
Dünya Haberleri - Yemen'de hükümet güçleri ile Husiler arasında çatışmaların yeniden tırmanması nedeniyle temmuz ayından bu yana yaklaşık 198 bin kişi yerinden edildi.
Yemen'deki Barınma Kampları Yönetimi Yürütme Biriminden yapılan açıklamada, askeri gerilimin devam etmesi, doğrudan bombardıman ve güvenlik koşullarındaki kötüleşme nedeniyle zorunlu göç dalgalarının arttığı belirtildi.
Açıklamada, temmuz ayında askeri gerilimin yeniden başlamasından bu yana 197 bin 906 kişiden oluşan 29 bin 519 ailenin yerinden edildiği kaydedildi.
Yerinden edilenleri ağırlayan kentlerin başında Taiz'in geldiği aktarılan açıklamada, kentte 15 ilçeye dağılan 97 bin 529 kişiden oluşan 13 bin 925 ailenin bulunduğu ifade edildi.
Lahic'in ise 9 ilçede 7 bin 179 ailede yaşayan 50 bin 253 kişiyi ağırlayarak ikinci sırada yer aldığı, bu kişilerin büyük bölümünün Taiz ve Hudeyde'deki çatışma bölgelerinden geldiği belirtildi.
Geçici başkent Aden'de 17 bin 782 kişiden oluşan 3 bin 741 aile, Ebyen'de ise 2 bin 97 ailede yaşayan 14 bin 679 kişinin barındığı kaydedildi.
Hudeyde'de de Hays ve Huha ilçelerinde 10 bin 297 kişiden oluşan 1471 ailenin kayıt altına alındığı belirtildi.
Yemen hükümetinden BMGK’ye şikayet
Yemen hükümetinin, sivil havacılığın güvenliğine yönelik Husiler kaynaklı olduğunu belirttiği tehdide ilişkin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine (BMGK) şikayette bulunduğu bildirildi.
Yemen Dışişleri Bakanlığının hesabından yayımlanan mektupta, Kızıldenizin güneyi üzerindeki uluslararası hava trafiğinin güvenliğine yönelik "ciddi bir tehdit" bulunduğu kaydedildi.
Mektupta, Husilerin kontrolündeki Hudeyde'den uluslararası hava koridorlarına doğru İran menşeli silahlar kullandığı ifade edildi.
Bakanlığın mektubunda, yakın zamanda Husilerin İran menşeli hava savunma silahlarını kullandığı, bu silahların İran Devrim Muhafızları uzmanlarının katılımıyla Yemen topraklarında değiştirildiği ve havada 25 dakikaya kadar kalabilen füzelere dönüştürüldüğü aktarıldı.
BMGK'ye "bu tehdide karşı acil uluslararası adımlar atılması ve Husilere yönelik silah ambargosunun uygulanması" çağrısında bulunuldu.
Bu silahların uluslararası hava koridorlarının yakınında fırlatılmasının sivil uçaklar ve yolcuları için doğrudan ve ciddi tehdit oluşturduğu belirtilen mektupta, Yemen ve bölgede faaliyet gösteren Birleşmiş Milletler ve insani yardım uçuşlarının da risk altında olduğu aktarıldı.



