
Belgeselin yapım ortaklarından İngiltere merkezli The Guardian gazetesinde yayımlanan habere göre, yönetmen Abraham, belgeselin New York'ta gerçekleşen Kuzey Amerika prömiyeri sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Abraham, NAZA'nın New York'ta gösterilmesinin hayati önem taşıdığını söyleyerek, "Bu filmi şu anda izlememiz önemli. Çünkü bahsettiğiniz gibi, o yaşlı yetkililer burada oturan insanların vergileriyle nelerin yapıldığı hakkında konuşuyorlar. Ülkenizin desteklediği ve finanse ettiği şey işte bu. Amaçlardan biri de Gazze'de yaşananların inkar edilmesini zorlaştırmak." ifadelerini kullandı.
Belgeselde isimsiz kaynaklara başvurulmasının "İsrail'in gizlediği kitlesel katliam sistemlerini açığa çıkarmak adına gerekli bir yöntem" olduğunu savunan Abraham, şunları söyledi:
"(Yapımda konuşan) Bu askerler, burada oturan insanların vergileriyle finanse edilen eylemlerden bahsediyor. Tanık olduğunuz bu suçlar halen devam ediyor. Devam ediyorlar çünkü bunlar ülkemizin yaptığı ve sizin ülkenizin destekleyip finanse ettiği şeyler. Araştırmacı gazetecilik tarihi boyunca, kaynaklara gizlilik güvencesi verilmesi çoğu zaman gerçeğin peşine düşmenin bir yolu olmuştur. Bu film başka türlü yapılamazdı. Suçlar halen devam ettiği için de filmi yapmanın önemli olduğunu düşündük"
"Haklı empati hissinin silaha dönüştürülmesi" riski
Abraham, 7 Ekim 2023'teki İsraillilere düzenlenen saldırılar hakkında da konuşarak, "Bu olaylar filmde yer alıyor ve kesinlikle hiçbir haklı gerekçesi yok. Diğer yandan, bu durum filmde gördüklerinizi de meşrulaştıramaz. Gazze’de bu kadar çok sivilin katledilmesini haklı çıkarmaz." dedi.
Abraham, "haklı empati hissinin silaha dönüştürülmesi" riskine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"İsrailli kurbanlara duyulan haklı empati hissinin, (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu gibi liderler, yani sürekli işgal ve savaştan başka bir şey vadetmeyen, çıkarcı ve samimiyetten uzak kişiler tarafından silaha dönüştürüldüğü bir dünyada yaşamak istemiyorum. Bu his, Filistinlilere karşı empati yoksunluğu anlamına gelecek şekilde, yani insanların sürekli öldürülmesini ve katledilmesini meşrulaştıracak biçimde bir silaha dönüştürülüyor. Bence böyle bir dünyada yaşamayı istememeliyiz. Bence hepimiz, bu ‘kazananın her şeyi aldığı’ (sıfır toplamlı) oyuna dahil olmayı reddetmeliyiz."
Sinema yayınının ardından belgesel internette ücretsiz erişime açılacak
İtalya'da bu yıl 83'üncüsü düzenlenen Uluslararası Venedik Film Festivali'nde "Jüri Özel Ödülü"ne, İsrail'in Gazze'deki sivil katliamını belgeleyen NAZA filmi layık görülmüş, olay İsrail'de büyük yankı uyandırmıştı.
80 dakikalık belgesel, festivalde 25 dakika boyunca ayakta alkışlanmış ve yönetmenlerinden Yuval Abraham, belgeselin sinemalardaki yayınının ardından internette ücretsiz erişime açılmasına karar verdiklerini duyurmuştu.
Abraham, İsrail'in Gazze'deki katliamını anlatan NAZA’yı internette sürekli yayınlama kararını, belgeselin diğer yönetmeni Rachel Szor ve yapım ortaklarından The Guardian ile birlikte aldıklarını belirtmişti.
İsrailli yetkililerin NAZA belgeseli karşıtı söylemleri ve vatandaşlıktan çıkarma tehditlerinin ardından Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Thameen Al-Kheetan, "İsrail'de, NAZA belgesinin yönetmenlerine yöneltilen her türlü nefret söylemini ve şiddete teşviki kınıyoruz. Bu kişilerin güvenliği ve ifade özgürlüğü korunmalı." ifadesini kullanmıştı.



