
Güncel Haber — "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 53'ü tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 92. duruşması, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla sürüyor.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, tutuksuz sanık iş insanı Özge Bağdatlı savunma yaptı.
Sanık Bağdatlı, şirketini 2011'de şahıs şirketi olarak kurduğunu ve hiç kimseden borç ile destek almadığını ifade ederek, çok uluslu markalarla çalıştığını söyledi.
İddianamede hakkında "Deniz Dörtyol'dan para teslim aldığı" iddialarını reddeden Bağdatlı, firari sanıklardan Emrah Bağdatlı'nın ağabeyi olduğunu belirtti.
Sanık Bağdatlı, Emrah Bağdatlı ile aralarında iş ortaklığının bulunmadığını dile getirerek, "İş hayatımız her zaman ayrıdır. Şirketlerimiz arasında ortaklık, hisse ilişkisi veya herhangi bir organik bağ bulunmamaktadır. İletişim sektörümüz büyük gözükse de hemen hemen herkes birbirini tanır ve buna tanıklık edecek birçok kişi vardır. Biz iş ile ilgili karşı karşıya geldik, çok büyük bir tartışma yaşadık ve 3 yılı aşkın küslüğümüz var. Babamın araya girmesiyle barıştık. Bundan sonraki görüşmemiz, aile ilişkileri ve bayram, hastalık, ailevi nedenlerin dışına çıkmamıştır." dedi.
İddianamenin tamamında olmasa da birçok yerinde isminin birey olarak değil, Emrah Bağdatlı'nın kardeşi olarak anıldığını anlatan sanık Bağdatlı, üzerine atılı tüm suçlamaları reddetti.
Kültür AŞ Bilgi Teknolojileri Müdürü Erdinç Çolak da savunmasında, 2021'de görevine başladığını ifade ederek, "İhale, alım yöntemi, ticari proje geliştirme ve yürütme gibi konular benim yetkinlik alanım değildir. Kültür AŞ büyük ölçekli bir şirket olup her departmanın sorumluluğu ve görevleri ayrıdır. Karar vermeleri ve işlemeleri birbirinden bağımsız olarak ilerler." diye konuştu.
İddianameye konu edilen alım dosyası ve hak ediş dosyaları incelendiğinde hepsinde sorumlulukların yerine getirildiğinin ve bu kapsamda hak edişlerin ödendiğinin görüldüğünü aktaran sanık Çolak, ortada bir zararın söz konusu olmadığını anlattı.
Sanık Çolak, "İddianamede Murat Ongun'a bağlı üye olarak gösterilmişsem de ben Murat Ongun'la tutuklu olduğum dönemde duruşma salonunda tanıştım. Murat Ongun'a bağlı üye diye yargılanan kişilerle de burada tanıştım. Benim bildiğim ya da bilmediğim herhangi bir örgüte üyeliğim ya da bir örgütten menfaat sağlamışlığım yoktur." dedi.
Sonrasında söz verilen tutuklu sanık avukat Mehmet Pehlivan da avukat olduğu için mahkemeden hiçbir zaman ayrıcalık istemediğini ifade ederek, geçen hafta nereye gideceğini bilmeden başka bir cezaevine nakledildiğini anlattı.
Sanık Pehlivan, heyete duruşma salonuna sevk yazısı yazdığı için teşekkür etti.
Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, "Dün cezaeviyle görüştük, bugün sabah da aradık. Her duruşmada bu şekilde getirilmenizin çok sağlıklı olmadığı kanaatindeyiz. Bu durumu çözmek için ilgili cezaeviyle görüşüyoruz." dedi.
Sanık Pehlivan da tam da bu sebeple heyete teşekkür ettiğini belirtti.
Sonrasında bir kısım avukat söz almak isteyince başkan Aylan, sanık Pehlivan'ın zaten gereken şeyleri söylediğini belirterek, avukatlara söz vermedi ve bir başka tutuksuz sanığın savunmasını almak üzere kürsüye çağırdı.
Bir kısım avukatın mikrofon olmadan konuşması üzerine mahkeme, duruşmaya öğle arası verdi.



