TBMM Başkanı Kurtulmuş, İnönü Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yılı Açılışı’nda konuştu: (1)

Malatya Haberleri — "(Terörsüz Türkiye) Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk asrının en zor sorunu olan terör meselesini çözmek için bir yola çıktık ve önemli bir merhaleyi geride bıraktık" - "İnşallah en kısa süre içerisinde tamamıyla terörün geride kaldığı, buradaki hatıraların, buradaki birikimlerin, müktesebatın sadece bizim için tarihsel hafıza niteliği taşıdığı günlere inşallah ulaşacağız"

TBMM Başkanı Kurtulmuş, İnönü Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yılı Açılışı’nda konuştu: (1)
TBMM Başkanı Kurtulmuş, İnönü Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yılı Açılışı’nda konuştu: (1)

Malatya Haber — Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, "Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk asrının en zor sorunu olan terör meselesini çözmek için bir yola çıktık ve önemli bir merhaleyi geride bıraktık." dedi.

Kurtulmuş, Turgut Özal Kongre Merkezi'nde düzenlenen İnönü Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, Malatya'da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

İnönü Üniversitesini yakından takip ettiğini aktaran Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"İnönü Üniversitesinin kuruluşu dün gibi yakın bir tarihteydi. Artık Türkiye'nin köklü, yerleşik üniversitelerinden birisi. 32 bini aşan öğrencisiyle fevkalade büyük bir seviyeye gelmiş vaziyette. Ayrıca tıp alanı başta olmak üzere birçok alanda da önemli atılımları gerçekleştiren bir üniversitemiz. Şimdiye kadar bu üniversitede kuruluşundan bu yana emeği geçen herkese şükranlarımızı ifade ediyorum. Bütün arkadaşlarımızı yürekten tebrik ediyorum. Ayrıca depremden sonra da iki kez Malatya'ya gelme imkanım oldu. O büyük yıkıntıyı, o fevkalade hüzünlü günleri, o zor günleri yakından biliyorum. Bugün geldiğimde de şunu artık övünerek ifade edebiliriz ki bu hepinizin gücü, Türkiye'nin gücü, 86 milyonun gücü, o büyük yıkıntılarda tahrip olmuş Malatya'da bugün artık modern bir şehir haline doğru, yenilenmiş bir Malatya'ya doğru hızla gelişim kaydedildiğini görmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum."

Depremlerden sonra kısa bir sürede şehirlerin ayağa kalkmasının önemli bir başarı olduğunu aktaran Kurtulmuş, depremde hayatını kaybedenlere başsağlığı diledi.

Terörsüz Türkiye süreci

Depremlerden sonra önemli bir dayanışma örneği sergilendiğini anlatan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Öncelikle herhalde hepimiz kabul ederiz ki birinci asrını geride bıraktığımız Cumhuriyet'imizin birinci asrının en yakıcı, en zor, en ağır sorunu terörle ilgili sorunumuzdur. Fevkalade büyük bedeller ödenmiş, on binlerce insanımız ölmüş, binlerce insanımız şehit olmuş, Türkiye 2,3 trilyon doların üstünde büyük bir ekonomik kayba neden olan bir belayla karşı karşıya kalmıştı. Hatta bunun da ötesinde zaman zaman milletimizin de umutlarının yıkıldığı, Türkiye'de ayrışma, bölünme senaryolarının gündeme geldiği çok zor, çok çetin dönemler de geride kalmıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk asrının en zor sorunu olan terör meselesini çözmek için bir yola çıktık ve önemli bir merhaleyi geride bıraktık. İnşallah en kısa süre içerisinde tamamıyla terörün geride kaldığı, buradaki hatıraların, buradaki birikimlerin, müktesebatın sadece bizim için tarihsel hafıza niteliği taşıdığı günlere inşallah ulaşacağız."

Cumhuriyet tarihinin ilk asrının en önemli sorununu çözmek için başlanılan sürecin yeni bir sorumluluk getirdiğini belirten Kurtulmuş, emeği geçenlere teşekkür etti.

Kurtulmuş, "Konuşmamı iki bölüme ayıracağım. Birinci bölümde önümüze koyduğumuz ve bugüne kadar getirdiğimiz bu model 'Türkiye Modeli' adını verdiğimiz bir modeldir. Dünyadaki bütün çatışma çözümleri örneklerinden fevkalade şekilde ayrışan ve bir akademisyen olarak söylüyorum, başından itibaren de meselenin içinde olan birisi olarak söylüyorum, bundan sonra da dünyanın birçok üniversitesinde çatışma çözümleri alanında ders olarak okutulacak bir süreci yönetiyoruz. Bu süreç Türkiye Modeli'dir." dedi.

Türkiye Modeli'nin milli bir model olduğunu ifade eden Kurtulmuş, çalışmaların sürdüğünü dile getirdi.

Sürecin önemli olduğunun altını çizen Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Kendi birikimlerimiz üzerinde başlatmış olduğumuz bu husus, öncelikle Türkiye'nin bizzat kendisine güvenmesinin somut bir sonucudur ve bu bize fevkalade güçlü bir başlangıcı nasip etmiştir. Bu sürecin ikinci temel alametifarikası bu sadece siyasetin dar kalıpları içerisinde hapsedilecek bir ya da birkaç partinin siyasi projesi olarak gündeme getirilebilecek bir mesele değildir. Öncelikle 86 milyonumuzun her bir ferdini ilgilendiren, siyaset üstü demiyorum, o lafı sevmiyorum ama bizatihi dar parti siyasetinin dışında olan bir konudur ve bu özelliğiyle de Türkiye'nin milli bir meselesi olarak cereyan etmiştir. Bu mana kadar da bütün siyasi partilere, sürece başından beri destek veren bütün toplumsal kesimlere buradan bir kez daha teşekkürü bir borç biliyorum. Burada hiçbir grup bunu bir siyasi argüman olarak kullanmamış, iç siyasetin bir tartışma meselesi haline getirmemiş, bu sürece destek verenler, sürecin nasıl başarıya ulaşması mümkündür sorusundan yola çıkarak müktesebatında ne varsa onu ortaya koymaya çalışmışlardır."

(Sürecek)