
İstanbul Haber — ŞADUMAN TÜRKAY - İstanbul'da aynı huzurevinde yaşayan Fatma ile Haluk Yüksel, önce birbirlerini uzaktan tanımaya çalıştı, ardından sosyal medyada başlayan mesajlaşmaları çay sohbetlerine dönüştü ve iki aylık nişanlılık sonrası huzurevinde yapılan törenle nikah masasına oturdu.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğüne bağlı Beylikdüzü Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi'nde 10 yıldır yaşayan Haluk Yüksel (73) ile Fatma Yüksel'in (70) hikayesi, yaklaşık 10 ay önce Fatma Yüksel'in kuruluşa geldiği ilk günden itibaren başladı.
Haluk Yüksel, huzurevinde bir süre gözlemlediği Fatma Yüksel'e önce sosyal medyadan arkadaşlık teklifinde bulundu, ardından da ilişkileri kısa sürede evlilikle sonuçlandı.
Fatma Yüksel, gelinliğini kendisi hazırladı. Kızı, annesinin saçını ve makyajını yaptı. Torunu da anneannesinin yanında yer aldı. Nikah şahidi ise Beylikdüzü Kaymakamı Bülent Karacan oldu.
Fatma Yüksel'in duygusal anlar yaşadığı törende çift, ilk danslarını yaptı. Pasta kestiler ve Aşık Veysel Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerinin müziğiyle doyasıya eğlendiler.
Nikahın en dikkat çeken anlarından biri de ayağa basma geleneği oldu. Çevresindekilerin ısrarına rağmen eşinin ayağına basmayı reddeden Fatma Yüksel, bunun nedenini evlilikte eşitliğe verdiği önemle açıkladı.
"Direnmemeye karar verdim"
Fatma Yüksel, Haluk Yüksel'in kendisine sosyal medyadan arkadaşlık teklifinde bulunduğunu ancak kendisini yeterince tanımadığı için hemen cevap vermediğini söyledi.
Yüksel, "Yakın çevredeyiz, aynı yerdeyiz. Birbirimizi gördük, teklif etti. Bir müddet bekledim, daha sonra kabul ettim. Sosyal medyadan mesaj gönderdi. Beklemem şu, yani fazla tanımıyorum. 'Belirli bir süre siz beni takip ettiniz, ben de sizi birazcık izleyeyim.' dedim. Belirli bir süreden sonra 'Tamam.' dedik ama resmiyet kazansın istedik. İki ay kadar nişanlı kaldık." dedi.
İlk buluşmalarında birlikte çay içtiklerini belirten Yüksel, o günkü heyecanını şöyle anlattı:
"Çay bahçesine götürdü, heyecanlıydım. Yani alışık olmadığım bir durumdu. Reddettiğim bir konuydu ama kendisiyle tanıştıktan sonra direnmemeye karar verdim. Çıkmaya başladık, resmiyet kazansın istedik. Sağ olsun Müdür Bey de yardımcı oldu bize. Nişanlarımız takıldı, iki ay nişanlı süre geçirdik. Bugün buradayız."
Gelinliğini kendisi hazırladı
Evlilik teklifinin telefon üzerinden geldiğini anlatan Fatma Yüksel, Haluk Yüksel'in kendisine "Ben istiyorum, yani evlenmek istiyorum, ne dersin?" dediğini, kendisinin de yeterince tanıdıktan sonra teklifi kabul ettiğini belirtti.
Kendi gelinliğini hazırlama fikrinin ise geçmişteki deneyimlerinden geldiğini dile getiren Yüksel, "Bir müddet ben modaevinde çalışmıştım zamanında. Oradan biraz aşinalığım var. Biraz elim de yatkın. Şöyle yapalım, böyle yapalım derken böyle bir şey çıktı. Tabii ki çok heyecanlandım. Bana ait olmasını seviyorum. Yani hazır bir şey alsam da kendime ait bir aksesuarlarla ya da bir değişimi yapıyorum muhakkak. Hoşuma gidiyor özel giyinmek." diye konuştu.
Nikah sırasında ayağına basma geleneğini kabul etmediğini belirten Fatma Yüksel, "Konuştuk, böyle bir şeyi kabul etmiyorum. Zaten pek hoşlandığım bir şey değil. Eşler birbirine üstün değil, eşit olmalılar." dedi.
"Kızımın beni hazırlaması herkese nasip olmayan bir şey"
Kızının nikah günü saçını ve makyajını yapmasının kendisi için ayrı anlam taşıdığını dile getiren Fatma Yüksel, bu anın kendisini çok etkilediğini söyledi.
Yüksel, "Valla kızımın beni, anneyi vermesi çok ilginçti. Makyajımı, saçımı gelip yapması çok ilginçti. Yani herkese nasip olmayan bir şey bana nasip oldu. Torunum da çok mutluydu. Bizzat yanımda, etrafımdaydı hazırlanırken. Nikah ve ilk dans sırasında gözlerim doldu, duygusal bir insanım, atamıyorum onu üstümden. Ama mutluluktan, çok mutluyum. Tavsiye ediyorum herkese. Şu an mutluluktan kendimi ağlamamak için zor tutuyorum." ifadelerini kullandı.
"Sevgi ve saygı çerçevesinde güzel bir aile kurabilirler"
Evlenecek gençlere tavsiyelerde bulunan Yüksel, maddiyatın ilişkinin önüne geçmemesi gerektiğini söyledi.
Yüksel, "Valla şöyle bir şey; eğer sevgi varsa, saygı varsa aralarında, maddiyat arka planda kalır. Maddiyatı hiçbir zaman öne çıkarmamalı insanlar. Sevgi ve saygı çerçevesinde mümkün olduğu kadar birlikte olarak güzel bir aile kurabilirler. Ama maddiyat öne çıktığı zaman ne sevgi kalıyor, ne saygı kalıyor, güven kalmıyor. Birbirlerini incitiyorlar. Aileler zorda kalıyor. Maddiyatı biraz arka plana atıp sevgiyi ortaya çıkarmaları, güveni ortaya çıkarmaları... Bağlılık güzel bir şey. Yani evlenmek, bir yerlerde yuva kurmak, bağlı olmak güzel bir şey, güzel bir duygu ama saygı çerçevesinde kalmalı." şeklinde konuştu.
"Onu gördüm, bir süre takip ettim"
İlk evliliğini yapan Haluk Yüksel ise Fatma Yüksel'i aynı huzurevinde gördüğünü, onu daha yakından tanımak için bir süre gözlemlediğini anlattı.
Haluk Yüksel, "Alışkanlıklarını, yaptığı işleri inceledim. Daha sonra sosyal medyadan arkadaşlık teklif ettim. 'Arkadaşım olur musun?' dedim. O kabul etti. Daha sonra yazışmaya başladık ve nişanlanıncaya kadar yazıştık. Ondan sonra çıkmaya başladık." ifadelerini kullandı.
İlk buluşmalarında sosyal tesise gittiklerini anlatan Yüksel, "Orada birer çay içtik, dondurma yedik. Ben kararımı vermiştim. Fatma Hanım'a da telefonda bildirdim. 'Sizinle evlenmek istiyorum.' dedim. Ondan sonra o biraz vakit istedi. Ondan sonra o süre dolunca kabul etti. Ondan sonra da nişan mevzusu gelişti, nişanlandık. Şimdi de evlendik." diye konuştu.
"Kibarlığı, nezaketi, tatlı dilliliği dikkatimi çekti"
Fatma Yüksel'in kendisini en çok etkileyen özelliklerini anlatan Haluk Yüksel, eşinin kişiliğinden ve davranışlarından etkilendiğini söyledi.
Yüksel, "Fatma Hanım'ın kibarlığı, nezaketi, tatlı dilliliği, becerikliliği, her türlü özelliği vardı. O çok dikkatimi çekti. Ve çok da güzel bir hanımefendi. Gelinliğini de kendisi yaptı. Üzerine ne giyse yakışır, çuval giyse çuval yakışır." diye konuştu.
Kuruluş müdürünün ve huzurevindeki arkadaşlarının evlilik kararlarına olumlu yaklaştığını anlatan Yüksel, "Kuruluş müdürümüz çok mutlu olduğunu söyledi. Diğer arkadaşlarımıza da bildirdik, onlar da çok mutlu oldular. Ondan sonra gelişim oldu, nişanlandık. Bugün de nikahımız kıyıldı." dedi.
Eşine duyduğu sevgiyi anlatırken iltifat etmekten çekinmediğini belirten Yüksel, şunları dile getirdi:
"İltifat değil, gerçekleri söylerim. Onu sevdiğimi kendisi bilir. 'Sevgilim', 'Aşkım', 'Güzelim', 'Kıymetlim' derim. Aşkı, sevgiyi buluncaya kadar bekleyin. Acele evlilikler yapmayın, daha sonrası hüsran olur. Önce birbirinizi tanıyın, sevin, sayın, ondan sonra evliliğe karar verin. Ondan önce de evlilik kararı almayın."


