Nezaket dilini kullanan çocuklar okulun iklimini değiştirdi

Bolu Haberleri — Bolu’da bir ortaokulda uygulanan "Nezaketin Kalbi Atıyor" projesiyle öğrenciler, akran zorbalığına karşı nezaket ve pozitif iletişim dilini günlük yaşamın parçası haline getiriyor - Proje yürütücüsü Doç. Dr. Şeyda Karabörk: "Akran zorbalığına karşı nezaketin kalbini hep birlikte gümbür gümbür attıralım. Benim mottom şu; nezaket, insana yakışan en güzel elbise"

Nezaket dilini kullanan çocuklar okulun iklimini değiştirdi
Nezaket dilini kullanan çocuklar okulun iklimini değiştirdi [Fotoğraf: Anadolu Ajansı]

Bolu Haber — ZAFER GÖDER - Bolu'da ortaokul öğrencileri, nezaketi günlük yaşamın parçası haline getirerek okulda iyilik ve şefkat kültürünü yaygınlaştırdı.

Akran zorbalığına karşı pozitif dil yaklaşımıyla yola çıkan Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şeyda Karabörk, "Nezaketin Kalbi Atıyor" isimli proje hazırladı.

Cezalandırıcı yöntemler yerine okulda olumlu iletişimi ve sosyal dayanışmayı güçlendirmeyi önceleyen proje, İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğinde 1200 öğrencinin eğitim gördüğü Orhan Gazi Ortaokulu'nda 2 yıl önce hayata geçirildi.

İlerleyen süreçte öğretmenlerin ve velilerin de dahil edildiği proje kapsamında öğrenciler, el yazılarıyla hazırladıkları "Teşekkür ederim", "Size nasıl yardım edebilirim?" gibi olumlu iletişimi teşvik eden ifadeler içeren yazıları panolara astı. İngilizce öğretmeninin desteğiyle bu sözlerin İngilizce karşılıkları da çiçekli kartlara yazıldı.

Milli Eğitim Bakanlığının "Okuyan Okullar" projesi çerçevesinde "İyilik Timi" kitabı öğrencilere okutularak iyilik, dostluk ve nezaket kavramlarını önceleyen çalışmalar yapıldı.

Öğretmenler Günü'nde öğretmenlere kitap hediye edilirken, bir başka etkinlikte öğrencilere ve öğretmenlere nezaket mesajları içeren bardaklarla ıhlamur ikramında bulunuldu.

Ayrıca öğrenciler, okudukları kitapları bir köy okulundaki arkadaşlarına hediye etti, geleneksel Türk sanatları sanatçısı Nihal Ünal Yıldız'ın desteğiyle okulun merdivenlerine, koridorlarına ve ortak kullanım alanlarına nezaket ifadeleri içeren çizimler yaptı.

Öğrencilerin nezaket dilini kullanmasıyla okulda kötü söz, yüksek sesle konuşma ve akran zorbalığının azaldığı olumlu bir atmosfer oluştu.

"Okulda nezaket anlayışı bir kültür haline geldi"

Doç. Dr. Şeyda Karabörk, AA muhabirine, akran zorbalığını toplumsal sorun olarak gördüğünü, bir akademisyen ve bir anne olarak bu konuda sorumluluk hissettiğini söyledi.

Karabörk, okul ortamında sevgi, saygı ve pozitif iletişimin güçlendirilmesinin çocukların sosyal ve duygusal gelişimine katkı sağlayabileceği düşüncesinden hareketle proje hazırladığını kaydetti.

Projenin yalnızca öğrencileri değil, öğretmenleri ve okul çalışanlarını da olumlu yönde etkilediğinden bahseden Karabörk, "Kantin çalışanlarımızdan da çocukların artık 'Bir su alabilir miyim?' ve 'Teşekkür ederim' gibi nezaket ifadelerini daha fazla kullandıklarına ilişkin geri bildirimler aldık." dedi.

Karabörk, okulda nezaket anlayışının bir kültür haline geldiğini dile getirerek, "Bu projeye başladığımda tek kişiydim ama şu an Bolu'ya yayılması konuşuluyor. Demek ki tek bir kişi bile toplum için güzel şeyler yapabiliyormuş. Bütün ailelere sesleniyorum, gelin el birliğiyle çocuklarımıza ses olalım. Akran zorbalığına karşı nezaketin kalbini hep birlikte gümbür gümbür attıralım. Benim mottom şu; nezaket, insana yakışan en güzel elbise." diye konuştu.

"Nezaket anlatılarak değil, yaşanarak öğrenilir"

Okul müdürü Ahmet Topal da akademik başarının yanı sıra iyi insan yetiştirmenin de eğitim kurumlarının sorumluluğu olduğunu söyledi.

Proje sayesinde öğrencilerin birbirlerine karşı daha saygılı ve nazik davranmaya başladıklarını gözlemlediklerini belirten Topal, öğrencilerin ve velilerin katılımıyla seminerler ve kitap okuma etkinlikleri düzenlediklerini ve okul içinde "iyilik timleri" oluşturduklarını anlattı.

Topal, nezaketin anlatılarak değil, yaşanarak öğrenildiğini dile getirerek, "Kantincisinden servis şoförüne, hizmetlisinden öğretmenine ve velisine kadar büyük bir aileyiz. Bu aile içerisinde herkesin birbirine daha saygılı ve nazik davranmaya başladığını gördük. Biz büyüklerin bunu çocuklarımıza göstererek onların da içselleştirmesini sağlamamız gerekiyor." ifadelerini kullandı.

  • Muhabir: ZAFER GÖDER
  • Yayınlayan: DURSUN KABAKTEPE
  • Düzenleyen: NURHAN ÇORLU