Ankara Haberleri - Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Eğitim Ekosisteminde Şiddet: Kurumlar Arası Koordinasyon ve Sorumluluklar çalıştayında ele aldıkları meselenin sadece eğitim sisteminin değil, toplumsal yapının da beka meselesi olduğunu belirtti.
Sendikadan yapılan yazılı açıklamaya göre, Ankara'da eğitim ortamlarında artan şiddet olaylarının toplumsal etkilerinin bütüncül bakış açısıyla değerlendirilmesi amacıyla Eğitim Ekosisteminde Şiddet: Kurumlar Arası Koordinasyon ve Sorumluluklar başlıklı çalıştay düzenlendi.Yalçın, burada yaptığı konuşmada, şiddetin Güncel görünümünü, nedenlerini, sosyolojik, psikolojik ve dijital boyutlarını değerlendireceklerini belirterek, amaçlarının dert yanmak değil, çare bulmak, ortak akıl üretmek ve sorumlulukları paylaşmak olduğunu kaydetti.Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta meydana gelen okul saldırılarının, karşı karşıya kalınan durumun tekil ve istisnai vakaların ötesinde yapısal bir sorunun yansıması olduğunu belirten Yalçın, Bizim için sendikacılık sadece hak arama mücadelesi değil, aynı zamanda eğitim politikalarına katkıda bulunma, sorunlara bilimsel ve kalıcı çözümler üretme sorumluluğudur. Biz buna 'akademik sendikacılık' diyoruz ve bugün burada gerçekleştirdiğimiz çalıştay da bu sorumlu yaklaşımın somut bir yansımasıdır. Bugün burada ele aldığımız mesele, sadece eğitim sisteminin değil, toplumsal yapının da beka meselesidir. ifadelerini kullandı.Yalçın, çocukların sosyal ve dijital dünyanın karmaşası içinde yön bulmakta zorlandığının altını çizerek, şunları kaydetti:TBMM'de 15 yaş altına yönelik sosyal medya kullanımına ilişkin sınırlamaların görüşüldüğü bu süreçte, aynı zamanda bu yaş grubunun internetle temasını daha kontrollü ve güvenli hale getirecek alternatif modeller de tartışmaya açılmalıdır. Çocukların korunması amacıyla yalnızca temel iletişim imkanı sunan, internet erişimi olmayan tuşlu telefonla okula gelmeleri yönündeki tedbirleri de artık konuşabilmeliyiz. Sınıflarda cep telefonu kullanımı yasaklanmış olsa da okul çıkış saatlerinde internete bağlı akıllı telefon üzerinden yaşanan siber zorbalık ciddi bir tehdit oluşturmaya devam etmektedir.- Daha güçlü bir düzenleme ve denetim mekanizmalarının zamanı gelmiştirEğitim-Bir-Sen olarak 4+4+4 zorunlu eğitim sistemine ilişkin 36 binden fazla katılımcıyla kapsamlı çalışma yürüttüklerini ifade eden Yalçın, çalışmada öğretmenlerin, öğrencilerin ve velilerin çoğunluğunun 12 yıllık zorunlu eğitim süresinin kısaltılması gerektiği görüşünü dile getirdiğini ve bu konunun yeniden ele alınması gerektiğini belirtti.Yalçın, haber bültenlerinde failin suç işleme yönteminin ayrıntılı biçimde aktarılmasının ve sosyal medyada görüntülerin tekrar tekrar dolaşıma sokulmasının çocuklar açısından ciddi bir taklit ve maruz kalma riski oluşturduğunu ifade etti.Yanlışı yaymanın, önce kötülüğü meşhur, daha sonra da meşru hale getirme riskini barındırdığının altını çizen Yalçın, şu değerlendirmelerde bulundu:Sabah programlarıyla aile yapımız, şiddet içerikli dizilerle neslimiz hedef alınmaktadır. Kontrolsüz dijital mecralar ve sapkın akımlarla toplum çürütülmek istenmektedir. Bu tabloyu görmeli ve önlemler almalıyız. Dijital yayın platformlarında sapkınlığı yayan içerikleri de konuşmalıyız. Bu konuya da bir çerçeve çizilmesinin, daha güçlü bir düzenleme ve denetim mekanizmalarının zamanı gelmiş ve geçmektedir. Tüm bu başlıkların eğitim sistemimizin geleceğini şekillendirecek bütüncül bir bakış açısıyla ele alınması ve ilgili paydaşlarla ortak akıl doğrultusunda hareket edilmesi büyük önem taşımaktadır.
Sendikadan yapılan yazılı açıklamaya göre, Ankara'da eğitim ortamlarında artan şiddet olaylarının toplumsal etkilerinin bütüncül bakış açısıyla değerlendirilmesi amacıyla Eğitim Ekosisteminde Şiddet: Kurumlar Arası Koordinasyon ve Sorumluluklar başlıklı çalıştay düzenlendi.Yalçın, burada yaptığı konuşmada, şiddetin Güncel görünümünü, nedenlerini, sosyolojik, psikolojik ve dijital boyutlarını değerlendireceklerini belirterek, amaçlarının dert yanmak değil, çare bulmak, ortak akıl üretmek ve sorumlulukları paylaşmak olduğunu kaydetti.Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta meydana gelen okul saldırılarının, karşı karşıya kalınan durumun tekil ve istisnai vakaların ötesinde yapısal bir sorunun yansıması olduğunu belirten Yalçın, Bizim için sendikacılık sadece hak arama mücadelesi değil, aynı zamanda eğitim politikalarına katkıda bulunma, sorunlara bilimsel ve kalıcı çözümler üretme sorumluluğudur. Biz buna 'akademik sendikacılık' diyoruz ve bugün burada gerçekleştirdiğimiz çalıştay da bu sorumlu yaklaşımın somut bir yansımasıdır. Bugün burada ele aldığımız mesele, sadece eğitim sisteminin değil, toplumsal yapının da beka meselesidir. ifadelerini kullandı.Yalçın, çocukların sosyal ve dijital dünyanın karmaşası içinde yön bulmakta zorlandığının altını çizerek, şunları kaydetti:TBMM'de 15 yaş altına yönelik sosyal medya kullanımına ilişkin sınırlamaların görüşüldüğü bu süreçte, aynı zamanda bu yaş grubunun internetle temasını daha kontrollü ve güvenli hale getirecek alternatif modeller de tartışmaya açılmalıdır. Çocukların korunması amacıyla yalnızca temel iletişim imkanı sunan, internet erişimi olmayan tuşlu telefonla okula gelmeleri yönündeki tedbirleri de artık konuşabilmeliyiz. Sınıflarda cep telefonu kullanımı yasaklanmış olsa da okul çıkış saatlerinde internete bağlı akıllı telefon üzerinden yaşanan siber zorbalık ciddi bir tehdit oluşturmaya devam etmektedir.- Daha güçlü bir düzenleme ve denetim mekanizmalarının zamanı gelmiştirEğitim-Bir-Sen olarak 4+4+4 zorunlu eğitim sistemine ilişkin 36 binden fazla katılımcıyla kapsamlı çalışma yürüttüklerini ifade eden Yalçın, çalışmada öğretmenlerin, öğrencilerin ve velilerin çoğunluğunun 12 yıllık zorunlu eğitim süresinin kısaltılması gerektiği görüşünü dile getirdiğini ve bu konunun yeniden ele alınması gerektiğini belirtti.Yalçın, haber bültenlerinde failin suç işleme yönteminin ayrıntılı biçimde aktarılmasının ve sosyal medyada görüntülerin tekrar tekrar dolaşıma sokulmasının çocuklar açısından ciddi bir taklit ve maruz kalma riski oluşturduğunu ifade etti.Yanlışı yaymanın, önce kötülüğü meşhur, daha sonra da meşru hale getirme riskini barındırdığının altını çizen Yalçın, şu değerlendirmelerde bulundu:Sabah programlarıyla aile yapımız, şiddet içerikli dizilerle neslimiz hedef alınmaktadır. Kontrolsüz dijital mecralar ve sapkın akımlarla toplum çürütülmek istenmektedir. Bu tabloyu görmeli ve önlemler almalıyız. Dijital yayın platformlarında sapkınlığı yayan içerikleri de konuşmalıyız. Bu konuya da bir çerçeve çizilmesinin, daha güçlü bir düzenleme ve denetim mekanizmalarının zamanı gelmiş ve geçmektedir. Tüm bu başlıkların eğitim sistemimizin geleceğini şekillendirecek bütüncül bir bakış açısıyla ele alınması ve ilgili paydaşlarla ortak akıl doğrultusunda hareket edilmesi büyük önem taşımaktadır.




