YAPAY ZEKANIN DOĞAYA FATURASI - Bilim insanlarından veri merkezlerinin çevresel etkilerini azaltmaya yönelik öneriler

Eğitim Haberleri — Cardiff Üniversitesinden Profesör Monjur Mourshed: "Veri merkezlerinin kurulabileceği yerlere ilişkin birçok yenilikçi çözüm bulunuyor. Örneğin Galler’de çok sayıda kullanılmayan yer altı maden tüneli var. Tesisler buralara kurulabilir çünkü yerin birkaç metre altına inildiğinde sıcaklık yıl boyunca nispeten sabit kalıyor" - Manchester Üniversitesinden Dr. Alejandro Gallego-Schmid: "Bir veri merkezi tarafından kullanılan elektriğin neredeyse tamamı sonunda ısıya dönüşür....

YAPAY ZEKANIN DOĞAYA FATURASI - Bilim insanlarından veri merkezlerinin çevresel etkilerini azaltmaya yönelik öneriler
YAPAY ZEKANIN DOĞAYA FATURASI - Bilim insanlarından veri merkezlerinin çevresel etkilerini azaltmaya yönelik öneriler

Eğitim Haber — quot;Yapay Zekanın Doğaya Faturası" başlıklı dosya haberinin üçüncü ve son bölümünde, yapay zeka veri merkezlerinin çevresel etkilerini önlemek amacıyla bilim insanlarının sunduğu öneriler ele alındı.

Yapay zekanın giderek yaygınlaşmasıyla sayıları ve ölçekleri artan veri merkezlerinin çevresel etkileri, kamuoyunda ve akademik çevrelerde öne çıkan tartışma başlıklarından birini oluşturuyor.

Geniş alanlara yayılan bu tesislerin artan enerji ve su tüketimi, yalnızca doğal kaynaklar üzerinde baskı oluşturmakla kalmıyor, aynı zamanda canlıların doğal yaşam alanlarını daraltıyor ve ekosistemler üzerinde baskı oluşturuyor.

Bu durumun çevresel risklerine dikkati çeken uzmanlar, ekolojik etkilerin sınırlandırılmasında veri merkezlerinin hangi bölgeye konumlandırılacağının ve kaynak ile altyapı kullanımının dikkatle planlanması gerektiğine işaret ediyor.

Veri merkezleri yer altı tünellerine kurulabilir

Cardiff Üniversitesi Çevresel Sürdürülebilirlik Dekanı Profesör Monjur Mourshed, AA muhabirine yaptığı açıklamada, veri merkezlerinin yalnızca elektrik ve su kullanımı açısından değil, aynı zamanda çevresel etkileri bakımından da sürdürülebilir olduklarını ortaya koymaları gerektiğini belirtti.

Mourshed, "(Veri merkezleri) Bulundukları bölgedeki yerel toplumun kaynaklarını kullanıyor. Yerel topluma bunun karşılığını vermeleri gerekiyor." dedi.

Teknoloji şirketlerinin veri merkezlerinde kullandıkları enerji ve suyun miktarı hakkında şeffaf olmalarının önemine işaret eden Mourshed, Avrupa Birliği'nin (AB) buna ilişkin yasal düzenlemelerini hatırlattı.

Yeni veri merkezleri için terk edilmiş alanlardan veya binalardan yararlanılabileceğini aktaran Mourshed, "Veri merkezlerinin kurulabileceği yerlere ilişkin birçok yenilikçi çözüm bulunuyor. Örneğin Galler'de çok sayıda kullanılmayan yer altı maden tüneli var. Tesisler buralara kurulabilir çünkü yerin birkaç metre altına inildiğinde sıcaklık yıl boyunca nispeten sabit kalıyor." ifadelerini kullandı.

Mourshed, bu tür projelerin uzun planlama süreçleri gerektirmesi nedeniyle şirketlerin bunun için yeterli zamana sahip olamayabileceğini söyledi.

Atık ısının muhafaza edilmesi ve bölgesel ısıtma şebekesine aktarılması halinde bunun evlerin ısınmasında kullanılabileceğini belirten Mourshed, "Dolayısıyla çevresel etkiyi azaltmaya yönelik çözümler mevcut. En kolay yollardan biri de bu ısıyı bir bölgesel ısıtma şebekesine aktarmak. Bir boru hattınız olduğunu ve bu ısıyı alıp şebekeye aktardığınızı, ardından bu ısının evlere ulaştırıldığını hayal edin." dedi.

"Isının bir kısmı binalar veya diğer amaçlar için kullanılabilir"

İngiltere'deki Manchester Üniversitesinde döngüsel ekonomi ve sürdürülebilirlik alanında çalışmalar yürüten Dr. Alejandro Gallego-Schmid de Uluslararası Enerji Ajansının "tüm veri merkezlerinin elektrik tüketiminin 2030'a kadar 2 katına çıkacağı" yönündeki öngörüsüne işaret etti.

Gallego-Schmid, yapay zekanın bu artışın itici gücü olduğunu ancak söz konusu durumu sadece yapay zeka kaynaklı olarak değerlendirmemek gerektiğini söyledi.

Veri merkezlerinin çevresel sonuçlarının büyük ölçüde tesisin nereye inşa edildiği, elektriğin nasıl üretildiği ve soğutma sistemi ile donanımın ne kadar süre kullanılacağına bağlı olduğunu belirten Gallego-Schmid, şunları kaydetti:

"Bir veri merkezi tarafından kullanılan elektriğin neredeyse tamamı sonunda ısıya dönüşür. Yakınlarda uygun bir talep varsa, bu ısının bir kısmı binalarda veya diğer amaçlar için kullanılabilir. Bunun pratik değeri, ısının sıcaklığına, kullanıcılara olan mesafeye ve ısının mevcut olduğu anda talep olup olmadığına bağlı. Bu durum, saha planlamasının erken aşamalarında dikkate alınmalı."

Yapay zeka veri merkezlerinin genişletilmesinin çevresel ve sosyal eşitsizliklere yol açabileceğini dile getiren Gallego-Schmid, su ve elektrik talebinin, arazi kullanımının ve gürültünün tesisin bulunduğu toplulukların çevresinde yoğunlaştığını vurguladı.

Gallego-Schmid, "Su sıkıntısı çeken bir bölgede, yerel halkın, tarımın ve ekosistemlerin de suya ihtiyaç duyduğu sıcak ve kurak dönemlerde soğutma talebi özellikle tartışmalı bir konu haline gelebilir. Kararlar alınmadan önce toplulukların hem yıllık hem de en yüksek talep düzeylerine ilişkin güvenilir tahminlere erişimi olmalı." diye konuştu.

  • Muhabir: AYBÜKE İNAL KAMACI,ZEYNEP KATRE ORAN
  • Yayınlayan: ZÜLAL ESER
  • Düzenleyen: ZEHRA ULUCAK KIDIK