Ankara Haberleri - Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 108 yıl sonra şartlar ve imkanlar değişse de aynı kardeşlik ruhu, iki kardeş ordunun kader birliği içerisinde geleceğe yürümesiyle yaşatılmaktadır. Bu yüzden diyoruz ki, Türkiye'nin gücü Azerbaycan'ın gücü Azerbaycan'ın gücü de Türkiye'nin gücüdür. ifadelerini kullandı.Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfınca (TADİV), Çankaya'daki vakıf binasında, Kafkas İslam Ordusu ve Bakü'nün Kurtuluşunun 108. Yıldönümü Anma Programı düzenlendi.Programa katılan Bakan Güler, TADİV binasının önündeki Kafkas İslam Ordusu Anıtı'nın açılışını gerçekleştirdi.Güler, Bakü'nün kurtuluşunun 108. yılında tarihi bir mana taşıyan anıtı açmaktan büyük bir gurur duyduğunu belirterek, anıtın fikir aşamasında emeği olan başta Vakıf Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar olmak üzere herkese şükranlarını sundu.Bakan Güler, anıtın, 108 yıl önce ortaya konulan kardeşliği, fedakarlığı ve dayanışmayı bir kez daha hatırlattığını belirtti.Anıtın iki ülkenin ortak tarihinin gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlayacağına ve Türkiye-Azerbaycan birlikteliğinin ebedi nişanelerinden birisi olacağına yürekten inandığını aktaran Güler, Nuri Paşa ve Kafkas İslam Ordusunun kahraman mensupları ile Türkiye'nin ve Azerbaycan'ın istiklali uğruna mücadele eden aziz şehitleri ve kahraman gazileri rahmet, minnet ve şükranla andı.Anıtın açılışından sonra Kur'an-ı Kerim okundu, mehter ve Kafkas dans gösterisi sunuldu.
Güler, şöyle devam etti:Şanlı Azerbaycan ordusunun yüreği yurt aşkıyla çarpan kahraman askerleri yaklaşık 30 yıl işgal altında kalan Karabağ'ı özgürlüğüne kavuşturmak üzere harekete geçmiş, 44 gün boyunca büyük bir azim, disiplin ve kararlılıkla destansı bir mücadele ortaya koymuşlardır. Bu büyük zafer, büyük askeri mücadelenin yanında, uzun yıllar boyunca hakkından vazgeçmeyen vatanına kavuşacağı güne olan inancını kaybetmeyen Azerbaycan halkının sabrının, iradesinin ve kararlılığının da neticesidir.
Bu kardeşlik aynı cephede omuz omuza verilmiş mücadelelerle, kanla mühürlenmiştir
Anıtın açılışının ardından TADİV Şuşa Kongre Salonu'nda, anma programı yapıldı.Bakan Güler, burada yaptığı konuşmada, bugün burada yıl dönümü idrak edilen 15 Eylül 1918 tarihinin bir harekatın icrasından ve Bakü gibi kıymetli bir şehrin düşman işgalinden kurtuluşundan çok daha büyük anlamlar taşıdığını belirtti.Birinci Dünya Savaşı'nın sonlarında Kafkasya'daki dengelerin değiştiğini anımsatan Güler, Azerbaycan Türklerinin ağır tehditlerle karşı karşıya kaldığı bir ortamda 28 Mayıs 1918'de bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan Cumhuriyeti'nin, Osmanlı Devleti ile 4 Haziran'da imzaladığı Dostluk Antlaşması çerçevesinde kardeşlerinden yardım istediğini anlattı.Bu çağrıya kayıtsız kalmayan Osmanlı Devleti tarafından Nuri Paşa komutasında Kafkas İslam Ordusunun teşkil edildiğini vurgulayan Güler, 14 Eylül gecesi başlayan son taarruzun ardından 15 Eylül 1918'de Bakü işgalden kurtarılarak Azerbaycan milli devletine teslim edildiğini, böylece hükümetin Gence'den Bakü'ye taşınmasının önünün açıldığını ifade etti.Bakan Güler, bu mücadelenin Bakü ile de sınırlı kalmadığını, şehrin kurtarılmasından birkaç gün sonra harekatın Karabağ istikametinde genişletildiğini belirtti.Kafkas İslam Ordusunun bu mücadelesinin Azerbaycan'ın egemenliğinin güçlendirilmesine ve ülkenin toprak bütünlüğünün tesis edilmesine imkan sağlayan tarihi bir dönüm noktası olduğunun altını çizen Güler, bu harekatın en kıymetli yönlerinden birinin de kahraman Türk askeri ile Azerbaycan'ın yiğit evlatlarının, köklü bağları, vatan sevgisi ve kardeşlik ruhuyla yan yana mücadele etmesi olduğunu vurguladı. Güler, şunları kaydetti:Bugün bir kez daha Kafkas İslam Ordusunun 1132 şehidi ile aynı mücadelede can veren Azerbaycanlı kardeşlerimizi rahmet ve minnetle anarken bir asırdan fazla zamandır nesilden nesle aktarılan büyük kardeşlik mirasını da saygıyla ve minnetle yad ediyoruz. Bakü'de Şehitler Hıyabanı'nda yan yana yatan kahramanlarımız bizlere şu hakikati bir kez daha hatırlatmaktadır. Türkiye-Azerbaycan kardeşliği, yalnızca sözlerle ifade edilen bir yakınlık değildir. Bu kardeşlik aynı cephede omuz omuza verilmiş mücadelelerle, fedakarlıkla ve kanla mühürlenmiştir.Güler, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşliğin köklü ve ortak geçmişin mirasıyla bugünü anlamlandırdığını, aynı zamanda gelecekteki birlikteliğin de en sağlam temelini oluşturduğunu kaydetti.Güler, şöyle devam etti:Şanlı Azerbaycan ordusunun yüreği yurt aşkıyla çarpan kahraman askerleri yaklaşık 30 yıl işgal altında kalan Karabağ'ı özgürlüğüne kavuşturmak üzere harekete geçmiş, 44 gün boyunca büyük bir azim, disiplin ve kararlılıkla destansı bir mücadele ortaya koymuşlardır. Bu büyük zafer, büyük askeri mücadelenin yanında, uzun yıllar boyunca hakkından vazgeçmeyen vatanına kavuşacağı güne olan inancını kaybetmeyen Azerbaycan halkının sabrının, iradesinin ve kararlılığının da neticesidir.

