AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümü programı düzenlendi

Politika Haberleri — Efkan Ala, AK Parti’yle milletin devlet olduğunu söyledi; Hüseyin Yayman, 24 yıllık iktidarda her iki yılda bir krizle karşılaşıldığını belirtti.

AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümü programı düzenlendi
AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümü programı düzenlendi [Fotoğraf: Anadolu Ajansı]

Politika Haber — AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, "AK Parti'yle millet, devlet olmuştur. Milletin iradesi, devletin idaresine hakim olmuştur. Hükümetler, iktidar olmuştur ve öyle yola devam ediyoruz." dedi.

AK Parti Kültür ve Sanat Politikaları Başkanlığı tarafından, parti genel merkezinde, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, AK Parti Genel Başkanvekilleri Mustafa Elitaş ve Efkan Ala ile Genel Başkan Yardımcıları Ömer Çelik, Ahmet Büyükgümüş'ün konuşmacı olduğu "Kuruluşunun 25. İktidara Gelişinin 24. Yılında AK Parti" programı düzenlendi.

Ala, programda yaptığı konuşmada, AK Parti'nin yönetimde bir marka olduğunu belirterek, bir ülke için en önemli kaynağın "yönetim" olduğunu ifade etti.

Türkiye'nin dünyanın en gelişmiş 10 ülke arasına girme hedefine işaret eden Ala, en gelişmiş 10 ülkenin ortak özelliğinin "iyi işleyen yönetim" olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "AK Parti'yi millet kurdu, biz tabelasını astık" sözünü hatırlatan ve bu sözün neden söylendiğini anlatan Ala, o tarihlerde 28 Şubat postmodern darbesinin gerçekleştiğini, toplumla devlet arasındaki güvenin yok olduğunu, ekonomik kriz yaşandığını ve siyasetin toparlanamadığını, böyle bir manzarada AK Parti'nin kurulduğunu söyledi.

AK Parti hükümetleri iş başına gelinceye kadar ortalama hükümet etme süresinin 1 yıl 7 ay olduğuna dikkati çeken Ala, "AK Parti, öyle bir sistemi değiştirmiş ki bakın 24'üncü yıldayız, 25'inci yıla girdik." dedi.

"Onu söylediğimde Recep Tayyip Erdoğan bizim arkamızda durmasaydı, bir kararnamelik ömrün var"

AK Parti hükümeti iktidara geldikten sonra Batman Valiliğine atandığını ve bir ay sonra bir toplantı gerçekleştirdiklerini anlatan Ala, toplantıya katılan bir askeri yetkilinin "Okullarda bazı öğretmenler başörtülü derslere giriyormuş. Bunu kaymakamlara sormak istiyorum" deyince, "Beyler, burada soruları ben sorarım. Benden başka herkes cevap verir. Validen başka kimsenin soru sorma yetkisi yoktur." diye karşılık verdiğini aktardı.

AK Parti Genel Başkanvekili Ala, "Eğer ben onu söylediğimde Ankara'da AK Parti hükümetleri ve başındaki Recep Tayyip Erdoğan bizim arkamızda durmasaydı, bir kararnamelik ömrün var." diye konuştu.

Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla 28 Şubat düzenlemelerinin tamamının 2010'da tarihin çöplüğüne atıldığını dile getiren Ala, şimdi kurumların da milletin de kendi işini yaptığını, ülkenin de kalkınıp yoluna devam ettiğini söyledi.

"AK Parti hükümetleriyle millet, devlet olmuştur"

Hem silahlı kuvvetlerin hem de siyasetin güçlendiğinin altını çizen Ala, "Milleti ile savaşan bir devlet anlayışının yerine, milleti devlet yapan bir anlayış geldi. AK Parti hükümetleriyle millet, devlet olmuştur." değerlendirmesinde bulundu.

OHAL uygulamalarını kaldırdıklarını hatırlatan Ala, "Oradaki vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerini unutmadık. Birbirine hapishanede 'merhaba' diyemeyen kardeşlerimiz, 24 saat kendi dillerinde devlet televizyonundan yayın izliyor hale geldiler. Bunu AK Parti yaptı, Recep Tayyip Erdoğan yaptı." ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkanvekili Ala şunları kaydetti:

"Başbakanlar, milleti ve hükümetleri yönetmek için, Cumhurbaşkanı ve kurumlar da anayasada devleti yönetmek için kurgulanmıştı. Bu ikilemi ortadan kaldıran AK Parti ve AK Parti hükümetleridir. AK Parti'yle millet, devlet olmuştur. Milletin iradesi, devletin idaresine hakim olmuştur. Hükümetler, iktidar olmuştur ve öyle yola devam ediyoruz. Bu reformlara devam edeceğiz ve Türkiye'de yaptıklarımızı garanti altına alan, yapacaklarımızın önünü açan, milleti fırsatlarıyla buluşturan yeni sivil anayasa ihtiyacını onun için sürekli dile getiriyoruz ki yaptıklarımız bir daha geri dönmesin, garantiye alınsın. İkincisi de milletin önü açılsın. Yeni reformlarla, yeni fırsatlarla milleti buluşturalım. Çünkü bütün bunları başarırken güçlü bir teşkilat, müthiş bir birikim, toplum desteği, hiçbir tehdit karşısında geri adım atmayan bir karizmatik lider Recep Tayyip Erdoğan, her zaman bunların hepsi bir arada bulunmayabilir. Bunun için artık sistemik olarak garantiye alalım sistemi, Anayasayı değiştirelim, milletin iradesi artık garantili olarak devletin idaresini yönetsin."

"Türkiye'miz bugün dünyanın küresel güçlerinden birisi haline geldi"

Programın moderatörlüğünü yapan AK Parti Kültür ve Sanat Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman da AK Parti'nin milletin partisi olduğunu ifade ederek, "3 Kasım 2002'de seçim sonuçları ilan edildiğinde 'Anadolu ihtilali' denilmiştir. 3 Kasım 2002'den bu yana Türkiye'de artık hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'de devlet-yönetim ilişkisi değişti. Türkiye'de siyaset-insan ilişkisi değişti. Siyasetin paradigması değişti ve boğazın hasta adamı olarak nitelenen Türkiye'miz bugün dünyanın küresel güçlerinden birisi haline geldi." diye konuştu.

Yayman, AK Parti'nin ilk 25 yılda çok büyük bir başarı öyküsü yazdığını, 2'nci 25 yıl için yeni bir başarı hikayesi yazma borcu olduğunu vurguladı.

"AK Parti kendisiyle yarışmaktadır"

AK Parti'nin kurulduğundan beri büyük krizlerle mücadele ettiğine dikkati çeken Yayman, şöyle konuştu:

"14 Ağustos 2001'de kurulduğunda Genel Başkanı Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan siyasi yasaklıydı. Cumhurbaşkanımız milletle bu krizi aştı. Daha fazla demokrasi vaat ederek bu krizi aştı. İktidara geldiğinde kendisi genel başkan olamadı, başbakan olamadı, bu krizi aştı. Danıştay saldırısını hatırlatmak isterim. Cumhuriyet mitingleriyle mücadele edildi. AK Parti e-muhtıraya karşı demokrasi muhtırası verdi. Yine 367 krizini hatırlatmak isterim. Daha sonra iki kişiden birinin oyunu alan AK Parti hakkında kapatma davası açıldı. MİT krizi yaşandı. Gezi Parkı olaylarıyla iktidar değiştirilmek istendi. Kovid süreci yaşandı. 17-25 Aralık'ta hukuk görünümlü FETÖ kumpasını yaşadık. 15 Temmuz hain darbe girişimini yaşadık. AK Parti, 24 yıllık iktidarın her iki yılda bir, bir krizle karşı karşıya kaldı ve bütün bunları da milletimizle demokrasiyle ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'la aştık. Biz AK Parti'yiz. Tarihin doğru tarafındayız. İsmimiz gibi 'ak' bir partiyiz. Çok büyük krizleri, badireleri atlatan partimiz, yeni döneme yeni bir kızıl elma, yeni bir hayal, yeni bir ütopya vaadiyle inşallah yoluna devam edecektir. AK Parti'nin rakibi AK Parti'dir. AK Parti kendisiyle yarışmaktadır."