İngiliz aktivistlere göre, İngiltere’nin İsrail karşıtı adımları göstermelik ve yetersiz

Dünya Haberleri — Filistin için Yahudi Ağının Başkanı David Cannon: "Ne zaman İsrail’i silahlandırmayı bırakırlarsa, o zaman inanırım. Ne zaman İsrail Büyükelçiliği kapı dışarı edilirse o zaman inanırım" - "Sosyalist İşçi" hareketi üyesi Pete: "İngiltere’ye gelen tüm İsrail mallarına yasak getirilmesini istiyoruz"

İngiliz aktivistlere göre, İngiltere’nin İsrail karşıtı adımları göstermelik ve yetersiz
İngiliz aktivistlere göre, İngiltere’nin İsrail karşıtı adımları göstermelik ve yetersiz

Dünya Haber — BEHLÜL ÇETİNKAYA - İngiltere'de Filistin'e destek eylemlerine katılan ve İsrail karşıtı lobi faaliyetleri yürüten aktivistler, İngiltere hükümetinin Ekim 2023'ten bu yana aldığı İsrail karşıtı kararları geç kalınmış, yetersiz ve göstermelik buluyor.

İngiltere'de 2023'ten bu yana parlamento ve hükümetler İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına ve Batı Şeria'daki işgale karşı çok sayıda karar aldı.

Bunların bir kısmı tarihe geçerken, bir kısmı birçok ülkenin toplu aldığı kararlara katılma şeklinde gerçekleşti. İngiltere Parlamentosu Gazze'de ateşkes çağrısını ancak İsrail'in Gazze saldırılarının başladığı Ekim 2023'ten 4 ay sonra yapabildi.

"Acil insani ateşkes" çağrısı yapan önergeyi oylayan parlamentoya daha önce sunulan önergeler ya oylanmadı ya da kabul edilmedi.

Temmuz 2024'te iktidar Muhafazakar Partiden İşçi Partisine geçti. Keir Starmer liderliğindeki bu hükümet İsrail'e silah satışı için verilen 350'nin üzerindeki lisanstan yaklaşık 30'unun doğrudan Gazze saldırılarında kullanıldığını belirterek askıya aldı.

İşçi Partisi hükümeti Eylül 2025'te ise Filistin Devleti'ni resmen tanıdığını duyurdu. Starmer, Ağustos 2026'da başbakanlık koltuğunu Andy Burnham'a devretti.

Burnham hükümeti ise işgal altındaki Filistin topraklarını gasbeden İsrail yerleşimleriyle ticareti yasaklama kararı aldı. Bu kararın 6 ila 9 ay arasında bir sürede yürürlüğe gireceğini duyuran Dışişleri Bakanı Ed Miliband ise Batı Şeria'da etnik temizlik yapıldığını ve İsrail'in Gazze'deki eylemlerinin savaş suçu kanıtları taşıdığını söyledi.

Filistin'e destek eylemlerine katılan ve İsrail karşıtı lobi faaliyetleri yürüten aktivistler, İngiltere'nin Ekim 2023'te İsrail'in Gazze saldırılarını destekleyen duruşundan Filistin'i tanıdığı ve İsrail'i etnik temizlik yapmakla suçladığı noktaya gelmesini AA muhabirine değerlendirdi.

"İsrail Büyükelçiliği kapı dışarı edilirse inanırım"

İngiltere'de İsrail'e tepki gösterilen tüm eylemlerde yer alan oluşumlardan Filistin için Yahudi Ağı, internet sitesinde verilen bilgiye göre "Filistin'e destek ve İsrail lobisinin yalanlarıyla mücadele" amacıyla kuruldu.

Filistin için Yahudi Ağının Başkanı David Cannon'a göre İngiltere hükümeti son 3 yılda Filistin'e yönelik sadece "yapar gibi görünen" kararlar aldı.

"Ne zaman İsrail'i silahlandırmayı bırakırlarsa, o zaman inanırım. Ne zaman İsrail Büyükelçiliği kapı dışarı edilirse o zaman inanırım." diyen Cannon, bunlar olmadan söylenen sözlerin hiçbir hükmü olmadığını kaydetti.

Cannon, Gazze'de bir soykırım yaşanırken İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna hitap edebildiğini ancak Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'a vize verilmediğini vurgulayarak, "Dünya liderleri ve basınımız bu konuda taraflı davranıyor ancak sokaktaki halk gerçeği biliyor." dedi.

İktidarın halkın tepkisinden korktuğunu dile getiren Cannon, "İsrail, ırkçı ve şiddet yanlısı bir hırsızlık üzerine kuruldu. Filistin topraklarını çaldı, Filistinlilerin yaşamlarını çaldı. Ayrıca Yahudi kimliğini de çaldı. Etnik temizliğin, apartheidin ve soykırımın Yahudilikle hiçbir alakası yok." ifadelerini kullandı.

Eylemlerin etkisi oldu

İngiltere'de 3 yıldır her birine yüz binlerce kişinin katıldığı ulusal boyuttaki Filistin'le dayanışma eylemlerinin organizatörleri arasında yer alan Filistin Dayanışma Kampanyası Westminster Başkanı Luca Salice de hükümetin son 3 yılda yaptığı pozisyon değişikliğinin memnuniyet verici olduğunu ancak yetersiz kaldığını vurguladı.

Salice, hükümetin Filistin'e destek eylemlerinin etkisiyle harekete geçtiğini öne sürerek, "Filistin için yıllardır eylem yapıyoruz. Hükümetin kararı kendiliğinden alınmış bir karar değildir. Hükümetin, baskı altında yaptığı açıklamalardır. Memnuniyetle karşılıyoruz ancak yeterli değil. Eylem yapmaya devam edeceğiz." dedi.

Hükümetin işgal altındaki Filistin topraklarını gasbeden İsrail yerleşimleriyle ticareti yasaklama kararının şu aşamada bir niyet göstergesi olduğuna işaret eden Salice, hükümetin bu konuda sunacağı yasa tasarısında kullanacağı dili ve içeriği değerlendirerek bir duruş takınacaklarını söyledi.

"İngiltere’ye gelen tüm İsrail mallarına yasak getirilmesini istiyoruz"

"Sosyalist İşçi" hareketi üyesi Pete ise hükümetin aldığı kararlara rağmen temelde duruşunu değiştirdiğine inanmıyor.

Tüm bu kararlara rağmen İsrail'e silah satışının ve istihbarat desteğinin sürmesine işaret eden Pete, "Ne Burnham ne de Miliband yaşananların bir soykırım olduğunu söyledi. Soykırım hala devam ediyor ve İngiltere büyük ölçüde suç ortağı." dedi.

Gazze'deki soykırım ve Batı Şeria'daki Filistinliler yerinden edilmeye devam ettikçe mücadelenin süreceğine dikkati çeken Pete, "Filistin özgür olana kadar mücadelemiz sürecek." diye konuştu.

Pete, İngiltere'nin işgal altındaki Filistin topraklarının gasbedilmesinde rol oynayan İsraillilere yönelik yaptırımlarının çok az sayıda kişiye uygulandığını belirterek, "İngiltere'ye gelen tüm İsrail mallarına yasak getirilmesini istiyoruz." ifadelerini kullandı.

Batı ülkelerinin İsrail'e desteğini kesmesinin önemini vurgulayan Pete, hiçbir adımın Filistin özgür olana kadar anlamı olmayacağını savundu.

"Bir şey yapmış gibi görünmeye çalışıyorlar"

Filistin destekçisi Steven ise üç yıldır süren eylemlerin ve toplum baskısının hükümeti Filistin konusunda pozisyon değişikliğine ittiğini söyledi.

İsraillilerin Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da gasbettiği Filistin topraklarında kurulan yasa dışı yerleşimlerin İsrail devlet politikası olduğuna dikkati çeken Steven, "Bunlar İsrail hükümetinin birer hükümet politikası. Bu yüzden tüm İsrail'le ticaret yasaklanmalı." değerlendirmesini yaptı.

Steven, İngiltere hükümetinin aldığı kararların Filistin'de sahada değişikliğe neden olmayacağını, hatta İngiltere hükümetinin bir değişiklik isteği olmadığını öne sürerek, "Sadece bir şey yapmış gibi görünmeye çalışıyorlar." dedi.

İngiltere'nin İsrail'i durdurmak için öncelikle İsrail'e desteğini kesmesi gerektiğini vurgulayan Steven, İngiltere'nin İsrail'in suçlarına büyük oranda ortak olduğunu da sözlerine ekledi.

  • Muhabir: BEHLÜL ÇETİNKAYA
  • Yayınlayan: ZÜLAL ESER
  • Düzenleyen: BİLAL GÜLER