TCMB Başkanı Karahan, soruları yanıtladı: (2)

"Uzun süre sıkı duruşu korumamız gerekecek. Bu demek değildir ki faiz, bu süreçte asla inmeyecek. Faiz indirimi döngüsüne girildiği zaman da sıkı duruş korunabilir" - "Dezenflasyon sürecinde büyümede bir miktar azalma yaşanabilir ama fiyat istikrarına ulaştığımızda büyümenin getirdiği refah artışının toplumun çok daha geniş kesimleri tarafından kalıcı olarak paylaşıldığını göreceğiz"

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, para politikasıyla ilgili, "Uzun süre sıkı duruşu korumamız gerekecek. Bu demek değildir ki faiz, bu süreçte asla inmeyecek. Faiz indirimi döngüsüne girildiği zaman da sıkı duruş korunabilir." dedi.

Karahan, Merkez Bankası İdare Merkezi’nde bu yılın 3. Enflasyon Raporu’nun tanıtımı amacıyla düzenlenen bilgilendirme toplantısında, Başkan Yardımcıları Hatice Karahan ve Osman Cevdet Akçay ile soruları yanıtladı.

Enflasyonu etkileyen sebepler göz önüne alındığında yıl sonundaki yüzde 38 hedefinin nasıl etkileneceği yönündeki bir soru üzerine Karahan, enflasyon tahminlerini oluştururken belli varsayımlarda bulunduklarını dile getirdi.

Burada görüşlerini değiştirecek şeyin, "beklediklerinin çok üstünde bir gerçekleşme" olduğunun altını çizen Karahan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bakarız ki bu, bizim tahminimizin üzerinde, o zaman orta noktayı ya da üst bandı değiştirmemiz gerekir ama bu dönemde gerçekten kurumlar arası eş güdüm üst düzeyde. Hem enerji fiyatlarında yapılan düzenleme hem de diğer konularda atılan adımlar patikamız içinde gerçekleşti. Dolayısıyla bizim için sürpriz olan bir durum yok. Bunun neticesinde de 3 ay öncesine göre, şu anda baktığımızda, veri akışı da olumlu geldi. Önümüzdeki dönem için talep de sağlıklı bir şekilde soğuyor. Arz talep dengesi biraz daha yerine geliyor. Bu koşullar çerçevesinde bu görünüm altında yüzde 38 hedefini, üst bant ve alt bandı olduğu gibi korumaya karar verdik."

- "Ülke olarak büyüme sorunumuz yok"

Karahan, arzulanan ekonomik soğumaya ne kadar uzaklıkta olunduğuyla ilgili soru üzerine talep görünümünün bir önceki enflasyon raporundaki öngörüleriyle genel olarak uyumlu olduğunun altını çizdi.

Karahan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Fiyatlama gelişmeleri de bu şekilde. Burada temel olarak 2 kaynaktan destek aldık. Birincisi reel değerlenme, diğeri ise talepte soğuma. Fiyatlama değişmeleri konusunda, enflasyonun düşmesiyle, beklentilerden de önümüzdeki dönemde destek alacağımızı düşünüyoruz. Dolayısıyla arzuladığımız dengelenme gerçekleşiyor."

Türkiye’nin büyümeye dair sorununun olmadığına işaret eden Karahan, geçmiş verilere de bakıldığında ülkenin potansiyel büyümesinin oldukça yüksek olduğunu söyledi.

Buna karşın sürdürülebilir ve uzun vadeli olması açısından büyümenin kompozisyonunun iyileşmesi gerektiğini anlatan Karahan, şu değerlendirmede bulundu:

"Buna ulaşmak da ancak fiyat istikrarıyla mümkün. Biz de bu doğrultuda çalışıyoruz. Zaten bize kanunla verilen görev de fiyat istikrarını sağlamak. Dolayısıyla bütün adımlarımızı bu doğrultuda atıyoruz. Dezenflasyon sürecinde büyümede bir miktar azalma yaşanabilir. Kısa vadede bir miktar yavaşlayabilir. Bunun belirtileri de zaten gerçekleşiyor ama fiyat istikrarına ulaştığımızda büyümenin getirdiği refah artışının toplumun çok daha geniş kesimleri tarafından kalıcı olarak paylaşıldığını göreceğiz."

- "TÜİK ve Merkez Bankası arasında bir komite oluşturduk"

Karahan, "enflasyon hesaplama yöntemini, şeffaflık adına, paylaşmayı düşünüp düşünmediklerine" yönelik bir soruya şu yanıtı verdi:

"Bunun daha iyisini yapacağız. Hedeflediğimizi söylediğimiz sayıyı bizim açıklamamız ideal değil. Biz kendimiz hesaplıyoruz. Yani arındırmayı biz yapıyoruz ama enflasyon verisini TÜİK açıklıyor. Bu doğrultuda TÜİK ve Merkez Bankası arasında bir komite oluşturduk. Bizim çalışma arkadaşlarımız TÜİK’teki konunun uzmanlarıyla bu konuda teknik bir çalışma yürütüyorlar. Süreç başladı. Bu çok önemli bir konu. Tamamlanması ne zaman olur bunu kestirmek zor ama mümkün olduğu kadar kısa sürede burada bir mesafe alınacağını düşünüyorum."

- "Bizi sürprize uğratan bir gelişme olmadı"

Elektrik ve doğal gaz zamlarının uygulanan politikalarla uyumuna ilişkin bir soru üzerine Karahan, son 2 yıldır enerji fiyatlarının, çeşitli sübvansiyonlar nedeniyle büyük ölçüde sabit kaldığını dile getirdi.

Söz konusu dönemde yapılan toplam zamlara bakıldığında yüzde 4 civarında bir oranın ortaya çıktığını anlatan Karahan, şunları kaydetti:

"Bu süreçte enflasyonist ortamda enerjiye dair harcamaların hane halkı bütçesi içindeki payı oldukça düştü. Dolayısıyla bunların beklenti üzerindeki etkisi daha sınırlı olacaktır. Onun dışında eş güdümün üst düzey olduğunu görebilirsiniz. Çünkü elektrikte yüzde 38’lik zam yapıldı, doğal gazda daha da az. Dolayısıyla burada Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızın, Merkez Bankası hedefini ne kadar ciddiye aldığını ne kadar içselleştirdiğini görebilirsiniz. Genel olarak bu eş güdüm bütün kurumlar arasında üst düzeyde. Bizi şu ana kadarki gerçekleşmelerde sürprize uğratan bir gelişme olmadı. Bunun dışında tabii ki bunun geçici olduğunu değerlendiriyoruz ama veri odaklı gittiğimizi de her seferinde söylüyoruz. Önümüzdeki dönem verilerini değerlendireceğiz. Yıl başıyla şu an arasında bir fark var. Şu anda talep koşulları hızla iyileşiyor. Arz talep dengesi bir miktar yerine geldi, fiyatlama davranışları biraz daha düzeliyor. Dolayısıyla geçici etkilerin daha uzun vadeye yayılması ihtimalini daha düşük görüyoruz."

- "Gelişmelere göre gerekeni yapmaya hazırız"

Kur Korumalı Mevduat (KKM) konusuna da değinen Karahan, zararın kaynaklarını faaliyet raporlarında açıkladıklarını belirtti.

Bu konuda "bakiyeyi azalttıklarını" anlatan Karahan, şu ifadeleri kullandı:

"Bugüne kadar 140 milyar dolardan şu anda 60 milyar doların altına geldi. Mevcut dönemde, beklentilerin de iyileşmesiyle, daha hızlı gerçekleşebilmesi için düzenlemelerde bulunduk. Dolayısıyla bunun yıl sonuna kadar iyileşmeye devam edeceğini düşünüyoruz. Geçmişteki gibi bir dönem bu sene olmayacağını düşünüyorum. Geçmiş zarar konusunda şu andaki anlaşmamız önümüzdeki dönem karlarından bunun düşülmesi, önümüzdeki yıllarda bunun mahsuplaşılması yönünde ama likidite gelişmeleri çerçevesinde diğer opsiyonları da değerlendirebiliriz. Bu konuda biraz da küresel gelişmelere bağlı olarak oynaklık yaşanabiliyor. Gelişmelere göre gerekeni yapmaya hazırız."

- "Uzun süre sıkı duruşu korumamız gerekecek"

Enflasyon hedefine ilişkin soru üzerine de Karahan, şu değerlendirmede bulundu:

"Enflasyon hedefi konusunda bu seneki gerçekleşme de önemli olacak. Bu sene sonu için enflasyon beklentileri yüzde 45’ti hatta çok daha yüksek beklentiler de vardı. Şu anda geldiğimiz noktada piyasa yüzde 43’e çok yakın bir rakama geldi. Genel olarak çok daha yüksek beklentilerin indiğini görüyoruz. Dolayısıyla bizim tahminimize yakınsayan bir süreç oldu. Önümüzdeki sene de sıkı duruşun korunmasıyla talepteki dengelenme ve enflasyon gerçekleşmeleriyle daha olumlu bir seyir olacağını değerlendiriyoruz. Bu da dezenflasyon sürecine katkı verecektir. Tam olarak nereye geleceğini göreceğiz. Enflasyon hedeflerini de bu doğrultuda dinamik olarak değerlendireceğiz ama bu, biraz da bizim duruş niyetimizi belli etme açısından önemli. Çünkü 2026 sonunda da tek haneli bir enflasyon hedefimiz var. Bununla birlikte de uzun süre sıkı duruşu korumamız gerekecek. Bu demek değildir ki faiz, bu süreçte asla inmeyecek. Faiz indirimi döngüsüne girildiği zaman da sıkı duruş korunabilir ama enflasyon orta vadeli hedefimize yaklaşana kadar sıkı duruşu korumamız gerekecek."

(Sürecek)