kuvvetlendirdiği, bu kişilerle para ilişkisine girerek işlerini çözmeye, yeni ihaleler almaya çalıştığının anlaşıldığı bildirildi.
Mütalaada, sanık Aydöner'in belediyeden talebi bulunan kişi ve müteahhitlerden kazanç sağlama gayesiyle hareket ettiği kaydedildi.
Sanıklar Aydöner ve Büyükçulha'nın kazı izni, iş yeri açma ve ruhsat verme konusunda doğrudan yetkileri olmadığı ancak bu izinleri alabilecek etkiye sahip olduklarının anlaşıldığı aktarılan mütaalada, sanıklar Aziz İhsan Aktaş, Gürkan Dölekli ve Seza Büyükçulha'nın Beşiktaş'ta ortak baz verdikleri, ortak baz tarihinin kazı izni onayına yakın tarih olması da gözetildiğinde, olayın tesadüfi karşılaşma olarak tanımlanmasının hayatın olağan akışına aykırı olacağı vurgulandı.
Mütalaada, sanık Aktaş'ın kovuşturmada alınan savunmasında "iş yerinin açılmasının bilinçli olarak geciktirilmesi nedeniyle günlük uğrayacağı maddi zarar miktarının gözetilerek rüşvet verildiğini" beyan ettiğininin anlaşıldığı bildirildi.
Sanık Gürkan Dölekli'nin diğer sanıklar Hakan Bahçetepe, Baki Aydöner ve Seza Büyükçulha ile irtibatının bulunduğu da dikkate alındığında, sanık Aktaş'ın beyanlarının tutarlı olduğu belirtilen mütalaada, diğer sanık savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kaydedildi.
Mütalaada, bu itibarla sanık Aktaş ve Dölekli'nin akaryakıt istasyonlarına kazı izni verilmesi için 4 Mayıs 2024'te "rüşvet verme", sanık Bahçetepe'nin "rüşvet alma", sanıklar Büyükçulha ve Aydöner'in "rüşvet eylemine aracılık etme" ve sanık Özer Ayık'ın da "rüşvet konusu menfaati teslim etme" fiilini gerçekleştirdikleri vurgulandı.
Sanıklar Aktaş ve Dölekli'nin İBB'den talep ettikleri iş yeri açma ve çalışma ruhsatı için 7 Eylül 2024'te "rüşvet verme", sanık Erdal Celal Aksoy'un "rüşvet alma", sanık Büyükçulha'nın ise "rüşvete aracılık etme" fiilini gerçekleştirdikleri aktarılan mütalaada, sanık Aktaş'ın pişmanlık göstererek cumhuriyet başsavcılığını "rüşvet verme" eylemlerinden haberdar ettiğinin anlaşıldığı bildirildi.
Mütalaada eylem 2’ye yer verildi
Ayrıca eylem 2'ye yer verilen mütalaada, Hakan Bahçetepe hakkında "haksız mal edinme" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", Gözde Bahçetepe ve Aziz Lal hakkında ise "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı belirtildi.
Hakan Bahçetepe'nin kayınpederi Aziz Lal adına kayıtlı Volvo marka aracın, Hakan ve Gözde Bahçetepe tarafından kullanıldığının tespit edildiği aktarılan mütalaada, araç bedelinin ise Aziz Lal tarafından ödendiği ve noter işlemleri sırasında da sadece kendisinin bulunduğu yönündeki beyanlara yer verildi.
Ceza istemleri
Mütalaada, sanıklar Gürkan Dölekli, Özer Ayık ve Aziz İhsan Aktaş'ın 4 Mayıs 2024'te sanık Hakan Bahçetepe'ye "rüşvet verme" suçundan 4'er yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istendi.
Sanıklar Dölekli ve Aktaş'ın ayrıca 7 Eylül 2024'te ise sanık Erdal Celal Aksoy'a "rüşvet verme" suçundan da 4'er yıldan 12'şer yıla kadar hapsi talep edildi.
Sanık Hakan Bahçetepe'nin 4 Mayıs 2024 tarihli eylem yönünden "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12 yıla kadar hapsi istenen mütalaada, sanık Erdal Celal Aksoy'un da 7 Eylül 2024 tarihinde "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları öngörüldü.
Mütalaada, sanık Baki Aydöner'in sanık Bahçetepe'ye "rüşvet verilmesine aracılık etme" suçunu işlediği gerekçesiyle 4 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istendi.
Sanık Seza Büyükçulha hakkında ise sanıklar Bahçetepe ile Aksoy'a "rüşvet verilmesine aracılık etme" suçunu işlediği gerekçesiyle 2 kez 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
Mütalaada, sanık Hakan Bahçetepe'nin tutuklu kaldığı süre göz önünde bulundurularak hükümle birlikte tahliyesine ve Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 53. maddesinde yer alan belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi istendi.
Savcılığın mütalaasında, gerek Hakan Bahçetepe'ye gerekse de Erdal Celal Aksoy'a "rüşvet verilmesi" eylemlerini soruşturma başlamadan evvel Cumhuriyet Başsavcılığına bildirdiği gerekçesiyle sanık Aziz İhsan Aktaş hakkında, Türk Ceza Kanunu'nun 254/2 maddesinde yer alan hükümlerin uygulanması ve hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi de talep edildi.
Eylem 2 yönünden sanıkların beraati istendi
Mütalaada, eylem 2 yönünden sanık Hakan Bahçetepe'nin "haksız mal edinme" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", sanıklar Gözde Bahçetepe ve Aziz Lal'in ise "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi talep edildi.
İddianameden
Başsavcılık tarafından hazırlanan iddianamede, 2 ayrı eyleme yer verilirken ilk eyleme ilişkin yapılan değerlendirmede, sanıklar Seza Büyükçulha ve Baki Aydöner'in "Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasında sanık olarak yer aldıkları ifade ediliyor.
Bu davada Aydöner'in üzerine atılı suçlara ve sanığın karıştığı eylemlere bakıldığında, İBB'de görevi bulunmamasına rağmen İmamoğlu'na yakınlığını kullanarak sahip olduğu gücü haksız kazanç sağlama noktasında kullandığı aktarılan iddianamede, sanığın müteahhitlerle görüşüp belediyeden alacaklarını tahsil ettirdiği, karşılığında maddi menfaat sağladığı öne sürülüyor.
İddianamede, sanığın Aziz İhsan Aktaş'ın firması adına kayıtlı bir aracı bilabedel kullandığı, Aktaş'ın sanıkla tanıştıktan sonra kendisine 100 bin dolar verip bir nevi jest yaptığı kaydedilen iddianamede, "Aziz İhsan Aktaş'ın da CHP'de, İBB'de etkili olan kişilerle temas sağladıktan sonra bu kişilere maddi jestler yaparak ilişkisini kuvvetlendirdiği, bu kişilerle para ilişkisine girerek işlerini çözmeye, yeni ihaleler almaya çalıştığı gerek kendisinin yargılandığı davada gerekse de 'Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü'nün yargılandığı davada ortaya konulmuştur." ifadelerine yer veriliyor.
Aktaş'ın, Baki Aydöner ve Ertan Yıldız ile Burak Korzay üzerinden tanıştığı belirtilen iddianamede, bu kişilerin maddi taleplerini karşılayarak işlerini, sorunlarını çözmeyi amaçladığı ileri sürülüyor.
İddianamede, sanık Aydöner'in savunmasında aracı kiraladığını ancak fatura vs. verilmediği için aracı iade ettiğini belirtmişse de kendisinin CHP'li siyasi kimliği dışında aileden gelen esnaf kimliğinin de bulunduğu, herkes gibi araç kiralamanın prosedürlerini bilebilecek konumda olduğu aktarılıyor.
İddianamede, şunlar belirtiliyor:
"Dolayısıyla Aziz İhsan Aktaş'tan elde ettiği haksız menfaatler konusundaki beyanlarına itibar edilmemiş, şüphelinin CHP'li belediyelerde iş çözme, belediyeden talebi bulunan kişi ve müteahhitlerden kazanç sağlama gayesiyle hareket ettiği, şüpheli Seza Büyükçulha'nın da İmamoğlu ile yakın arkadaşlığını kullanarak nüfuz elde ettiği, CHP'li belediyelerden talepte bulunan kişilerin taleplerini karşılamaya, işlerini çözmeye çalıştığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla her ne kadar şüpheliler Baki Aydöner ve Seza Büyükçulha'nın kazı izni, iş yeri açma ruhsatı verme konusunda doğrudan yetkileri olmasa da bu izinleri alabilecek etkiye sahip oldukları görülmüştür."
"Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak", "ihaleye fesat karıştırma", "edimin ifasına fesat karıştırma", "rüşvet verme", "resmi belgede sahtecilik", "özel belgede sahtecilik", "suçtan kaynaklanan mal varlıkları değerlerini aklama", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından yargılanan Aziz İhsan Aktaş'ın soruşturma aşamasında etkin pişmanlık göstererek samimi beyanlarda bulunduğu belirtilen iddianamede, kendisinden para talep eden belediye başkanları ve bunlarla irtibatlı kişiler hakkında bildiklerini başsavcılıkla paylaştığı, para verme eylemlerini dekont ve tarihleriyle somutlaştırmaya çalıştığı, bu kapsamda alınan beyanının tespit edilen hususlarla uyumlu olduğunun görüldüğü kaydediliyor.
Ceza istemleri
İddianamede, sanık Hakan Bahçetepe'nin "haksız mal edinme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "rüşvet alma" suçlarından 10 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Diğer sanıklar Gürkan Dölekli, Baki Aydöner, Özer Ayık, Seza Büyükçulha, Erdal Celal Aksoy, Gözde Bahçetepe ve Aziz Lal'in ise "rüşvet almak", "rüşvet vermek", "rüşvete aracılık etmek", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" gibi suçlardan 3 yıldan 24 yıla kadar değişen oranlarda hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.
İddianamede, "Gerek Hakan Bahçetepe'ye gerekse de Erdal Celal Aksoy'a rüşvet verilmesi eylemlerini soruşturma başlamadan evvel Cumhuriyet Başsavcılığımıza şüpheli Aziz İhsan Aktaş tarafından bildirilmesi ve haberdar etmesi nedeniyle, şüpheli Aziz İhsan Aktaş hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 254/2 maddesinde yer alan hükümlerin uygulanmasına, şüpheli hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi talep olunur." ifadeleri kullanılıyor.



