Türk devletlerinde yapay zeka kullanım alışkanlıkları ve dijital dönüşüme hazırlık araştırıldı

Dünya Haberleri — Uluslararası Türk Akademisinin beş ülkeden 5 bin 355 kişinin katılımıyla gerçekleştirdiği araştırmaya göre, yapay zeka kullanım oranında Türkiye yüzde 76 ile ilk sırada yer alırken katılımcıların yüzde 41’i güvenlik ve gizlilik kaygılarını kullanımın önündeki başlıca engel olarak görüyor

Türk devletlerinde yapay zeka kullanım alışkanlıkları ve dijital dönüşüme hazırlık araştırıldı
Türk devletlerinde yapay zeka kullanım alışkanlıkları ve dijital dönüşüme hazırlık araştırıldı

Dünya Haber — Uluslararası Türk Akademisi, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkiye’de yapay zeka kullanım alışkanlıkları, toplumsal beklentiler ve dijital dönüşüme hazırlık düzeylerini inceleyen "Türk Barometresi 2026: Türk Devletlerinde Yapay Zeka Temelli Dijital Dönüşüm" başlıklı araştırmasını tamamladı.

Uluslararası Türk Akademisinden yapılan açıklamaya göre, merkezi Kazakistan’ın başkenti Astana’da bulunan kurum tarafından yürütülen araştırmaya, beş ülkeden toplam 5 bin 355 kişi ve farklı sektörlerden 151 uzman katıldı.

Her ülkeden 1071 kişinin katıldığı çevrim içi anketin yanı sıra kamu yönetimi, üniversiteler, bilişim, finans ve telekomünikasyon başta olmak üzere farklı sektörlerden uzmanlarla görüşmeler gerçekleştirildi.

Araştırmada yapay zekanın toplumsal kabulü, kullanım alışkanlıkları, dijital dönüşüme hazırlık düzeyleri ve geleceğe ilişkin beklentiler karşılaştırmalı olarak ele alındı.

Araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 68’i yapay zeka araçlarını haftada en az bir kez, yüzde 44’ü ise her gün kullanıyor. Yapay zeka kullanım oranında Türkiye yüzde 76 ile ilk sırada yer alırken Özbekistan da yüzde 75 ile öne çıkan ülkeler arasında bulunuyor.

Katılımcıların yapay zeka karşısında hissettikleri duygulara ilişkin yanıtlarında ise “merak” yüzde 63 ile ilk sırada yer aldı. Heyecan veya umut duyduğunu belirtenlerin oranı yüzde 10 olurken endişe, şüphe ve korku gibi duyguları dile getirenlerin oranı yüzde 23 olarak kaydedildi.

Bulgular, yapay zekanın gündelik yaşamda giderek daha fazla yer edindiğini ve yeni teknolojilere yönelik toplumsal ilginin yüksek olduğunu ortaya koydu.

Araştırmanın öne çıkan sonuçlarından biri, yapay zekanın stratejik önemine ilişkin farkındalık ile mevcut yatırımların yeterliliğine yönelik değerlendirmeler arasındaki fark oldu.

Türkiye’deki katılımcıların yüzde 68’i yapay zekayı ülke açısından stratejik öneme sahip bir alan olarak değerlendirdi. Bu alanda yeterli yatırım yapıldığını düşünenlerin oranı yüzde 17 oldu.

İki oran arasındaki 51 puanlık fark, araştırmaya dahil edilen beş ülke arasında kaydedilen en yüksek seviye oldu.

Bu sonuç, yapay zekanın stratejik önemine ilişkin farkındalığın yüksek olmasına karşın teknoloji geliştirme kapasitesinin güçlendirilmesi, nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi ve yatırımların artırılması gerektiğine işaret etti.

Güvenlik ve gizlilik kaygıları öne çıkıyor

Araştırmada, yapay zeka kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte veri güvenliği, şeffaflık ve kişisel bilgilerin korunmasına ilişkin kaygıların da önem kazandığı belirlendi.

Katılımcıların yüzde 41’i güvenlik ve gizlilik kaygılarını yapay zeka kullanımının önündeki başlıca engel olarak gösterirken bu oran Türkiye’de yüzde 54’e ulaştı.

Kişisel verilerinin yapay zeka sistemlerinde kullanılmasına hiçbir koşulda izin vermeyeceğini belirtenlerin oranı yüzde 38 oldu. Yapay zekanın insanların yerine karar vermesine ilişkin değerlendirmelerde de ülkeler arasında farklılıklar görüldü.

Kazakistan, araştırmada incelenen yedi karar alanının tamamında en yüksek güven oranına sahip ülke olarak öne çıktı.

Katılımcıların yüzde 49’unun yapay zekanın kamu kurumları tarafından denetlenmesi gerektiğini düşünmesi, güvenilir, şeffaf ve denetlenebilir teknolojilere yönelik beklentileri ortaya koydu.

Türk devletleri arasında ortak yapay zeka projeleri önerildi

Uluslararası Türk Akademisi Başkanı Prof. Dr. Şahin Mustafayev’in proje yöneticiliğinde hazırlanan araştırma, yapay zekanın yalnızca gündelik yaşamı kolaylaştıran bir teknoloji olmadığını, aynı zamanda ekonomik kalkınma, eğitim, bilimsel üretim ve uluslararası rekabet gücü açısından stratejik önem taşıdığını gösterdi.

Uzmanlarla gerçekleştirilen görüşmelerde, Türk devletlerinin dijital altyapı ve teknolojik hazırlık bakımından farklı aşamalarda bulunduğu, buna karşılık nitelikli insan kaynağı, uygulamalı eğitim, veri güvenliği ve kurumsal koordinasyon alanlarında benzer ihtiyaçlar taşıdığı belirlendi.

Değerlendirmelerde, Türk dillerinin yapay zeka teknolojilerinde daha güçlü temsil edilmesi, ortak dijital veri kaynaklarının geliştirilmesi, nitelikli uzmanların yetiştirilmesi ve bölgesel bilimsel işbirliğinin artırılması konuları öne çıktı.

  • Muhabir: MEİRAMGUL KUSSAİNOVA
  • Yayınlayan: TUNCAY BEKAR
  • Düzenleyen: ABDULLAH TEL