
Ekonomi Haber — Schneider Electric, Avrupa ve Birleşik Krallık'ta su kıtlığının sanayi kuruluşlarının faaliyetleri, işletme maliyetleri ve büyüme beklentileri üzerindeki etkilerini ele alan "Su Darboğazı Raporu"nu yayımladı.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, araştırmaya katılan sanayi liderlerinin yüzde 52'si, su kalitesinin veya suya erişimin gelecek 5 yıl içinde şirketlerinin büyümesinin önünde ciddi bir engel oluşturmasını beklerken, yüzde 14'ü bu sorunların faaliyetleri veya büyümelerini halihazırda olumsuz etkilediğini belirtti.
Sanayi liderlerinin yüzde 44'ü, son 2 yılda su stresinin işletme maliyetlerini artırdığını, yüzde 38'i altyapı ve bakım bütçelerinin baskı altında kaldığını, yüzde 30'u ise tedarik zincirlerinde aksama yaşandığını bildirdi.
İşletmelerin yüzde 44'ü, su tedarikinde ciddi bir kesinti yaşanması durumunda faaliyetlerinin ilk 24 saat içinde etkilenmeye başlayacağını öngördü.
Araştırma, su kaynaklı risklerin yönetiminde dijital teknolojilerin önemine ilişkin farkındalığın yüksek olmasına rağmen bu teknolojilerin kullanımının henüz yeterince yaygınlaşmadığını gösterdi.
Sanayi liderlerinin yüzde 86'sı ve su hizmeti sağlayan kuruluşların yüzde 98'i, akıllı su teknolojilerinin işletme maliyetlerini azaltabileceğini belirtirken, her iki grubun yüzde 80'inden fazlası söz konusu teknolojilerin iş sürekliliğini korumaya ve sürdürülebilirlik performansını artırmaya katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Buna rağmen sanayi liderlerinin yüzde 58'i dijital ikiz veya şebeke modelleme araçlarını bildikleri halde henüz kullanmadıklarını, su hizmeti sağlayan kuruluşların yüzde 57'si ise tahmine dayalı analitik veya yapay zeka destekli su yönetimi teknolojilerini devreye almadıklarını aktardı.
Araştırmaya katılan sanayi liderlerinin yüzde 98'i ile su hizmeti sağlayan kuruluşların tamamı, suya erişim ve kalitesine ilişkin risklerin önemli kararlarını şimdiden etkilediğini bildirdi.
Sanayi liderlerinin yüzde 47'si su verimliliğine yönelik yatırımlarını artırırken, yüzde 43'ü su kaynaklı riskleri yönetim kurulu düzeyinde değerlendirmeye başladı.
Katılımcı sanayi kuruluşlarının yüzde 56'sında otomatik kontrol sistemleri, yüzde 55'inde ise akıllı sayaçlar kullanılırken, su hizmeti sağlayan kuruluşlarda akıllı sayaç kullanım oranı yüzde 76'ya ulaştı.
Araştırmada, su sistemlerinin dijitalleşmesiyle siber güvenlik risklerinin de öne çıktığına işaret edildi.
Öte yandan, Danimarka'da faaliyet gösteren su hizmeti sağlayıcısı Aarhus Vand, Schneider Electric'in "EcoStruxure Water Advisor-Water Simulation" çözümünü kullanarak, su şebekesinin tedarik güvenliğini artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüğünü duyurdu.
Dijital ikiz teknolojisinden yararlanan kuruluş, şebekeyi uzaktan izleyerek olası kaçakları ve tedarik dalgalanmalarını belirleyebiliyor, planlı ve beklenmedik olayların etkilerini önceden öngörerek su kayıplarını, enerji tüketimini ve işletme maliyetlerini azaltabiliyor.
"Su artık rekabet gücünü doğrudan etkileyen bir konu"
Açıklamada görüşlerine yer verilen Schneider Electric Endüstriyel Otomasyondan Sorumlu Başkan Yardımcısı Gwenaelle Huet, su kaynaklı risklerin Avrupa sanayisinin rekabet gücü açısından giderek daha önemli hale geldiğini belirtti.
Huet, Avrupa'nın suyu yalnızca bir çevre meselesi olarak ele alma lüksünün olmadığını vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:
"Su artık rekabet gücünü doğrudan etkileyen bir konu. Enerji dönüşümü son 10 yılda sanayi stratejilerini nasıl yeniden şekillendirdiyse, su verimliliği de önümüzdeki 10 yıla yön verecek. Yapay zeka destekli endüstriyel zeka çözümleri, şirketlerin suyun nasıl kullanıldığını, nerelerde israf edildiğini ve nasıl geri kazanıldığını daha önce mümkün olmayan bir ayrıntıyla görmesini sağlıyor. Artık asıl mesele sorunu anlamak değil, Avrupa sanayisinin geleceğini güvence altına almak için gereken hızda harekete geçmek."
Schneider Electric Su ve Çevre Segmenti Başkanı Sophie Borgne de Avrupa'da yaşanan kuraklıkların sanayi kuruluşları açısından kalıcı bir risk haline geldiğini belirtti.
Avrupa Kuraklık Gözlemevi verilerine göre, Avrupa Birliği (AB) ve Birleşik Krallık'ın yaklaşık yarısının farklı düzeylerde kuraklık yaşadığını aktaran Borgne, "Suyun yeniden kullanılması, zaten baskı altında olan nehirlere ve barajlara bağımlılığımızı azaltabilir. Buna rağmen bugün AB genelinde arıtılmış kentsel atık suyun yalnızca yüzde 2,4'ü yeniden kullanılıyor. Akıllı su teknolojilerine yatırım yapan kuruluşlar, su verimliliğini rekabet avantajına dönüştürüyor." değerlendirmesinde bulundu.
Bağımsız su ve çevre uzmanı Tom Freyberg de su güvenliğinin Avrupa'daki sanayi kuruluşlarının öncelikleri arasında daha fazla yer almaya başladığına işaret etti.
Avrupa'nın dünyanın geri kalanına kıyasla iki kattan daha hızlı ısındığını belirten Freyberg, "Su Darboğazı Raporu, yaklaşımın değiştiğini doğruluyor. Sanayi liderlerinin yüzde 47'si su verimliliğine yönelik yatırımlarını artırmış, yüzde 43'ü ise su kaynaklı riskleri yönetim kurulu gündemine taşımış durumda. Su güvenliği sonunda ikinci plana atılan bir detay olmaktan çıkıp iş dünyasının öncelikleri arasına giriyor." ifadelerini kullandı.
