Van’da depremzede iki kadın AFAD gönüllüsü olup eğitim almaya başladı

Van Haberleri — Van’daki 15 yıl önceki depremlerden etkilenen iki kadın, afetlere müdahale edebilmek için AFAD gönüllüsü olarak üniversiteye başladı.

Van’da depremzede iki kadın AFAD gönüllüsü olup eğitim almaya başladı
Van’da depremzede iki kadın AFAD gönüllüsü olup eğitim almaya başladı

Van Haber — EMRE ILIKAN - Van'da 23 Ekim ve 9 Kasım 2011'de meydana gelen depremlerden etkilenen 43 yaşındaki Özlem Özgüner ile o dönemde 3 yaşında olan Hiranur Güzem, yaşadıkları olayın etkisiyle hem AFAD gönüllüsü oldular hem de Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Acil Durum ve Afet Yönetimi Bölümünü kazandılar.

Kentte 23 Ekim 2011'de meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki depremde ve aynı yıl 9 Kasım'da meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depremde 644 kişi yaşamını yitirdi, 31 bin 870 konut, 8 bin 849 iş yeri ve 9 bin 602 ahır ağır hasar gördü.

İlk depreme, Tuşba ilçesine bağlı İskele Mahallesi'ndeki 5 katlı binanın 4'üncü katındaki evinde ailesiyle yakalanan bir çocuk annesi Özgüner, sarsıntının etkisiyle yana yatan ve büyük ölçüde yıkılan binadan güçlükle çıktı.

İkinci depreme kent merkezindeki tek katlı evlerinde ailesiyle yakalanan Güzem ise sarsıntı sırasında yaşanan panik nedeniyle kardeşiyle evde unutuldu.

Annesinin kısa süre sonra eve dönerek kendisini ve kardeşini dışarı çıkardığı Güzem, deprem sonrasında soğuk hava nedeniyle bir süre çadır ve konteynerlerde yaşadı.

Yaşadıkları zorlu süreç, iki kadının yıllar sonra eğitim ve meslek seçimlerinde belirleyici oldu.

Bu yıl Van YYÜ Acil Durum ve Afet Yönetimi Bölümünü kazanan Özgüner ve Güzem, aynı sınıfta eğitim görüyor. AFAD gönüllüsü olarak da omuz omuza çalışan iki öğrenci, afet bilincini artırmak amacıyla düzenlenen etkinliklerde vatandaşları bilgilendiriyor.

Özgüner ve Güzem, eğitimlerinin ardından profesyonel arama kurtarma personeli olmayı hedefliyor.

"Farkındalık güçtür"

Özgüner, AA muhabirine, depreme 5 katlı binanın 4'üncü katında yakalandıklarını, o sırada evlerinde yakınlarının da bulunduğunu, yaşadıklarının korkutucu olduğunu söyledi.

Depremin acı bir deneyim olduğunu, binadan çıkabildiğine uzun süre inanamadığını belirten Özgüner, şunları kaydetti:

"Binamız yan devrildi. Bir tarafı çöktü diğer tarafı ayakta kaldı. O sırada duvarlar çatladı, merdivenler koptu. Aşağı atlayarak inmeye çalıştık. Evde bir çocuk da vardı. Onu da korumaya çalışıyorduk. Allah kimseye yaşatmasın. Kötü bir tecrübeydi. O sırada aklıma gelen ilk şey, binaya taşınırken neden depreme dayanıklı olup olmadığını sormadığım oldu. Aslında çok önceden bilmem gereken bir şeyi deprem sırasında anlamış olmak, bizdeki farkındalık eksikliğinin ne kadar derin olduğunu da gösterdi. Toplumun yüzde 80'i eğitim almış, hayatın bire bir içinde olan insanlar olsa da deprem sırasında bildiğiniz gündelik hayata dair hiçbir şeyin önemi kalmıyor. Deprem esnasında aklınıza gelen şeylerin önceden aklınıza gelmesinin önemini yaşarken anladım. Keşke bu farkındalık daha önce oluşsaydı."

Deprem ve afet farkındalığının önemini deneyimleyen bir anne olarak Acil Durum ve Afet Yönetimi Bölümünü okumak istediğini ifade eden Özgüner, eğitime başladıktan sonra kızını okula kaydettirirken okul müdürüne "Binanız depreme dayanıklı mı?" diye sorduğunu ve edindiği bilincin etkilerini kızında da görmeye başladığını anlattı.

Deprem sırasında krizin nasıl yönetileceğinin bilinmesi gerektiğini vurgulayan Özgüner, "Çünkü panik halindeyken bilinçsizce attığınız her adım sizi daha kötü bir duruma da götürebilir. Can havliyle bir şeyler yapmaya çalışıyorsunuz. O yüzden farkındalık güçtür. Afet farkındalığının daha fazla yaygınlaşması, bu bilincin yayılması için bilgilendirme amaçlı çeşitli etkinlikler yapıyoruz." diye konuştu.

"AFAD personeli olarak ilerlemek istiyorum"

18 yaşındaki Hiranur Güzem ise deprem sırasında yaşanan panik nedeniyle ailesi tarafından kardeşiyle evde unutulduğunu anlattı.

Herkesin bir anda dışarıya koştuğunu belirten Güzem, şöyle konuştu:

"Havanın soğuk olması nedeniyle evde yanan sobanın devrilme riski de varmış. Annem hızla içeri girdiğinde ben ne olduğunu anlamaya çalışarak kapıyı açmaya çalışıyormuşum. Kardeşim de yemek yiyormuş. Annem ikimizi dışarı çıkarmış. Zor zamanlardı. Hem havalar soğuktu, herkes korkuyordu. İlk başta çadırlar dağıtıldı daha sonra konteyner yardımları oldu."

Büyüdükçe depremin etkilerini merak ederek yaşananları araştırmaya başladığını ifade eden Güzem, depremdeki kayıpların ve yıkımların meslek seçiminde etkili olduğunu anlattı.

Ailesinin ve çevresindekilerin afetler konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını dile getiren Güzem, "Deprem sırasında ne yapacaklarını bilmiyorlar. Ben de hem aileme hem de çevreme katkı sağlamak, deprem sırasında neler yapabileceğimizi öğrenmek istedim. AFAD personeli olarak ilerlemek istiyorum. Bu yüzden bu bölümü tercih ettim. İnsanları bilinçlendirmeye çalışıyoruz." dedi.