Sosyal medya kentlerin deneyimlenme biçimini değiştirirken yerel kimliklerini de gölgeliyor

Güncel Haberleri — Amsterdam Üniversitesinden Prof. Justus Uitermark: "Kentleri deneyimleme biçimi, aslında platformları deneyimleme biçimine dönüşüyor" - "Bu anlamda yaşanan şey, tek tipleşme değil yerel kimliğin düzleşmesi. Mekanlar oldukça kalıplaşmış hale geliyor"

Sosyal medya kentlerin deneyimlenme biçimini değiştirirken yerel kimliklerini de gölgeliyor
Sosyal medya kentlerin deneyimlenme biçimini değiştirirken yerel kimliklerini de gölgeliyor

Güncel Haber — ŞİLAN TURP - Bir zamanlar sokaklarında yürünerek keşfedilen, yerel mekanları, kendine özgü mimarisi ve gündelik yaşamıyla hafızalara kazınan kentler artık giderek daha fazla dijital ekranlar aracılığıyla tanınıyor, bu durum şehirlerin yerel kimliklerinin arka planda kalmasına neden olabiliyor.

Instagram'da fotoğraflanan kafeler, TikTok'ta viral olan yiyecekler ve dijital haritalarda öne çıkan mekanlar, yalnızca insanların kentleri ziyaret etme biçimini değil bu kentlerde hangi yerlerin görünür, popüler ve değerli kabul edildiğini de etkiliyor.

ABD ve Kanada'daki bağımsız kahvecileri inceleyen araştırma, bu işletmelerin iç tasarımlarında birbirlerine benzer estetik unsurların yaygınlaştığına ve küresel tüketici beklentilerinin mekan tasarımlarını şekillendirdiğine dikkati çekiyor. Hong Kong'un Kennedy Town Mahallesi'ni ele alan çalışma ise sosyal medyada yayılan estetik anlayışların, popülerleşen mekanların ticari yapısını ve mahallelerin dönüşümünü etkileyebildiğine işaret ediyor.

Dünyanın farklı şehirlerinde birbirlerine benzeyen kahve dükkanları ve sosyal medyada benzer kalıplarla tanıtılan turistik noktalar, dijital çağda kentlerin kendilerine özgü kimliklerini ne ölçüde koruyabildiği sorusunu gündeme getiriyor.

"Kentleri deneyimleme biçimi, aslında platformları deneyimleme biçimine dönüşüyor"

Amsterdam Üniversitesinden Kent Coğrafyası Profesörü Justus Uitermark, AA muhabirine, dijital platformların kent yaşamı üzerindeki etkilerini değerlendirdi.

Uitermark, sosyal medya ve dijital harita uygulamalarının kentleri keşfetme biçimini değiştirdiğine dikkati çekerek, geçmişte ziyaretçilerin yerel halkla konuşarak veya kentte dolaşarak yeni yerler keşfettiklerini ancak bireylerin seyahat öncesinde Google Haritalar, TikTok ve Instagram gibi platformlar üzerinden gidecekleri yerleri araştırdıklarını söyledi.

Bu durumun beklenmedik karşılaşmaları ve tesadüfen yeni yerler keşfetme olasılığını azalttığına dikkati çeken Uitermark, "Kentleri deneyimleme biçimi, aslında platformları deneyimleme biçimine dönüşüyor." değerlendirmesinde bulundu.

Uitermark, dijital platformların etkisinin yalnızca insanların gidecekleri yerleri belirlemekle sınırlı kalmadığını, Google Haritalar gibi uygulamalarda yapılan yorumların işletmelerin kararlarını da şekillendirdiğini belirtti.

Platformlardaki değerlendirmelerin çoğunlukla ziyaretçilerin bakış açısını yansıttığına işaret eden Uitermark, yerel toplulukların görüşlerinin daha az önem taşır hale gelebildiğini anlattı.

Viral mekanlar, mahallelerin ticari yapısını etkiliyor

Sosyal medyada popülerleşen yiyeceklerin ve mekanların kent yaşamı üzerindeki etkilerine de değinen Uitermark, bunun sonucunda sosyal medya platformlarında viral hale gelen bazı mekanların dar sokaklarda bulunmasının kalabalığa yol açabildiğini, işletmelerin de popülerleşen tek bir yiyeceğe odaklanmaya başlayabildiklerini söyledi.

Bu eğilimin mahallelerdeki ticari yaşamı dönüştürdüğünü vurgulayan Uitermark, bazı yerel işletmeler kapanırken yerlerini viral turizme hitap eden yeni işletmelerin alabildiğine işaret etti.

Uitermark, bu değişimin yalnızca ticari yaşamla sınırlı kalmadığını vurgulayarak, "Mahalledeki işletmeler, sakinler ve diğer unsurlardan oluşan bütün ekosistem bundan olumsuz etkileniyor." görüşünü paylaştı.

Dijital platformlarda popüler hale gelen mekanların daha fazla ziyaretçi çekebildiğini, ziyaretçilerin de yaptıkları paylaşımlarla bu popülerliği beslediklerine dikkati çeken Uitermark, böylece bazı mekanların sürekli görünür kalabildiğini söyledi.

Dijital platformlar, yerel kimliği düzleştiriyor

Uitermark, dijital platformların kentleri her açıdan birbirine benzetmediğini ancak kendilerine özgü özelliklerinin belirli kalıplar üzerinden sunulmasına yol açabildiği değerlendirmesinde bulundu.

Bu kapsamda Hollanda'nın başkenti Amsterdam'ı örnek gösteren Uitermark, şehrin özellikle Kanallar Bölgesi gibi belirli alanlarının dijital platformlarda öne çıkarıldığını söyledi.

Uitermark, TikTok ve Instagram gibi platformlarda ziyaretçilerin mutlaka yapması gerekenleri sıralayan listelerin sıkça karşılarına çıktığını ve farklı kişilerin kentleri tanıtırken benzer noktalara odaklandıklarını anlattı.

Bunun kentlerin kendilerine özgü özelliklerini belirli kalıplara indirgediğine işaret eden Uitermark, "Bu anlamda yaşanan şey, tek tipleşme değil yerel kimliğin düzleşmesi. Mekanlar oldukça kalıplaşmış hale geliyor." dedi.

Uitermark, dijital platformların bazı estetik anlayışları güçlendirirken diğerlerini geri plana ittiğini ancak bütün platformlarda geçerli tek bir estetik eğilimin bulunmadığı görüşünü paylaştı.

Sosyal medya, benzer estetik anlayışının farklı coğrafyalara yayılmasını kolaylaştırıyor

Dünya genelinde mekansal tek tipleşmenin sosyal medyanın yaygınlaşmasından önce de var olduğuna işaret eden Uitermark, sosyal medyanın küresel etkileşimi ve benzer estetik anlayışların farklı coğrafyalara yayılmasını kolaylaştırdığını dile getirdi.

Uitermark, dünyanın farklı bölgelerindeki kafelerin birbirlerine benzediklerine dikkati çekerek, dijital platformların belirli kültürel uygulamaları öne çıkarıp güçlendirirken yerel uygulamaları ise geri plana itebildiğini ancak bu benzeşmenin tek nedeninin dijital platformlar olmadığını vurguladı.

Dijital platformların mekanların nasıl sunulduğunu da etkilediğini ifade eden Uitermark, Airbnb gibi turistik konaklama yerleri kiralama platformlarında dünyanın farklı bölgelerindeki evlerin fotoğraflarının ve iç mekan tasarımlarının birbirine benzeyebildiğine dikkati çekti.