İsrail, Batı Şeria’da devlet arazisi gerekçesiyle el koyduğu alanları artırarak ilhakın yolunu açıyor

Dünya Haberleri — Filistin Kurtuluş Örgütü’ne (FKÖ) bağlı Ayrım (Utanç) Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’nın orta kesimindeki Ramallah kentinin kuzeybatısında, "devlet arazisi" olarak sınıflandırılarak el koyduğu alanları 15 bin 813 dönüm genişletme kararı aldığını ve bu şekilde ilhakın önünü açtığını duyurdu.

İsrail, Batı Şeria’da devlet arazisi gerekçesiyle el koyduğu alanları artırarak ilhakın yolunu açıyor
İsrail, Batı Şeria’da devlet arazisi gerekçesiyle el koyduğu alanları artırarak ilhakın yolunu açıyor
Dünya Haber — Filistin Kurtuluş Örgütü'ne (FKÖ) bağlı Ayrım (Utanç) Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'nın orta kesimindeki Ramallah kentinin kuzeybatısında, "devlet arazisi" olarak sınıflandırılarak el koyduğu alanları 15 bin 813 dönüm genişletme kararı aldığını ve bu şekilde ilhakın önünü açtığını duyurdu.

Konseyden yapılan açıklamada, kararın 1983 yılına ait eski bir arazi ilanının sınırlarının "Mavi Hat Ekibi" olarak bilinen birim tarafından yeniden incelenmesinin ardından alındığı belirtildi.

Açıklamada, "Düzenleme kapsamında 19 bin 451 dönüm arazi sınırlara dahil edilirken, 3 bin 638 dönüm kapsam dışı bırakıldı. Böylece İsrail'in "devlet arazisi" olarak sınıflandırıp el koyduğu alanlarda net 15 bin 813 dönümlük artış gerçekleşti. Bu kararla Beytillu ve el-Mezraa el-Kıbliyye beldelerindeki toplam 79 bin 823 dönüm arazi söz konusu sınıflandırmanın kapsamına girdi." ifadeleri kullanıldı.

Konsey, genişletme kararının Filistin toprakları gasbedilerek kurulan Nahliel, Neriya ve Kerem Reim yerleşimlerini kapsayan "Talmon" yerleşim bloğuna gelecekte kullanılmak üzere arazi sağlanmasını ve bölgedeki yerleşim noktaları arasında coğrafi bütünlük oluşturulmasını amaçladığı uyarısında bulundu.

Söz konusu adımın Filistinlilere ait tarım arazileri üzerindeki baskıyı artırdığı, köyler arasındaki coğrafi parçalanmayı derinleştirdiği ve bölge sakinlerinin yerleşimlerini ve tarımsal faaliyetlerini genişletebilecekleri alanları daralttığı kaydedildi.

Açıklamada, İsrail'in kararının Beytillu, el-Mezraa el-Kıbliyye ve Deyr Ammar beldelerini kapsayan aynı bölgede 2 bin 536 dönüm araziye el konulmasından birkaç gün sonra geldiğine işaret edildi.

Bu gelişmelerin Ramallah'ın kuzeybatısında arazilere el koyma ve bölgenin coğrafi yapısını yeniden şekillendirme girişimlerinin yoğunlaştığını gösterdiği kaydedildi.

İsrail hükümeti, 15 Şubat 2026'da, Batı Şeria'daki arazilerin 1967'den bu yana ilk kez "devlet mülkü" olarak tescil edilmesine yönelik sürecin başlatılmasını öngören teklifi onaylamıştı.

İsrail'de çıkan Yisrael Hayom gazetesine göre, söz konusu adımla 2030 yılına kadar "C Bölgesi"nin yüzde 15'inin kademeli olarak ilhak edilmesi hedefleniyor.

Filistin yönetimi ile İsrail arasında 1995'te imzalanan İkinci Oslo Anlaşması kapsamında Batı Şeria, A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı.

Batı Şeria'nın yaklaşık yüzde 18'ini oluşturan "A bölgesi"nin idari ve güvenlik kontrolü Filistin yönetimine, yaklaşık yüzde 22'sini oluşturan "B bölgesi"nin idari kontrolü Filistin yönetimine, güvenliği ise İsrail'e bırakılmıştı.

Yüzde 60'ından fazlasını oluşturan "C Bölgesi"nin idari ve güvenlik kontrolü ise İsrail'e devredilmişti.

Filistinliler, İsrail'in bu adımlarını Batı Şeria'nın ilhakına hazırlık olarak değerlendirirken, söz konusu uygulamaların Birleşmiş Milletler kararlarının dayandığı iki devletli çözüm ilkesini baltaladığını belirtiyor.

İsrailli sivil toplum kuruluşu Peace Now (Barış Şimdi) Hareketi'nin 2024 yılı verilerine göre, Doğu Kudüs hariç işgal altındaki Batı Şeria'da yaklaşık 3 milyon Filistinli yaşarken, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin nüfusu ise 500 bini aşmış durumda.

Filistin istatistiklerine göre, işgal altındaki Batı Şeria'da 141 yasa dışı yerleşim birimi ile Yahudi grupların kurduğu ve İsrail yasalarına göre de "kaçak" sayılan 224 kaçak yerleşim noktasında yaklaşık 750 bin İsrailli bulunuyor. Bunların yaklaşık 250 bini, işgal altındaki Doğu Kudüs'teki 15 yerleşim biriminde yaşıyor.

İsrail'in işgal ettiği topraklarda kurduğu Yahudi yerleşim birimleri ve buraya nüfusunu nakletmesi uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul ediliyor.