TCMB Başkanı Karahan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda soruları yanıtladı (1)

Ekonomi Haberleri — Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, fon piyasası genelinin sağlıklı işlemeye devam ettiğini, finansal sistemin genelini etkileyen bir sorun olmadığını değerlendirdiklerini bildirdi.

TCMB Başkanı Karahan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda soruları yanıtladı (1)
TCMB Başkanı Karahan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda soruları yanıtladı (1)

Ekonomi Haber — Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, fon piyasası genelinin sağlıklı işlemeye devam ettiğini, finansal sistemin genelini etkileyen bir sorun olmadığını değerlendirdiklerini bildirdi.

Karahan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Bazı yatırım fonlarının tasfiye sürecine girdiğini aktaran Karahan, "Piyasaların görece sınırlı bir alanında ve tekil bazlı fonlar kaynaklı oynaklık gözlendi. Bu konuya temelde finansal istikrar açısından bakıyoruz. Bu da kanuni olarak bize verilen bir görev." değerlendirmesinde bulundu.

Karahan, burada iki önceliğin öne çıktığına işaret ederek, şöyle devam etti:

"Bunlardan bir tanesi hem finansal istikrar için hem de bizim politikalarımızın sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi için Türk lirasına olan güvenin devam etmesi. İkincisi ise tekil fonlarda gördüğümüz sorunun finansal sistemin geneline yayılmasına engel olmak. Yani gördüğümüz sorunun bir sistemik risk haline dönüşmemesini sağlamak."

Finansal istikrarı sağlamak kadar fiyat istikrarını sağlamanın da önemine işaret eden Karahan, fiyat istikrarını tesis etmenin finansal istikrarı korumanın ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

"Piyasa koşullarına göre gerekli adımları atmaya devam edeceğiz"

Karahan, fon soruşturması sürecinde bankaların likiditeye erişimini kolaylaştırmak için repo ihale tutarlarını artırdıklarını ve bir dizi önlem aldıklarını belirterek, ayrıca bankaların borç alabilme limitlerini 10 kat artırdıklarını, teminat olarak kullanılan TÜFE'ye endeksli kıymetlerin ve yabancı para cinsi teminatların iskonto oranlarını da yüzde 10'a düşürdüklerini anlattı.

Bankaların Türk lirası zorunlu karşılıklarında bloke tutmaları gereken oranları düşürdüklerini de dile getiren Karahan, "Bunlar likidite yönetimi konusunda biraz daha finansal piyasalara esneklik getirmiş oldu." dedi.

Fon soruşturması süreciyle gelişen durumun tasfiye kapsamında bulunmayan para piyasası fonlarına yayılması riskini de gördüklerini anlatan Karahan, bu yayılmayı engellemek ve TLREF kaynaklı bir risk oluşmaması için tahvil alımlarını hızlandırdıklarını vurguladı.

Karahan, "Önümüzdeki dönemde de finansal istikrar açısından önceliğimiz geçmişte görülen sorunun genele yayılmaması olacak. Piyasa koşullarına göre gerekli adımları atmaya devam edeceğiz. Fon piyasası genelinin sağlıklı işlemeye devam ettiğini, finansal sistemin genelini etkileyen sorun olmadığını değerlendiriyoruz." ifadelerini kullandı.

"Kurumlarla işbirliği ve eş güdüm içinde çalışıyoruz"

Fon soruşturması kapsamında yer alan fonların tasfiye sürecinin devam ettiğini belirten Karahan, yetkili kurumların gerekli adımları attığını ve bu kurumlarla yakın bir işbirliği ve eş güdüm içinde çalıştıklarını söyledi.

Karahan, finansal sistemin temellerinin sağlam olduğunu, kurumların yüksek koordinasyon içinde çalıştığını vurgulayarak, "Merkez Bankası olarak fiyat istikrarı hedefinden taviz vermeden, finansal istikrarı destekleyen tutumumuzu kararlılıkla sürdüreceğiz." dedi.

Finansal İstikrar Komitesinin üyesi olarak toplantılarda hem bankacılık sektörü ve yatırım fonları hem de banka dışı finansal kuruluşlara ilişkin görüşlerini sahip oldukları veriler ışığında ilettiklerini dile getiren Karahan, "Aralık 2025'te yapılan değerlendirmeler ve o komitedeki istişareler sonucunda Finansal İstikrar Komitesi bir karar aldı. Bu kararlar tavsiye niteliğinde oluyor, ilgili kurumların adım atması gerekiyor." diye konuştu.

"Ticari ve tasarruf mevduatında 800 milyar liranın üzerinde artış oldu"

Karahan, para piyasası ve benzeri fonlardan 28 Ağustos sonrasında ciddi çıkış yapıldığını, bu çıkışın bir kısmının yurt dışı yerleşiklerden geldiğini, yurt içi yerleşiklerdeki tutarın önemli bir kısmının da mevduata geçtiğini söyledi.

TCMB Başkanı Karahan, şunları kaydetti:

"Aynı dönemde baktığımızda toplam mevduatta, ticari ve tasarruf mevduatında 800 milyar liranın üzerinde bir artış oldu. Bu süreçte döviz cinsi fonlardan da çıkış olduğu için bunun bir kısmının döviz tevdiat hesabına yönelmesi beklenebilir. Buna rağmen toplam mevduat tercihlerinin mevcut Türk lirası payı ile uyumlu olduğunu görüyoruz. Yatırım fonlarını da dahil ederek baktığımızda Türk lirası payının yüzde 61-61,4 civarında olduğunu ve yatay seyrettiğini görüyoruz. Son günlerde fonlardan çıkışın yavaşladığını görüyoruz. Önemli olan unsur tasfiye sürecindeki fonların finansal sistemin geri kalanıyla ilgili bağlantısı. Çünkü burada yayılma riskini belirleyen temel unsur bu bağlar. Burada bu bağın zayıf olduğunu kalan kısımda da görüyoruz. Dolayısıyla finansal sisteme, Türk lirasına olan güvenin güçlü bir şekilde devam ettiğini en azından şu anki veriler ışığında söyleyebiliriz. Sıkı parasal duruş burada önemli. Bankamızın ve ilgili kurumların eş güdüm içinde aldığı önlemler sayesinde de yayılma riskinin şu an için sınırlı kaldığını açıkçası değerlendiriyoruz."

"Finansal piyasalardaki dalgalanmaları yakından takip ediyoruz"

Karahan, TCMB'nin menkul kıymet yatırım fonları açısından düzenleyici bir otorite olmadığının altını çizerek, ancak finansal piyasalardaki dalgalanmaları yakından takip ettiklerini söyledi. Bu süreçte özellikle Türk lirası piyasalarında oynaklığın söz konusu olduğunu, burada da bir dizi önlem aldıklarını dile getirdi.

Fatih Karahan, sürecin makro etkisine ilişkin sorulara, şöyle yanıt verdi:

"Etki ağırlıklı olarak ilgili portföy şirketleri ve bunun yatırımcılarıyla sınırlı. Tasfiye sürecinin henüz başındayız. 3 etki öngörüyoruz. Bunlardan bir tanesi servet etkisi, ikincisi rezervlerimize olan etkisi, üçüncüsü de reel sektör. Finansal servette kısmi azalma olabilir. Rezerv açısından ikinci konuya gelecek olursak fonlardan çıkan yatırımcıların nasıl tercihlerde bulunacağı önemli olacak. Üçüncü unsur reel sektör etkisi. Burada hanehalkı ve reel sektör bilançoları üzerinden finansal sisteme dolaylı yansımalar olabilir. Burada bizim ilk çalışmalarımız reel sektör firmalarının tasfiye edilen fonlardaki payının sınırlı olduğunu gösteriyor. İlk incelemelerimize göre bu firmaların çoğunlukla büyük ölçekli ve likit varlıkları güçlü firmalar. Dolayısıyla burada o bilançolara etki olsa bile reel ekonomiye etkisinin biraz daha sınırlı olmasını bekleriz. Bunlar ilk değerlendirmeler. Önümüzdeki dönemde veriler ışığında bu süreci takip edeceğiz."

"Herhangi bir sistemik riske yol açmasını şu anda beklemiyoruz"

Karahan, para politikasının sıkı olmasının, geçmiş şoklardaki gibi bu süreçte de olası negatif yansımaları sınırlayacağını anlatarak, ayrıca ülke risk primi bir miktar artsa da şokun büyüklüğüne bakıldığında istikrarlı seyir izlediğini ifade etti.

Sıkı para politikasıyla Türk lirası tercihlerini desteklemeye devam edeceklerini vurgulayan Karahan, şunları kaydetti:

"BDDK'nın kararlarıyla 3 yatırım bankasının ortaklık hakları TMSF'ye devredildi ve TMSF bu bankaların yönetiminde değişiklikler yaptı. Söz konusu bankaların sektörün toplamı içindeki payı oldukça düşük. Ağustos 2026 itibarıyla binde 2. Burada bankacılık sisteminin geri kalanı ve reel sektör bağlantılılığının çok sınırlı olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla bu gelişmenin herhangi bir sistemik riske yol açmasını şu anda beklemiyoruz."

(sürecek)

  • Muhabir: HÜLYA ÖMÜR UYLAŞ,SERHAT TUTAK
  • Yayınlayan: SEMRA ORKAN
  • Düzenleyen: MUHAMMET EMİN AVUNDUKLUOĞLU