İstanbul Haberleri - Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, OECD Genel Sekreteri, Türkiye'nin bilhassa 2013 sonrası mesleki ve teknik eğitimde attığı adımlarla ilgili olarak şu cümleyi kullandı: 'Bu konudaki tecrübenizi ve gelişmeleri diğer ülkelerle paylaşmanızı istiyoruz.' Bakın, bunlar çok önemli şeyler. ifadelerini kullandı.Bakan Tekin, Şile Ayet Azer Aran Savunma Sanayi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin resmi açılış töreninde yaptığı konuşmada, kentte resmi açılış yapmalarını bekleyen 200'e yakın okul olduğunu söyledi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın programının uygun olduğu bir anda bunların açılışlarını yapacaklarını belirten Tekin, Bu bahsettiğim okullar kamu kaynaklarından yaptığımız okullar. Yani genel bütçeden, İl Özel İdarelerinden, YİKOB'dan yaptığımız okullar. Bunların açılışları için biz Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle ayrı bir program organize etmek istiyoruz. Ama ben Milli Eğitim Bakanı olarak sadece hayırseverlerimizin yaptığı okulların açılışına gidiyorum. Gitme sebebim de şu: Hayırseverimize öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin, velilerimizin ve katılımcıların huzurunda teşekkür etmek, 'Allah razı olsun' demek. diye konuştu.Tekin, dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'in Cumhuriyet'in 100. yılına mektup yazalım. Cumhuriyet'in 100. yılına herkes nasıl bir Türkiye Cumhuriyeti hayal ettiğini anlatsın.' düşüncesiyle bir kampanya başlattığını anlattı.PTT'nin bu kampanyayı yönettiğini dile getiren Tekin, şunları kaydetti:
Bu kampanyada eğitim için yazılan talepler, öneriler, Türkiye hayalleriyle ilgili mektuplar var. 2023'ün 29 Ekim günü PTT tarafından bunlar Milli Eğitim Bakanı olarak şahsıma ulaştırıldı, getirildi. Bu mektupları tek tek okuduk. 2002 öncesi Türkiye'yle ilgili o mektuplarda çok enteresan anekdotlar var. Maalesef Türkiye Cumhuriyeti devletine, Türkiye Cumhuriyeti'nin genç nesline hiç yakışmayan bir eğitim-öğretim ortamı söz konusu. Fiziki kapasite açısından baktığımızda o mektuplarda öğretmenlerimiz şöyle bir şeyi hayal ediyorlar: 'İnşallah Cumhuriyet'in 100. yılında 45-50 kişilik sınıflarda ders yapabiliriz.' Bakın, öğretmenimiz 45-50 kişilik sınıflarda ders yapmayı hayal ediyor. Muhtemelen 70-80 kişilik sınıflarda ders yapılıyor. Bir başka öğretmenimiz 'İnşallah Cumhuriyet'in 100. yılında içerisinde çocuklarımızın tuvalet ihtiyacını giderebileceği okullarımız olur.' diyor. Okul binalarımızın hangi fiziki kriterlere sahip olduğunu görelim. Bakan Tekin, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından uygulanan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025'e de değindi.Türkiye'nin 2003 yılında ilk defa katıldığı PISA döngüsünde 38 OECD üyesi ülke arasında hiçbir alanda ilk 30'un içerisine giremediğini aktaran Tekin, Dersliklerinde 45-50 kişiden daha fazla öğrencilerin olduğu bir ortalama var. Okul binalarının hiç ergonomik ve sağlıklı olmadığı, akademik başarının OECD üyesi ülkeler arasında 38 ülke içinde bile ilk 30'a giremeyen bir Türkiye'den bahsediyorum. değerlendirmesini yaptı.Tekin, bugünün Türkiyesi'nde eğitim sisteminin geldiğini noktanın üst seviyelere çıktığına dikkati çekerek, Bundan 10 gün önce, Bratislava'da OECD'nin 2025 Değerlendirme Toplantısı yapıldı. Orada OECD ve PISA yöneticileri Türkiye'yle ilgili şu ifadeleri kullandılar: 'Türkiye son 20 yılda olağanüstü bir eğitim devrimi yaşadı.' Fiziki kapasite, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı, insan kaynağı ve teknolojik altyapı açısından önemli. dedi.
Bu kampanyada eğitim için yazılan talepler, öneriler, Türkiye hayalleriyle ilgili mektuplar var. 2023'ün 29 Ekim günü PTT tarafından bunlar Milli Eğitim Bakanı olarak şahsıma ulaştırıldı, getirildi. Bu mektupları tek tek okuduk. 2002 öncesi Türkiye'yle ilgili o mektuplarda çok enteresan anekdotlar var. Maalesef Türkiye Cumhuriyeti devletine, Türkiye Cumhuriyeti'nin genç nesline hiç yakışmayan bir eğitim-öğretim ortamı söz konusu. Fiziki kapasite açısından baktığımızda o mektuplarda öğretmenlerimiz şöyle bir şeyi hayal ediyorlar: 'İnşallah Cumhuriyet'in 100. yılında 45-50 kişilik sınıflarda ders yapabiliriz.' Bakın, öğretmenimiz 45-50 kişilik sınıflarda ders yapmayı hayal ediyor. Muhtemelen 70-80 kişilik sınıflarda ders yapılıyor. Bir başka öğretmenimiz 'İnşallah Cumhuriyet'in 100. yılında içerisinde çocuklarımızın tuvalet ihtiyacını giderebileceği okullarımız olur.' diyor. Okul binalarımızın hangi fiziki kriterlere sahip olduğunu görelim. Bakan Tekin, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından uygulanan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025'e de değindi.Türkiye'nin 2003 yılında ilk defa katıldığı PISA döngüsünde 38 OECD üyesi ülke arasında hiçbir alanda ilk 30'un içerisine giremediğini aktaran Tekin, Dersliklerinde 45-50 kişiden daha fazla öğrencilerin olduğu bir ortalama var. Okul binalarının hiç ergonomik ve sağlıklı olmadığı, akademik başarının OECD üyesi ülkeler arasında 38 ülke içinde bile ilk 30'a giremeyen bir Türkiye'den bahsediyorum. değerlendirmesini yaptı.Tekin, bugünün Türkiyesi'nde eğitim sisteminin geldiğini noktanın üst seviyelere çıktığına dikkati çekerek, Bundan 10 gün önce, Bratislava'da OECD'nin 2025 Değerlendirme Toplantısı yapıldı. Orada OECD ve PISA yöneticileri Türkiye'yle ilgili şu ifadeleri kullandılar: 'Türkiye son 20 yılda olağanüstü bir eğitim devrimi yaşadı.' Fiziki kapasite, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı, insan kaynağı ve teknolojik altyapı açısından önemli. dedi.

