İstanbul Haberleri - YETER ADA ŞEKO - Stockholm Çevre Enstitüsü Katılım ve Etki Direktörü Annika Markovic, bu yıl Türkiye'de düzenlenecek COP31 zirvesinin enerji krizinin yaşandığı bir dönemde fosil yakıtlardan çıkış için önemli bir zemin oluşturabileceğini söyledi.
Birleşmiş Milletler İklim değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31) bu yıl kasım ayında Türkiye'nin başkanlığı ve ev sahipliğinde, Avustralya ile geliştirilen işbirliği modeli çerçevesinde Antalya'da gerçekleşecek.BM İklim Zirvesi olarak da bilinen organizasyonun gündeminde enerjide yeşil dönüşüm ve iklim eyleminde uygulama aşamasına gelinmesi gibi başlıkların öne çıkması bekleniyor.Annika Markovic, zirvenin iklim eylemine olası katkıları hakkında AA muhabirinin sorularını yanıtladı.Brezilya'nın Belem kentinde gerçekleşen bir önceki iklim zirvesi COP30'un birçok katılımcı açısından hayal kırıklığı yarattığını hatırlatan Markovic, uygulama COP'u olması beklenen zirvede, somut sonuçlar bakımından sınırlı ilerleme sağlandığını ifade etti.COP30 zirvesinde taraflar arasında uzlaşıya varılamayan başlıkların bu sonucu getirdiğini belirten Markovic, Bunların en önemlilerinden biri de fosil yakıtların kademeli olarak kullanımının sonlandırılmasıydı. Nitekim bu konuda COP30 kapsamında Belem'de bir anlaşmaya varılamadı. Mevcut küresel durum da ortak kararlar verilmesini güçleştiriyor. Çok taraflı anlaşma sağlanmasının zor olduğu bir jeopolitik bağlamda bulunduğumuzu fark etmemiz gerektiğini ve bir belge üzerinde uzlaşabilmiş olmamızın dahi aslında bir başarı olduğunu düşünüyorum. dedi.- Fosil yakıtlara dayalı mevcut sistem daha maliyetli hale gelecekCOP31'in gündemini değerlendiren Markovic, Türkiye'nin temiz enerjiye geçişi, eylem gündeminin en yüksek önceliklerinden biri haline getirmiş olmasını çok olumlu bulduğunu dile getirdi.Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol'un COP31 sürecine olan desteğini, bu gündemin somut göstergelerinden biri olarak nitelendiren Markovic, şunları kaydetti:Birol, uzun yıllardır iklim değişikliğinin azaltılması ve buna uyum sağlanması konusunda bir savunucu olarak öne çıkıyor. Uluslararası Enerji Ajansı Başkanlığı görevini üstlenmeden önce de 'Dünya Enerji Görünümü' raporundan sorumluydu. Bu süreçte, bu dönüşümün nasıl hayata geçirilebileceğine dair önemli ölçüde emek ve düşünce ortaya koydu. Bu nedenle, COP31'in gündem toplantısında yer almasını da oldukça değerli buluyorum.Dünyanın bir enerji krizinden geçtiğine değinen Markovic, fosil yakıtlara dayalı mevcut sistemin sürdürülmesinin enerji güvenliğini sağlama açısından giderek daha maliyetli ve zor hale geleceği öngörüsünü paylaştı.Temiz enerjiye yönelimin öneminden bahseden Markovic, bu dönüşümün gecikmeden hayata geçirilmesinin doğru olacağını ve buna öncelik verilmesi gerektiğini ifade etti.- Türkiye ve Avustralya ortaklığına dair çok büyük beklentiler varCOP31'in düzenlenmesinde Türkiye ve Avustralya ortaklığına dair çok büyük beklentiler bulunduğunu belirten Markovic, İki ülkenin birlikte yürüttüğü bu ortak rol tamamen yeni ve oldukça ilginç bir yapı. Bu durumun her türlü yeni olasılığı da beraberinde getireceğini düşünüyorum. Hepimizin Türkiye'ye gidip Türk halkının misafirperverliğini deneyimleyecek olması nedeniyle de bu sürecin çok özel olacağını düşünüyorum. sözlerini sarf etti.Avustralya'nın Pasifik'teki küçük ada devletlerinin görüşlerini COP sürecine taşımaya yönelik istekliliğinin önemli olduğunun altını çizen Markovic, bu yaklaşımın COP31 süreci açısından farklı kritik perspektiflerin bir araya gelmesine katkı sağladığını söyledi.Fosil yakıtlardan nasıl çıkılacağının COP31'in en zorlayıcı gündemlerinden biri olacağını dile getiren Markovic, Paris Anlaşması'na taraf olan, ekonomileri büyük ölçüde fosil yakıtlara bağımlı bazı ülkeler fosil yakıtların aşamalı olarak sonlandırılmasına yönelik herhangi bir ilerlemeyi engelliyorlar. Bu nedenle bizim bu ülkelerle birlikte çalışmamız ve onların da ilerleme sağlanması gerektiğini anlamaları gerekiyor. diye konuştu.- COP31'den beklentilerMarkovic, COP31'in sonuçlarına ilişkin şu beklentileri paylaştı:Fosil yakıtlardan çıkış konusunda bir miktar ilerleme bekleyebiliriz. Ayrıca finansman konusunda da birçok zor kararın alınması gerekeceğini düşünüyorum ve elbette herkesin uzlaşması kolay olmayacak. Ancak bu süreci yürütebileceğine dair Türkiye ve Avustralya'ya büyük bir inancım var. Geçen yıl güncellediğimiz NDC'lerin (Ulusal Katkı Beyanları) çok net bir mesaj verdiğini düşünüyorum. Daha fazlasını yapabiliriz. COP31 bir 'enerji COP'u' olacak. Bunun gerçekten doğru olduğunu düşünüyorum. Ancak aynı zamanda bu, uygulamaya odaklanan bir COP olmaya da devam edecek. Türkiye'ye gelip, Paris Anlaşması'nı uygulamak için neler yaptığımızı ortaya koymak, bence çok güçlü bir mesaj yaratacak.
Birleşmiş Milletler İklim değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31) bu yıl kasım ayında Türkiye'nin başkanlığı ve ev sahipliğinde, Avustralya ile geliştirilen işbirliği modeli çerçevesinde Antalya'da gerçekleşecek.BM İklim Zirvesi olarak da bilinen organizasyonun gündeminde enerjide yeşil dönüşüm ve iklim eyleminde uygulama aşamasına gelinmesi gibi başlıkların öne çıkması bekleniyor.Annika Markovic, zirvenin iklim eylemine olası katkıları hakkında AA muhabirinin sorularını yanıtladı.Brezilya'nın Belem kentinde gerçekleşen bir önceki iklim zirvesi COP30'un birçok katılımcı açısından hayal kırıklığı yarattığını hatırlatan Markovic, uygulama COP'u olması beklenen zirvede, somut sonuçlar bakımından sınırlı ilerleme sağlandığını ifade etti.COP30 zirvesinde taraflar arasında uzlaşıya varılamayan başlıkların bu sonucu getirdiğini belirten Markovic, Bunların en önemlilerinden biri de fosil yakıtların kademeli olarak kullanımının sonlandırılmasıydı. Nitekim bu konuda COP30 kapsamında Belem'de bir anlaşmaya varılamadı. Mevcut küresel durum da ortak kararlar verilmesini güçleştiriyor. Çok taraflı anlaşma sağlanmasının zor olduğu bir jeopolitik bağlamda bulunduğumuzu fark etmemiz gerektiğini ve bir belge üzerinde uzlaşabilmiş olmamızın dahi aslında bir başarı olduğunu düşünüyorum. dedi.- Fosil yakıtlara dayalı mevcut sistem daha maliyetli hale gelecekCOP31'in gündemini değerlendiren Markovic, Türkiye'nin temiz enerjiye geçişi, eylem gündeminin en yüksek önceliklerinden biri haline getirmiş olmasını çok olumlu bulduğunu dile getirdi.Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol'un COP31 sürecine olan desteğini, bu gündemin somut göstergelerinden biri olarak nitelendiren Markovic, şunları kaydetti:Birol, uzun yıllardır iklim değişikliğinin azaltılması ve buna uyum sağlanması konusunda bir savunucu olarak öne çıkıyor. Uluslararası Enerji Ajansı Başkanlığı görevini üstlenmeden önce de 'Dünya Enerji Görünümü' raporundan sorumluydu. Bu süreçte, bu dönüşümün nasıl hayata geçirilebileceğine dair önemli ölçüde emek ve düşünce ortaya koydu. Bu nedenle, COP31'in gündem toplantısında yer almasını da oldukça değerli buluyorum.Dünyanın bir enerji krizinden geçtiğine değinen Markovic, fosil yakıtlara dayalı mevcut sistemin sürdürülmesinin enerji güvenliğini sağlama açısından giderek daha maliyetli ve zor hale geleceği öngörüsünü paylaştı.Temiz enerjiye yönelimin öneminden bahseden Markovic, bu dönüşümün gecikmeden hayata geçirilmesinin doğru olacağını ve buna öncelik verilmesi gerektiğini ifade etti.- Türkiye ve Avustralya ortaklığına dair çok büyük beklentiler varCOP31'in düzenlenmesinde Türkiye ve Avustralya ortaklığına dair çok büyük beklentiler bulunduğunu belirten Markovic, İki ülkenin birlikte yürüttüğü bu ortak rol tamamen yeni ve oldukça ilginç bir yapı. Bu durumun her türlü yeni olasılığı da beraberinde getireceğini düşünüyorum. Hepimizin Türkiye'ye gidip Türk halkının misafirperverliğini deneyimleyecek olması nedeniyle de bu sürecin çok özel olacağını düşünüyorum. sözlerini sarf etti.Avustralya'nın Pasifik'teki küçük ada devletlerinin görüşlerini COP sürecine taşımaya yönelik istekliliğinin önemli olduğunun altını çizen Markovic, bu yaklaşımın COP31 süreci açısından farklı kritik perspektiflerin bir araya gelmesine katkı sağladığını söyledi.Fosil yakıtlardan nasıl çıkılacağının COP31'in en zorlayıcı gündemlerinden biri olacağını dile getiren Markovic, Paris Anlaşması'na taraf olan, ekonomileri büyük ölçüde fosil yakıtlara bağımlı bazı ülkeler fosil yakıtların aşamalı olarak sonlandırılmasına yönelik herhangi bir ilerlemeyi engelliyorlar. Bu nedenle bizim bu ülkelerle birlikte çalışmamız ve onların da ilerleme sağlanması gerektiğini anlamaları gerekiyor. diye konuştu.- COP31'den beklentilerMarkovic, COP31'in sonuçlarına ilişkin şu beklentileri paylaştı:Fosil yakıtlardan çıkış konusunda bir miktar ilerleme bekleyebiliriz. Ayrıca finansman konusunda da birçok zor kararın alınması gerekeceğini düşünüyorum ve elbette herkesin uzlaşması kolay olmayacak. Ancak bu süreci yürütebileceğine dair Türkiye ve Avustralya'ya büyük bir inancım var. Geçen yıl güncellediğimiz NDC'lerin (Ulusal Katkı Beyanları) çok net bir mesaj verdiğini düşünüyorum. Daha fazlasını yapabiliriz. COP31 bir 'enerji COP'u' olacak. Bunun gerçekten doğru olduğunu düşünüyorum. Ancak aynı zamanda bu, uygulamaya odaklanan bir COP olmaya da devam edecek. Türkiye'ye gelip, Paris Anlaşması'nı uygulamak için neler yaptığımızı ortaya koymak, bence çok güçlü bir mesaj yaratacak.




